Ceza Genel Kurulu 2016/756 E. , 2019/301 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 542-554 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, TCK'nın 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba ilişkin Şırnak Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2008 tarihli ve 542-554 sayılı hükümlerin, sanıkların mü…
**Ceza Genel Kurulu 2016/756 E. , 2019/301 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 542-554 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, TCK'nın 188/3, 62, 52, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba ilişkin Şırnak Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.11.2008 tarihli ve 542-554 sayılı hükümlerin, sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 09.02.2016 tarih ve 1629-528 sayı ile; "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.11.2014 tarih 2013/9-610 esas 2014/512 sayılı kararında belirtildiği üzere; '5271 sayılı CMK'nın 2/e, 161 ve 2559 sayılı PVSK'nın Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluğunun derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması gerekmekte iken usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla ... yaptığı arama işlemi usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunmadıkça açıkça hukuka aykırı olacağı gibi bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması da mümkün değildir.' Somut olayda sanıklardan ...'ın esrar satacağına dair bilgi edinildiği bu bilgi sonrasında Cumhuriyet savcısına haber verildiği, sanıkların takip edilmesi talimatı alındığı, yapılan fiziki takip neticesinde sanıkların birlikte hareket ederek sokakta yürüdükleri sırada görevli polis memurlarınca sanıkların durdurulduğu ...'ın elinde bulundurduğu poşette ve pantolonunun cebinde suça konu esrarın ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; Arama yapılmadan önce usulüne uygun adli arama kararı alınıp alınmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 17.03.2016 tarih ve 2708 sayı ile; "...Tartışma konusu sanıklardan elde edilen ve suç delili olarak kabul edilerek mahkûmiyete esas alınan uyuşturucu maddenin hukuka uygun bir şekilde elde edilip edilmediğine ilişkindir. Konuya ilişkin mevzuata bakıldığında; Anayasanın 38/6. maddesi 'Kanuna aykırı elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilmez' şeklinde düzenleme yapılmıştır.