11. Ceza Dairesi 2011/10745 E. , 2013/8105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak HÜKÜM : 1-213 sayılı VUK'nun 359/b-1, 43, 62. maddeleri uyarınca 18 ay 22 gün hapis cezası 2-213 sayılı VUK'nun 359/b-1, 43, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 04.01.2010 günlü iddianamedeki anlatıma ve dayanağı olan 30.07.2009 tarih ve VDENR-2009-8
**11. Ceza Dairesi 2011/10745 E. , 2013/8105 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak HÜKÜM : 1-213 sayılı VUK'nun 359/b-1, 43, 62. maddeleri uyarınca 18 ay 22 gün hapis cezası 2-213 sayılı VUK'nun 359/b-1, 43, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 04.01.2010 günlü iddianamedeki anlatıma ve dayanağı olan 30.07.2009 tarih ve VDENR-2009-856/47 sayılı vergi suçu raporu ile ekleri içeriğine göre sanık hakkında 2007 ve 2008 takvim yıllarında “sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” suçlarından kamu davası açıldığı, sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her bir suç yönünden ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sadece 2007-2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından mahkumiyet kararı verilmiş, 2007-2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından bir hüküm kurulmamış ise de, mahkemesince bu suçlardan her zaman karar verilmesi olanaklı kabul edilmiş, sahte fatura düzenlemek suçunda suç tarihinin her yıl içinde düzenlenen son fatura tarihi olduğu, 2007 takvim yılında düzenlenen son faturanın 22.12.2007, 2008 takvim yılında düzenlenen son sahte faturanın ise 22.12.2008 tarihli oldukları cihetle, 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçu bakımından suç tarihinin 22.12.2007, 2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçu bakımından ise 22.12.2008 tarihi olduğu, sahte fatura kullanmak suçları bakımından ise, 2007 yılında kullanılan suça konu faturalardan sonuncusunun 14.12.2007, 2008 yılında kullanılan faturalardan sonuncusunun ise 23.12.2008 tarihli olup bu faturalar Katma Değer Vergisinde kullanıldıkları cihetle, sahte fatura kullanmak suçu bakımından suç tarihlerinin 2007 takvim yılı bakımından 21.01.2008, 2008 takvim yılı bakımından ise 21.01.2009 olduğu anlaşılmakla; gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihlerinin sahte fatura kullanmak suçları bakımından “21.01.2008 ve 21.01.2009” olarak, sahte fatura düzenlemek suçları bakımından ise 22.12.2007 ve 22.12.2008 tarihleri olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I-Sanığın savunmasında; şirketin üzerine kayıtlı olmasına rağmen eşi tarafından işletildiğini, eşine işyeri ile ilgili olarak vekalet verdiğini, bu vekalete istinaden şirket işlerinin eşi tarafından yürütülmekte olduğunu, kendisinin hiçbir belge ve faturada imzasının bulunmadığını, şirketin iş ve işlemlerinden haberdar olmadığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; sanıktan, eşine şirket işlerini takip etmesi için verdiğini beyan ettiği vekaletnamenin istenerek dosya arasına alınması, varsa şirket çalışanları ile sanığın eşi ... ve kayınbiraderi ...'ın tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak sanığın fiilen şirket işlerini yapıp yapmadığının, sanık tarafından yapılmıyorsa kim tarafından yapıldığının sorulması, şirket işlerini Servet ve...'ın takip ettiği iddia edildiğinden bu kişiler hakkında kamu davası açılması sağlanıp, olanaklı ise her iki dava dasyasının birleştirilmesi, gerektiğinde dosyada bulunan belgeler ile şirketin tüm defter, fatura ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sanığın şirket işlemlerini fiilen sevk ve idare edip etmediği, belgelerde imzalarının bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, II-Kabule göre de; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 02.03.2010 gün ve 2010/9-47 esas, 2010/45 karar sayılı ve benzer nitelikteki yerleşik kararlarında belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için objektif ve subjektif koşulların bir arada bulunmasının gerektiği, objektif koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenebilmesi için UYAP ortamında yapılan sorgulamada sanığın daha önce kasıtlı başka suçtan sabıkasının bulunmadığı böylece yasanın aradığı kasıtlı suçtan mahkum bulunmama objektif unsurunun somut olayda bulunduğu ancak; sahte fatura kullanmak suçu nedeniyle oluşmuş yasanın aradığı anlamda somut kamu zararı bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, objektif ve subjektif şartlar irdelenmeden, sanığın kamu zararını ödememiş olması nedeniyle yasal olmayan gerekçeye dayanarak yazılı şekilde hükmün açıklanmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.