1. Hukuk Dairesi 2013/1828 E. , 2013/16961 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.11.2013 Cuma günü saat 9.43 da daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedik…
**1. Hukuk Dairesi 2013/1828 E. , 2013/16961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.11.2013 Cuma günü saat 9.43 da daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, muvazaa olgusu sabit görülerek tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, tenkis isteği bakımından ise davanın tefrikine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakan ...'ın 13.02.2011 tarihinde ölümü sonucunda davacılar ile dava dışı oğlu ...'in mirasçı olarak kaldıkları, davalının ise ...'in eşi, mirasbırakanın da gelini olduğu, çekişme konusu 20 parsel sayılı taşınmazın ise tapulama ile ½ şer paylarla muris ve davalı adlarına 13.04.1976 tarihinde tescil edildiği, bilahare murisin adına kayıtlı payı 31.07.1986 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği, sonradan imar uygulamasına tabi tutulan taşınmazın 186 ada 2 ve 20 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü anlaşılmaktadır. Davacılar, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlar, 27.05.2011 tarihli dilekçelerinde ise muvazaaya dayalı isteklerini taşınmazın ½ payına teşmil etmişlerdir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.