14. Ceza Dairesi 2017/6247 E. , 2018/1980 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet diğer atılı suçtan beraat İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanık müdafii, katılanlar vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince in…
**14. Ceza Dairesi 2017/6247 E. , 2018/1980 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet diğer atılı suçtan beraat İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanık müdafii, katılanlar vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte yapılan duruşmaya sanık müdafiin katılmadığı anlaşıldığından, incelemenin duruşmasız gerçekleştirilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince; Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, savunma, olayın intikal şekli ve süresi, mağdure ile sanık arasında suç tarihi öncesi ve sonrası dönemi kapsayacak şekilde karşılıklı yapılan yoğun telefon mesajlaşmalarına ilişkin döküm kayıtları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, mağdureyle arkadaşlık yapan sanığın, olay günü kendisine ait evde cebir ve tehditle organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve mevcut haliyle onaltı yaşındaki mağdure ile cebir, tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye giren sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden, bir çocuk psikiyatristi ile bir adli tıp uzmanının zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş en az beş kişilik bir heyetten, suçun sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınması gerektiği gözetilmeden, içinde çocuk psikiyatri uzmanı bulunmayıp heyetçe verilen rapora istinaden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanması,