10. Hukuk Dairesi 2023/10271 E. , 2024/13136 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/928 E., 2020/1500 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/280 E., 2017/422 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar veki…
**10. Hukuk Dairesi 2023/10271 E. , 2024/13136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/928 E., 2020/1500 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/280 E., 2017/422 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiş, geri çevirme kararı gereği yerine getirildikten sonra; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl işvereninin ..., alt işverenin ise diğer davalı ... İnşaat Maden Kim. Nak. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davacının davalılara ait işyerinde çalışırken 07.06.2012 tarihinde iş kazası sonucu ağır derecede yaralandığını ve tedavi altına alındığını, maluliyetinin gündelik işlerini yapmakta bile zorlanacak derecede olduğunu, kazanın işverenin kusurundan dolayı meydana geldiğini belirterek 300 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini davalı ... İnşaat Şirketi yönünden 87.961,21 TL’ye arttırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zararını ve sorumlu kişileri de öğrendiği tarihten üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen istememiş olduğu tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını, müvekkili iadarenin dava konusu kazanın meydana geldiği yerde ve tarihte herhangi bir iş yaptırmamakta veya yüklenici çalıştırmamakta olduğu için, diğer davalı ... İnşaat Maden Kim. Nak. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin kazanın meydana geldiği işte yüklenici olmadığını, yüklenici olan firmaların alt işverenlere işi veremeyeceğine ilişkin sözleşme bulunduğunu, bu nedenle husumet yokluğu olduğunu, davacının ceza soruşturması kapsamında hiç kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını beyan ederek meydana gelen iş kazasında kendi kusurunun kazaya sebebiyet verdiğini açıkça kabul ettiğini belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. 2. ... İnşaat Maden Kim. Nak. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; yaşanan talihsiz kazanın davacının kendi kusuru ve tedbirli olmayışından kaynaklandığını, kazanın meydana geldiği gün finişer cihazının tıra yüklenmesi amacıyla çalışma yapıldığını, Tırın ayakları yukarı kaldırılmadan trafiğe çıkmasının mümkün olmadığını, bu ayakları kaldıran hidrolik yağını taşıyan hortumun yırtıldığının fark edilmesi üzerine şirket yetkililerine ve şantiye şefine bilgi verildiğini, şantiye şefinin tırın güvenli bir yerde olması sebebiyle etrafını dubalarla çevrilerek gece olması sebebiyle de sabahın beklenmesi talimatını verdiğini, davacının kendi inisiyatifiyle tırın ayağını kaldırdığını ve kazanın bu sebeple meydana geldiğini, davacının kusurlu olmasına rağmen müvekkili firmanın davacının tedavisiyle bizzat ilgilenerek hatta kaza nedeniyle işine son bile vermediğini, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; "Somut olayın dosyadaki delillerle birlikte değerlendirilmesinde; 07.06.2012 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğünün asıl, davalı şirketin alt işveren olduğu köprülü kavşak yapım işinde asfaltlama işi yapıldığı sırada iş makinası taşımada kullanılan tır kamyonunun rampa ayaklarının bozuk olması nedeniyle rampa ayaklarının kepçeyle kaldırılıp halatla bağlanması sırasında halatın kopması sonucu rampa ayaklarından binin davacının üzerine düşmesi nedeniyle davacının yaralandığı, davalı şirketin gerekli disiplin kontrol ve denetim mekanizmasını doğru kurmaması sebebiyle %80 oranında kusurlu olduğu, davalı işçinin ise yeterli bilgi ve tecrübeye rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu dosyada bulunan diğer evraklarla bilirkişi raporunda dağıtılan kusurun dosya ile uyumlu olduğu görülmüş, dosya Aktüel hesaplama bilirkişisine tevdi edilmiş, davacının %55 oranında meslekten kazanma gücünü yitirdiği, asgari ücretle çalıştığı, SGK'da yapılan ödemelerin kusur oranına göre düştüğü ve davacının kusur oranının yapılan hesaplamada dikkate alındığı, neticeten tazminat hesabının usul ve yasaya uygun yapılması nedeniyle hükme esas alınmış, davacının işyerinde geçirdiği iş kazası neticesinde söz konusu bilirkişi raporu da dikkate alınarak maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir (Islah dilekçesiyle davalı şirket yönünden davanın ıslah edilmesi göz önüne alınmıştır). Davacıya karşı davalıların yaptıkları eylem nedeniyle maddi zararlardan sorumlu olacakları gibi manevi zararlardan da sorumludurlar. Davacının talebi maddi ve manevi zararlarına yöneliktir. Olayın oluş şekli, davalıların ağır kusurlu hareketleri, davacının olayın içindeki yeri ve etkisi, davacının kişilik haklarının uğradığı saldırının yoğunluğu ve ağırlığı, davacının ruhen acılar çekmesi nedenleriyle tarafların sebepsiz zenginleşmesine sebep olmayacak ve manevi tazminatı arzu edilir seviyeye çıkarmayacak bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekmiş olup, paranın alım gücü, tarafların sosyo ekonomik durumları, iş kazasının davacı üzerinde oluşturacağı etki davacının bütün yaşantısını etkileyecek şekilde söz konusu iş kazasını atlatması nazara alındığında bunun da miktarının 25.000,00 TL olmasının hakkaniyete uygun olduğu yönünde mahkememize tam bir vicdani kanaat oluştuğundan bu miktar manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiği" belirtilerek "Maddi Tazminat İsteminin Kabulü ile 87.961,21 TL'nin (ıslahta maddi tazminat yönünden talep bulunmaması nedeniyle 300,00 TL sinden davalı ... sınırlı sorumlu olarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, işbu alacağın olay tarihi olan 07.06.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, iş bu alacağın olay tarihi olan 07.06.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine" dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili idare ile yüklenici firmalar arasında asıl- alt işveren ilişkisi olmadığını, işin ihale ile verildiğini, işçinin şirket tarafından işe alındığını tüm talimatların şirket tarafından verildiğini, işin bağımsız olarak yürütüldüğünü, işin anahtar teslim olarak verildiğini, asli ve tek sorumlunun yüklenici olduğunu, müvekkilinin bu işte işçi çalıştırmadığından asıl işveren sıfatı olmadığını, davacı işçinin ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, davacının lowbet ayaklarını halatla bağlama işini yaparak ağır kusurlu hareket ettiği, verilecek eğitimin bu duruma engel olmayacağı gözetilerek soyut ifadelerle verilen kusurun yerinde olmadığını, sürekli iş göremezlik oranı tespitinin Adli Tıp Kurumundan yapılması gerektiğini, bilimselliğe uygun olmayan rapora itibarla düzenlenen rapora itibar edilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu, olay tarihinden değil dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlığın iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanunun 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.12.2020 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 72.070,00 TL olup, manevi tazminat hükmünün, maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, kısmen kabul edilen manevi tazminat miktarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle olayın iş kazası olarak tespitinin, hükme esas alınan kusur raporu ile kusur oran ve aidiyetlerinin, hesap raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve davalı taraf vekillerinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle, maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin, manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davalı ... vekilinin, maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının; temyiz edenin sıfatına kapsam ve nedenlerine göre reddiyle maddi tazminata ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç tahsiline yer olmadığına, 4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.