6. Hukuk Dairesi 2023/4339 E. , 2025/1011 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1464 E., 2023/91 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/291 E., 2021/1103 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından h…
**6. Hukuk Dairesi 2023/4339 E. , 2025/1011 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1464 E., 2023/91 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/291 E., 2021/1103 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı iş sahibi vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca “komple yarı kuru domates kesme-kurutma makineler grubu, soğuk hava depoları - marinasyon odası, buhar kazanı ve tesisatı üretimi, kurulumu ve devreye alınması" işinin davalı tarafından üstlenildiğini, sözleşme gereğince yüklenici şirkete 120.000,00 TL ödemede bulunulduğunu ve ayrıca da teminat amacıyla iki adet çek verdiklerini, sözleşmenin ek 7. maddesinde, davacı iş sahibinin bankaya yaptığı kredi başvurusunun olumsuz sonuçlanması durumunda, tarafların yeni bir ödeme planı hususunda görüşeceklerine dair hüküm bulunduğunu, kredi başvurusunun olumlu sonuçlanmadığını, banka kredisi sağlanmaksızın davacının kendi özkaynakları ile işi finanse etmesinin mümkün olmadığını belirterek, teminat için verilen sayılan çekler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, sözleşmenin tasfiye edilerek, tasfiye sonucu oluşacak alacağının davalıya yaptığı ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini HMK'nın 107/2. maddesi gereğince 220.000,00 TL olarak arttırmıştır. 2. Davacı yüklenici vekili birleşen dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı yüklenici tarafından sözleşme tarihi olan 26/08/2008 tarihi ile Kasım 2008 tarihleri arasında sözleşmede ayrıntıları ile verilen makina ve donanımın çok büyük kısmı olan, kurutma arabaları ve tepsileri, Marinasyon Odası ve Soğuk Hava Depoları, Buhar Kazanı ve Tesisatı olmak üzere toplam 413.800,00 Euro+KDV'lik kısmının üretimi, satın alınması yapılarak, kısmi ödemeler üzerine üretilen makine ve donanımın büyük kısmının iki adet tır ile davalı iş sahibinin Adana'daki fabrika sahasına gönderildiğini, ancak Kasım 2008 ayı başında davalı tarafından kredisinin onaylanmadığı gerekçe gösterilerek o ana kadar yapılan ve davalı tarafın fabrikasına gönderilerek indirilen makine, donanım ve malzemelerin derhal geri alınmasının istendiğini, yine davalı firma tarafından acele ve özensiz olarak yüklenerek malzemenin bir kısmının nakliye sırasında zarar gördüğünü, iş sahibinin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ilgili sözleşmenin 12-B maddesi gereği, sözleşmenin haksız feshi aşamasına kadar davacının yaptığı harcamalar için 4.000,00 TL, sözleşmenin 12-B maddesi gereği cezai şart olarak 4.000,00 TL munzam zarar nedeniyle 500,00 TL, 500,00 TL müspet zarar alacaklarının 500,00 TL menfi zarar alacaklarının avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Islah dilekçesi ile imalat bedeli ve yapılan masraf karşılığı toplam 396.421,02 TL, cezai şart alacağı olarak toplam 232.739,80 TL talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı yüklenici vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; kendilerinin sözleşmeden doğan edimlerini ivedilikle yerine getirmeye giriştiğini, buna karşılık iş sahibinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kusurlu olduğunu, iş sahibinin fabrikasına teslim edilen mallarının yüklemenin acele ile özensiz olarak yapılması nedeniyle zarar gördüğünü beyan ederek davanın reddine, %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı iş sahibi vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; sözleşmenin 7 ek maddesinde müvekkilinin bankaya yaptığı kredi başvurusunun olumsuz sonuçlanması durumunda, tarafların yeni bir ödeme planı hususunda görüşeceklerinin belirtildiğini, davacının ise sözleşmenin bu hükmünü yok saydığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın açıldığı 20.11.2008 tarihi itibariyle davacının sözleşmeyi feshettiğinin kabulü gerektiği, davacının 07.11.2008 tarihli ihtarnamede verdiği süreyi beklemeden, kredi onaylanmadığı için işi finanse edemeyeceğini beyan ederek işin bedelinin bir kısmı için verdiği çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediği, sözleşmenin 7. ek maddesinde, kredide çıkabilecek herhangi bir aksaklık ya da olumsuzluk durumunda alıcı ve satıcı firma yetkililerinin ödeme planı üzerinde yeniden görüşerek karara bağlayacağının belirtildiği, ancak tarafların yeni ödeme planı hususunda uzlaşamaması halinde davacının sözleşmeyi feshedebileceğinin belirtilmediği, dolayısıyla kredi başvurusunun olumsuz sonuçlanması ve davalıya sunulan ödeme planının davalı tarafından kabul edilmemesinin davacıya sözleşmeyi feshetme yetkisi vermediği, davacının tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranarak kredi başvurusunun olumsuz sonuçlanabileceği ihtimalini göz önüne alarak ödeme planını hazırlaması ve davalı ile sözleşme imzalaması gerekir iken, kredi başvurusu olumlu sonuçlanacakmış gibi davalı ile sözleşme imzaladığı, ödeme planı sunularak peşinat ödediği, davalının üretime başlamasını sağlandığı, bu durumda davacı tarafından sözleşmenin feshini talep etmesinin haklı nedene dayanmadığı ve sözleşmenin davacı tarafından asıl dava tarihinde feshedildiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davalının sözleşme kapsamında edimini ifaya ve dolayısıyla gerekli imalâta başladığı, ürünlerin bir kısmını imal ederek davacıya gönderdiği, bu durumda imal ettiği makine ve teçhizatın bedelini davacı taraftan talep etme hakkının bulunduğu, yine davacı tarafından sözleşme şartlarına uyulmadığı, sözleşme davacı tarafından haksız olarak feshedilmiş olmakla, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağı ile nakliye ücretini de davacıdan talep etme hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafından üretilen makine ve teçhizatın özel üretim olduğu, davacının kuracağı fabrika için üretildiği, üretimden itibaren geçen süre de göz önüne alındığında başka bir iş ve yerde kullanılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, davalı tarafından 219.010,00 TL cezai şart alacağı, 13.729,80 TL' de gecikmeden dolayı cezai şart alacağı olmak üzere toplam 232.739,80 TL talep edilmiş olmakla birlikte, sözleşmenin feshi halinde gecikmeden doğan tazminat talebinde bulunulamayacağından, mahkeme tarafından davalının gecikmeden doğan tazminat talep hakkının yerinde görülmediği, talep edebileceği cezai şart alacağının 100.000,00 Euro karşılığı 219.010,00 TL olduğu, davalının yapmış olduğu imalat ve hazırladığı malzemelerin bedelinden hurda değeri düşülüp nakliye masrafları eklendiğinde 219.087,98 TL alacağının bulunduğu, davacının 220.000,00 TL ödeme yaptığı, bu kalemler karşısında 912,02 TL fazla ödemesinin bulunduğu, cezai şart alacağına ilişkin 219.010,00 TL'den mahsup edildiğinde davalının cezai şarttan dolayı 218.097,98 TL alacağını kaldığının belirlendiği, birleşen dosya davacısı tarafından düzenlenen Denizli 7. Noterliği'nin 04.11.2008 tarihli ve 19524 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı Gıda Ticaret ve Turizm İşletmeleri Ltd. Şti'ye 12.11.2008 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede ödeme için 10 günlük süre verildiği, sürenin 23.11.2008 tarihinde dolduğu ve bu tarihin tatile denk geldiği, dolayısıyla ilk iş günü akşamına kadar süre uzayacağından davalı Gıda Ticaret ve Turizm İşletmeleri Ltd. Şti'nin 25.11.2008 tarihinde temerrüte düştüğü belirtilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın 218.097,98 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-birleşen dava davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde; raporun denetime elverişli olmadığını, sözleşmeye uygun üretim yapıldığının ispat edilemediğini, davacının talep edebileceği bir alacağı olmadığını, iş sahibinin fesih talebinin haklı nedene dayandığını, yüklenicinin müterafik kusurunun değerlendirilmediğini, cezai şart talebinin reddi gerektiğini, cezai şarta işleyecek faizin ıslahla artırılan kısmı yönünden faizin ancak ıslah tarihinden başlatılması gerektiğini, karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçındığını, hurda bedelinin neye göre hesaplandığının anlaşılamadığını, fesih tarihinin dava tarihi olarak kabulünün hatalı olduğunu, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı-birleşen dava davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarındaki tespitlerin haklı olduklarını bir kez daha gösterdiğini, mahkemenin bilirkişi raporundan ayrılarak yaptığı hesaplamanın hatalı olduğunu, kabul etmediklerini, tüm imalâtın belgesinin sunulduğunu, buna rağmen hesaplamaya dahil edilmeyen kalemlerin olduğunu, bedeli istenen imalatın sadece bu iş için yapıldığını, başka bir iş için kullanılamayacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda eser sözleşmesinden doğan alacak ve tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçların temyiz eden taraflara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.