3. Hukuk Dairesi 2015/12078 E. , 2015/19966 K. "" MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2014 NUMARASI : 2009/128-2014/516 Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Temyize ko…
**3. Hukuk Dairesi 2015/12078 E. , 2015/19966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2014 NUMARASI : 2009/128-2014/516 Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Temyize konu adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağına ilişkin davanın ilk olarak Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/171 Esas- 2014/111 Karar sayılı dosyasıyla açıldığı, mahkemece; temyize konu esas ve karar numarası olarak incelemesi yapılan Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/128 Esas sayılı adi ortaklık payının tahsiline ilişkin dosyasıyla hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle birleştirildiği, 28/11/2008 tarihli hüküm celsesinde davacının asıl davasındaki ortaklık katılım payına ilişkin taleplerinin tefriki ile ayrı esas kaydedilmesine karar verildiği, birleşen davadaki talepler yönünden hüküm kurulduğu görülmektedir. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; tarafların 10/06/2008 tarihli ortaklık sözleşmesiyle kuaför ve güzellik salonuna ortak olduklarını, sözleşme uyarınca davacının davalıya 42.000,00 TL ödediğini ve % 49 oranında ortak olduğunu, davalının ortaklığa konu işyerinde kendi başına kararlar almaya başladığını, davacıyı sürekli yıldırmaya çalıştığını, davacıya saldırıda bulunduğunu, bunun üzerine davalıya davranışları yönünden uyarılar içeren ihtar gönderdiklerini, davacının can güvenliği nedeniyle işe gidemediğini, belirterek, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla ortaklık katılım bedeli olarak 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 8/7/2009 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 42.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davacı vekili birleşen ve temyize konu edilen dava dilekçesinde; asıl davada verilen bilirkişi ek raporunda taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesinin 6. maddesi uyarınca davalının cezai şart ödemesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart bedeli 40.000,00 TL'nin sözleşme fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili birleşen ve temyize konu edilen davaya ilişkin cevap ve cevap dilekçesinin ıslahı dilekçelerinde; davacının sözleşme kurulması için 42.000 TL'yi ödemediğini, bu bedeli ödemediği için cezai şart talep edemeyeceğini, asıl olarak davacının cezai şart ödemesi gerektiğini, cezai şartı kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, sözleşmenin feshine ilişkin ihtarnamenin davacıya 19/02/2009 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın ise 5 yıl sonra açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.