8. Ceza Dairesi 2023/2430 E. , 2024/9531 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2509 Değişik İş SUÇLAR :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2022 tarihli, şüpheli hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali hakkı olmayan yere tecavüz suçlarında…
**8. Ceza Dairesi 2023/2430 E. , 2024/9531 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2509 Değişik İş SUÇLAR :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2022 tarihli, şüpheli hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.10.2022 tarihli kararıyla reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/33536 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59297 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59297 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müşteki ...'ın, şüphelinin, annesi olan Meyrem ...'ı sürekli olarak sosyal mecralardan, arayarak ve mesaj atarak rahatsız ettiği ve bu kapsamda müşterek konutlarına geldiği muhtelif zamanlarda müştekiye de hakaret ettiği, odaya kilitlemek suretiyle hürriyetinden yoksun kıldığı ve darp ettiği iddiası ile şüpheliden şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı olay ile ilgili olarak 2021/66055 soruşturma sayılı dosyadan da soruşturma yürütülüp dosyanın yetkisizlik kararı verilerek Marmaraereğlisi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve bu nedenle mükerrer soruşturma olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; Müştekiler Meyrem ... ve Muret ...'ın şüpheli hakkında nitelikli cinsel saldırı, şantaj, basit yaralama, kişilerin huzur ve sükununu bozma, konut dokunulmazlığını ihlal etme, şantaj ve hakaret suçlarından şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2022 tarihli ve 2021/660555 soruşturma, 2022/576 sayılı yetkisizlik kararı ile soruşturma dosyasının Marmaraereğlisi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve soruşturmanın Marmaraereğlisi Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/556 soruşturma sayılı dosyası ile devam ettiği anlaşılmakla, mükerrer olduğu iddia edilen soruşturma dosyasının şüphelinin, müştekinin annesi olan Meyrem'e ve Muret'e karşı işlediği iddia edilen anılan suçlara ilişkin olup, dosya kapsamında müşteki Alican'ın şikayetinin ve şüpheli tarafından müşteki Alican'a karşı işlendiği iddia olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret ve basit yaralama iddialarına ilişkin olarak mükerrer bir kaydın bulunmadığı, bu suçlar yönünden soruşturma işlemleri yapılarak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar."; 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.''; 170 inci maddesinin ikinci fıkrası "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler."; 172 nci maddesinin birinci fıkrası "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları “Sulh ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. 4. İnceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi ... vekilinin 30.12.2021 tarihli Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu dilekçesiyle şüpheli hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali, yaralama ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle şikayetçi olduğu, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21.03.2022 tarihli kararla daha evvel aynı olaya ilişkin şikayette bulunulması üzerine 2021/66055 soruşturma dosyasından verilen 01.02.2022 tarihli yetkisizlik kararıyla soruşturma dosyasının Marmaraereğlisi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak, yetkisizlik kararıyla gönderilen soruşturma dosyasının şikayetçilerinin ... ... ve Muret ... oldukları, 21.03.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu suçların şikayetçisinin ise ... olduğu dolayısıyla mağdurların farklı şahıslar oldukları tespit edilmekle, şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/2509 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.