T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1581 KARAR NO : 2026/349 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.06.2023 NUMARASI : 2016/823 E. - 2023/500 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27.02.2026 İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2023 tarih 2016/823 E. - 2023/500 K. sayılı kararının Da…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1581 KARAR NO : 2026/349 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.06.2023 NUMARASI : 2016/823 E. - 2023/500 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27.02.2026 İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2023 tarih 2016/823 E. - 2023/500 K. sayılı kararının Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 16.07.2015 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, davalı tarafın 337314315 nolu ZMMS sigorta poliçesi .... plaka aracın sigortacısı olduğu, davacı ... .'ta %90 üzerinde kalıcı iş göremezlik maluliyeti meydana geldiği, karşı tarafın asli kusurlu olduğu, kaza tarihi itibari ile cari poliçe limitleri üzerinden müvekkilinin maluliyet sağlık gideri kapsamında bakıcı giderinin ayrıca ödenmesi gerektiği, müvekkiline bakıcı giderinin hiç ödenmediği, müvekkilinin maluliyet oranı dikkate alındığında başkasının bakımına muhtaç hale geldiği, davalı tarafça tanzim edilen ZMMS poliçesinden sakatlanma halinde 290.000 TL teminat verildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen .... plakalı araç müvekkil şirket tarafından 15.07.2015-5.11.2015 vadeli 337314315 no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, Sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmemekle beraber, bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun dikkate alınmasını, müterafik kusur oranında indirim yapılmasını talep ettiği, Davacı bakıcı gideri talebinin sağlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişse de 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları'nda bu husus açıkça düzenlendiği, ayrı ayrı teminat ayrılması talebi hukuka aykırılık teşkil edeceği, davacının sosyal ve ekonomik durumlarının ve hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduğunun sayın mahkemenizce tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kazanın oluşumunda davacının etkili fren tedbiri almadığı ve bundan dolayı kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığından bahisle %25 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirket sigortalısı araç sürücüsünün, kavşakta durup çevre kontrolü yapmak ilke geçiş hakkını ana yol üzerinde seyreden motosiklet sürücüsüne vermek kavşağa giren gerekli kontrolleri yapmak hususuna aykırı davrandığından bahisle %75 oranında kusurlu olduğu, ATK Adli Tıp 2.Üst Kurulu tarafından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca davacının %29 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, davacı motosiklet sürücüsünün maluliyeti ile ilgili olarak yapılan değerlendirmelerde kask takıp takmamasının meydana gelen maluliyet üzerinde bir etkisinin bulunmadığı, aktüerya hesap bilirkişisince %10 arttırım ve indirim yapılmak suretiyle ve TRH2010 tablosu kullanılarak hesaplamanın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın 6.892,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 210.607,4 TL sürekli iş göremezlik yönünden kabulüne, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin kusur indirimi yapılması aşamasında fahiş düzeyde maddi hata yaptığını, karar gerekçesinde belirtilen %25 kusur indirimi uygulandığı takdirde davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 245.045,59-TL olacağı, geçici iş göremezlik tazminatının ise 6.897,97-TL olacağını, mahkemece maddi hata nedeniyle fazla indirim uygulandığını, kararın 2023 yılı Temmuz ayında Uyap sistemine yüklendiği, bu tarih itibariyle Temmuz ayı asgari ücret verileri belirli hale geldiğinden yeniden hesaplama yapılarak güncel asgari ücret üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davanın ticari dava olması nedeniyle hükmedilen tazminatlara ticari faiz işletilmesi gerekirken yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince faiz başlangıç tarihinin hatalı şekilde gösterildiğini, kaza tarihinin 17.05.2015, dava tarihinin 16.06.2016, olayın davalı sigorta şirketine ihbar tarihinin 17.05.2016 olduğunu, davalının faiz sorumluluğunun tüm belgelerin ulaştırılmasından itibaren 8 iş günü sonrasında başlayabileceğini, hesaplanması mümkün olmayan tazminata ilişkin faiz sorumluluğunun aktüerya hesabının davalı tarafa iletilmesi tarihinden itibaren başlayabileceği halde kaza tarihinden 3 yıl öncesinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazasına bağlı sürekli ve geçici iş gücü kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. HD 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K) Davacı vekili tarafından hüküm tarihinden kısa bir süre sonra ve gerekçeli kararın Uyap sistemine yüklendiği tarihte asgari ücret miktarında artış meydana geldiği ve güncel gelir rakamlarıyla yeniden hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de dosyaya sunulan ve hükme esas alınan 14.03.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz süresi içerisine bir itiraz sunulmadığı gibi itiraz süresi içerisinde dava değerinin ek raporda tespit edilen miktara göre artırıldığı, mahkemece rapor hükme esas alınarak hüküm kurulduğu görülmüştür. Buna göre ilk derece mahkemesince hükme esas alınan rapora karşı yeniden rapor alınmasına yönelik bir itirazın ileri sürülmediği ve karar tarihi 20.06.2023 itibariyle güncel olan asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı dikkate alındığında karar tarihinden sonra asgari ücret düzeyinde gerçekleştirilen artışların kaldırma nedeni olarak kabul edilemeyeceği değerlendirildiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamının incelenmesinde hükme esas alınan 14.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının 9 ay geçici iş göremezlik süresi için 9.190,60-TL ve %29 sürekli iş göremezlik oranına isabet eden 326.727,46-TL hesaplama yapıldığı, mahkeme kabulünde olan davalının sigortalısının %75 kusur oranına göre 6.892,97-TL geçici iş gücü kaybı ve 245.045,60-TL sürekli iş gücü kaybı zararı oluştuğu ancak ilk derece mahkemesince 6.892,50-TL geçici iş gücü kaybı ve 210.607,40-TL sürekli iş gücü kaybı tazminatına hükmedilmiş olup, davacının yerleşik yargısal içtihatlara uygun olarak hesaplanan tazminat miktarlarından kendisine izafe edilen %25 kusur oranının tenzili sonrasında 245.045,60-TL sürekli ve 6.892,97-TL geçici iş gücü kaybı zararının hüküm altına alınması gerektiği halde hatalı hesaplama yapılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir. Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91’inci maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre, sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir. Somut olayda davacının maluliyetine neden olan sigortalı aracın ruhsat kaydı hususi nitelikte olduğu gibi aracın ticari amaçlı kullanıldığına dair dosyaya yansımış bir delil bulunmadığına göre yasal faiz üzerinden hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Eldeki davada, dava tarihinden evvel davalı yana KTK 97 madde uyarınca 16.05.2016 tarihinde usulüne uygun başvuru yapıldığı, 8 iş günü sonunda 28.05.2016 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmakla ancak bu tarihten itibaren faiz işletilebileceği halde kaza tarihinden önceki bir tarih olan 27.05.2013'ten itibaren faiz işletilmiş olması yerinde değildir. Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazları açıklanan gerekçe doğrultusunda yerinde görülmüştür. Bu durumda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2023 tarih 2016/823 Esas - 2023/500 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KISMEN KABULÜNE, 6.892,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 245.045,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sürekli sakatlık poliçe teminat limiti 290.000,00-TL sorumluluk sınırları aşılmamak kaydıyla 28.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Alınması gerekli olan 17.209,92 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 29,20 TL peşin harç ve 989,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 1.018,20 TL'nin mahsubu ile kalan 16.191,72 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı, 989,00 TL ıslah harcı, 500 TL taksi ücreti, 900,00 TL bilirkişi ücreti, 4.620,47 TL Adli Tıp Kurumu Rapor Ücreti ve 537,45 posta-tebligat gideri olmak üzere toplamda 7.605,32 TL yargılama giderinin kısmen kabul kısmen red oranına göre 6.607,15-TL'nin davalıdan davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi maddesine göre 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi maddesine göre 38.060,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Karar kesinleştiğinde yatırılan gider avansından artan kısmın talep halinde yatırana İADESİNE, 3-İstinaf yoluna başvuranların ödedikleri istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 738,00 TL başvurma harcı, 50,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 788,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 738,00 TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak daval ıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 27.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.