11. Ceza Dairesi 2023/3887 E. , 2024/5964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/7051 Değişik İş SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.08.2022 tarihli ve 2022/1368 Soruşturma, 2022/1
**11. Ceza Dairesi 2023/3887 E. , 2024/5964 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/7051 Değişik İş SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.08.2022 tarihli ve 2022/1368 Soruşturma, 2022/13293 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/7051 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.02.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.06.2023 tarihli ve 2023/10076 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/77508 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/77508 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, somut olayda, müştekiler vekilinin 21/12/2021 tarihli dilekçesi ile müvekkillerin ve şüphelilerin S.S. ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin üyeleri olduğunu, kooperatifin tek taşınmaz olan Soğuk Hava Deposunun kanuna uygun olmayan genel kurul kararı ile satıldığını, söz konusu deponunun satışı yapılmadan önce Kooperatif Yönetim Kurulu adına Denizli İl Tarım Müdürlüğünden izin alındığı, satışa izin için gereken müracaat evrakları içinde bulunan Hazurun Cetvelinin 1997 yılı Genel Kurulu yapılırken düzenlenen hazurun cetveli olduğu, yönetim kurulu üyeleri öncülüğünde 13/08/2021 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldığı ve taşınmazın satışına karar verildiği, yapılan genel kurulda çoğunluğun sağlanamadığı ancak sağlandığı şeklinde hazurun cetveli düzenlendiği, bazı müştekilerin toplantı tarihinde yurt dışında olduğu, bazılarının ise mazeretleri nedeniyle toplantıya katılmadıkları bu sebeple düzenlenen hazurun cetvelinin gerçeğe aykırı olduğu, taşınmazın bu şekilde ... Tarımsal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine satıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine, başlatılan soruşturma neticesinde Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca "...bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere şüphelilerin eyleminin kooperatif aleyhine olmadığı, genel kurul toplantısında alınan karar doğrultusunda satış işleminin kooperatif üye sayısının 1/4'ünün toplanmasıyla yapılabileceği hususları göz önüne alındığında eylemin faydasız sahtecilik niteliğinde bulunduğu, şöyle ki imzaları geçerli olan şahısların yapılan işlem için yeterli olabileceği, özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahtecilik halinin düzenlenmediği, kriminal rapor sonucu, kolluk tutanakları, bilirkişi raporu, müşteki beyanları, şüpheli ifadeleri ve tüm dosya kapsamından da şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını gerektirecek somut bir delil bulunmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Özel belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, bir özel belgenin sahte olarak düzenlenmesi veya gerçek bir özel belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi, kullanılması gerektiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda soruşturma kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda genel kurul kararlarında yer alan sahte olduğu iddia edilen imzaların müştekilere ait olmadığı gerekçe gösterilerek, özel belgede sahtecilik suçunun oluşmadığının kabul edildiği, ancak münhasıran şikayete konu imzaların müştekiler veya şüphelilere ait olmadığından bahisle özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının mevcut olmadığının kabulünün mümkün olmadığı, özel belgede sahtecilik suçunun diğer unsurları olan gerçek bir özel belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi, kullanılması hususları yönünden de değerlendirme yapılması gerektiği, bu halde şikayete konu imzaların müştekiler ve şüphelilere ait olmadığı hususunun kovuşturmaya yer olmadığına dair karara dayanak teşkil etmeyeceği cihetle, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde belirttiği tüm hususlar ile dosyada mevcut tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin üzerine atılı suçla ilgili delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (1163 sayılı Kanun) "Şekil" başlıklı 45 inci maddesi; "Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. (Ek cümle: 18/6/2017-7033/9 md.) Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla iki hesap dönemini kapsayacak şekilde ve birleştirilerek yapılabilir. Genel kurul, anasözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Genel kurul toplantı tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa ve mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirilir. Genel kurulun sevk ve idaresi, ortaklar veya üst kuruluş temsilcileri arasında seçilen başkan ve üyeler tarafından sağlanır." Şeklindedir. 7. 1163 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." denilmek suretiyle, kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, kooperatife ait belgeler üzerinde işledikleri suçlar bakımından kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları hükme bağlanmıştır. Bununla birlikte, genel kurul toplantı ve karar yeter sayılarının tespiti için kullanılan, kooperatif yönetim kurulu tarafından hazırlanarak Bakanlık temsilcileri ile divan heyeti tarafından imzalanan hazirun listesi, resmi belge niteliğindedir. 8. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçilerin S.S. ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin üyeleri, şüphelilerin de yöneticileri olduklarının, 13.08.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararla kooperatife ait soğuk hava deposu ve folkliftin satışına karar verildiğinin, bu toplantı sırasında gereken çoğunluk sağlanamadığı halde hazirun cetvelinde toplantıya katılmayan üyelerin yerine sahte imza atıldığının ve şüphelilerin bu belgelere dayanarak Denizli İl Tarım Müdürlüğünden aldıkları satış izniyle bahse konu malları piyasa değerinin altında fiyatlarla satmak suretiyle kooperatifi zarara uğrattıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; resmi belge niteliğinde olan hazirun listesinde kooperatif üyelerinin yerine sahte imza atılması şeklindeki eylemin, belgede içerik itibarıyla değil, maddi anlamda sahtecilik yapıldığına yönelik bir iddiayı barındırması nedeniyle fikri sahtecilik kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi atılı eylemin sübutu halinde de kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna vücut vereceği; bununla birlikte, 1163 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi ile dosya içerisinde aslı gibidir onaylı bir sureti bulunan S.S. ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Anasözleşmesinin 60 ıncı maddesi uyarınca, kooperatif genel kurul toplantıları için "...toplantının gerçekleştirildiği tarihten 3 ay evvel kooperatife kaydolmuş olan ortakların 1/4'ünün..." hazır bulunmasının yeterli görüldüğü, suç tarihinde mevcut olan kooperatif üye tam sayısı ile soruşturma aşamasında toplantıya katıldıklarını ve hazirun cetvelinde yer alan imzaların kendilerine ait olduğunu bildiren üyelerin sayıları karşılaştırıldığında, Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin, 07.07.2022 tarihli ve AYD-DOK-2022-1687 sayılı uzmanlık raporu ile adına sahte imza atıldığı tespit edilen ve yine soruşturma aşamasında alınan beyanlarında imzalarını kabul etmeyen üyeler olmadan da toplantının gerçekleştirilebileceği anlaşılmakla; "...Somut olayda her ne kadar şüpheliler hakkında Özel Belgede Sahtecilik soruşturmaya başlanılmış ise de; bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere şüphelilerin eyleminin kooperatif aleyhine olmadığı, genel kurul toplantısında alınan karar doğrultusunda satış işleminin kooperatif üye sayısının 1/4'ünün toplanmasıyla yapılabileceği hususları göz önüne alındığında eylemin faydasız sahtecilik niteliğinde bulunduğu, şöyle ki imzaları geçerli olan şahısların yapılan işlem için yeterli olabileceği, özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahtecilik halinin düzenlenmediği, kriminal rapor sonucu, kolluk tutanakları, bilirkişi raporu, müşteki beyanları, şüpheli ifadeleri ve tüm dosya kapsamından da şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını gerektirecek somut bir delil bulunmadığı..." şeklindeki gerekçeyle şüpheliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle, bu karara yönelik itirazın reddine dair merci Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/7051 Değişik İş sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirlenmekle, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. 9. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.08.2022 tarihli ve 2022/1368 Soruşturma, 2022/13293 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında; şikâyetçiler vekilinin, şüphelilerin kooperatife ait malları piyasa değerinin altında fiyatlarla satmak suretiyle kooperatifi zarara uğrattıklarına yönelik iddialarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı belirlenmiş; soruşturmanın bu iddialarla ilgili kısmı yönünden mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.