2. Hukuk Dairesi 2011/17837 E. , 2012/26629 K. "" MAHKEMESİ :Kadıköy 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :24.05.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, velayet ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.11.2012 günü temyiz eden davacı-davalı G. D.geldi vekilleri gelmedi. Karş…
**2. Hukuk Dairesi 2011/17837 E. , 2012/26629 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadıköy 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :24.05.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, velayet ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.11.2012 günü temyiz eden davacı-davalı G. D.geldi vekilleri gelmedi. Karşı taraf davalı-davacı A.D.ile vekilleri gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz talepleri yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 3-Velayeti davacı-davalı anneye verilen çocukla baba arasında kurulan kişisel ilişki çocuğun yaşı ile bedensel ve fikri gelişimi göz önünde bulundurulduğunda azdır. Bu hususlar dikkate alınarak davalı-davacı baba ile çocuk arasında daha uzun süreli kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.11.2012 (Cuma)