22. Hukuk Dairesi 2015/16051 E. , 2015/19914 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y …
**22. Hukuk Dairesi 2015/16051 E. , 2015/19914 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL ihbar tazminatı ve 100,00 TL yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini istemiş ve davayı kısmi alacak davası olarak açtıklarını beyan etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık davanın niteliği ve işçilik alacaklarına ilişkin kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda dava çeşitleri 105. ila 113. maddelerinde düzenlenmiş, eda davası (m. 105), tespit davası (m.106) ile belirsiz alacak ve tespit davası (m.107), inşai dava (m.108), kısmi dava (m.109) ayrı ayrı maddelerde gösterilerek farklılıkları belirtilmiştir. Kısmi dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde tanımlanmıştır. Maddenin birinci fıkrasında; “talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir”düzenlemesine yer verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 109’da, haktan açıkça feragat edilebileceği şeklindeki temel maddî hukuk ilkesinden hareketle, kısmî dava açılırken fazlaya ilişkin hakları saklı tutma şeklindeki uygulamaya son verilmesi, bu veya buna benzer bir ibare kullanılmadığında haktan feragat edilmiş sayılacağı yönündeki uygulamanın önüne geçilmesi amaçlanmıştır.