Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2978 E. , 2024/839 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2978 Karar No : 2024/839 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av.... 2- ... Sulama Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, M…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2978 E. , 2024/839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2978 Karar No : 2024/839 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av.... 2- ... Sulama Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ...Mahallesinde bulunan, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar ile Malatya ili, Battalgazi İlçesi, ...Mahallesi, ...Mevkiinde bulunan, ... ada... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki kayısı bahçesine yeterli miktarda su verilmediğinden bahisle, olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğradığı iddia edilen zararlara karşılık 159.025,25 TL maddi tazminatın 16/01/2018 tarihinden itibaren ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin Değişik İş No:... sayılı dosyasında yapılan 800,00 TL yargılama giderinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Yargıtay ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları uyarınca özel hukuk hükümlerine tabi olan davalı sulama birliği ile davacı arasında yapılmış sulama sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, idari yargının görevli olduğu, aynı konuya ilişkin benzer uyuşmazlıklarda idari yargının görevli olduğuna yönelik yargı kararlarının bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ... Mahallesinde bulunan, ...ve ... parsel sayılı taşınmazlar ile Malatya ili, Battalgazi İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan, ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki davacıya ait kayısı bahçesine yeterli miktarda su verilmediğinden bahisle, olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğradığı iddia edilen zararlara karşılık 159.025,25 TL maddi tazminatın 16/01/2018 tarihinden itibaren ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin Değişik İş No:... sayılı dosyasında yapılan 800,00 TL yargılama giderinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa’nın 168. maddesinde, “Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.” denilmek suretiyle devletin doğal kaynakların aranması ve işletilmesi hakkını kanunla belli esaslar ve süreler için gerçek ve tüzel kişilere devredilebileceği kabul edilmiştir. Dava konusu zarara neden olduğu ileri sürülen olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan adıyla 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un yine olay tarihinde yürürlükte olan “Umumi hükümler” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; yerüstü ve yeraltı sularının zararlarını önlemek ve/veya bunlardan çeşitli yönlerden faydalanmak maksadıyla bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere; Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğine sahip, merkezi Ankara’da bulunan özel bütçeli bir kuruluş olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir.” hükmüne; “Vazife ve salahiyetleri “ başlıklı 2. maddesinde, “Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünün vazife ve salahiyetleri şunlardır: a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek; b) Sulama tesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamını gösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptırmak g) Yukarıdaki fıkralarda yazılı tesislerin (Çalıştırma, bakım ve onarım dahil) işletmelerini sağlamak; h) Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe, istatistik, araştırma ve her türlü istikşaf işlerini yapmak ve k) Umum Müdürlüğünün yaptığı veya devraldığı tesislerden işletmelerini bizzat deruhte etmediklerinin işlemelerini sağlamak üzere işletmeler kurmak ya doğrudan doğruya veyahut da işletmeler marifetiyle ortaklıklar teşkil etmek ve lüzumu halinde tesisleri hakiki ve hükmi şahıslara devretmek üzere Vekalete teklifte bulunmak; (…)” hükmüne yer verilmiştir. 22/03/2011 tarih ve 27882 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun'un amacının, ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygun şekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün onayını almak suretiyle işlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelik yeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevli sulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerini düzenlemek olduğu belirtilmiş; "Birliğin görev alanı ve çalışma konuları" başlıklı 3. maddesinde, (1) Birliklere devredilen tesislerin hizmet alanı, birliklerin görev alanı olup sınırları, kapsamı ve ismi DSİ tarafından belirlenir. (2) Bir görev alanı içerisinde aynı amaçla birden fazla birlik kurulamaz. (3) Birlik, devraldığı tesislerin işletme, bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu çerçeve ana statüde ve devir sözleşmesinde yer alan esaslara uygun olarak yürütür. (...)" kurallarına; "Denetim ve birlik mallarının durumu" başlıklı 18. maddesinde, "(1) Birliklerin denetimi DSİ veya Bakanlık tarafından yapılır. Birlikler mali yönden yılda bir defa ayrıca Maliye Bakanlığının denetimine tabidir. Bu denetimler sonucunda düzenlenecek raporların bir örneği, gerekli işlemlerin yapılması için Bakanlığa gönderilir. (2) Denetim sonucunda birliğin zarara uğratıldığının tespit edilmesi halinde 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi hükümleri uygulanır. (3) Birlikler, Sayıştay tarafından doğrudan denetlenebilir. (4) Birliğin devraldığı sulama tesisi ve bütünleyici parçaları Devlet malı olup, bunlara zarar verenler hakkında 5237 sayılı Kanunun kamu malına zarar verme ile ilgili ceza hükümleri tatbik olunur." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, yerüstü ve yeraltı sularının zararlarını önlemek ve/veya bunlardan çeşitli yönlerden faydalanmak amacıyla sulama tesisleri kurmak, Genel Müdürlüğün yaptığı veya devraldığı tesislerden işletmelerini bizzat deruhte etmediklerinin işletmelerini sağlamak üzere işletmeler kurmak ya doğrudan doğruya veyahut da işletmeler marifetiyle ortaklıklar teşkil etmek ve lüzumu halinde tesisleri hakiki ve hükmi şahıslara devretmek üzere Bakanlığa teklifte bulunmak görev ve yetkisinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde olduğu, Sulama Birliklerinin görev alanlarının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlendiği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan sulama tesislerinin işletme, bakım ve onarım yetkileri ilgili devir işlemleri kapsamında sulama birliklerine devredilmiş olsa da, sulama hizmetinin kamu hizmeti niteliğinin değişmediği, birliklerin devraldığı tesislerin kamu malı niteliğini koruduğu, birliklerin faaliyetlerini Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün gözetim ve denetimi altında gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ... Mahallesinde bulunan, ... ve ...parsel sayılı taşınmazlar ile Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan, ... ada .. parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki davacıya ait kayısı bahçesine yeterli miktarda su verilmediğinden bahisle, olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğradığı iddia edilen zararlara karşılık 159.025,25 TL maddi tazminatın ve 800,00 TL yargılama giderinin davalı idarelerce ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Belirtilen açıklamalar ve aktarılan mevzuat kuralları çerçevesinde, yerüstü ve yeraltı sularının idaresinin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait olduğu, bu sulardan faydalanmak amacıyla kurulan sulama tesisleri vasıtasıyla gerçekleştirilen hizmetin bir kamu hizmeti olduğu, gerek 6200 sayılı Kanun gerekse 6172 sayılı Kanun ve ilgili devir sözleşmesi kapsamında, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün gözetim ve denetiminde, ... Sulama Birliği aracılığıyla gerçekleştirilen hizmetin kamu hizmeti niteliğini koruduğu, dolayısıyla, bu hizmetin geç işlemesi, hiç işlememesi ve kötü işlemesi (davacıya ait kayısı bahçesine yeterli miktarda su verilmemesi) nedeniyle meydana geldiği iddia edilen zararların, olayda hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülen davalı idareler tarafından karşılanması istemiyle açılan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi hükmüne göre idari yargı yerinde çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır. Bu itibarla, davanın görev yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf ibaşvurusunun reddine ilişkin temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Nitekim, dava konusu taşınmazlarla aynı yerde bulunan (Malatya ili, Battalgazi ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii) taşınmazlardaki kayısı bahçelerine de yeterince su verilmediğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen zararların tazmini istemiyle başka davacılar tarafından açılan tam yargı davalarında .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince idari yargının görevli olduğuna ilişkin kararlar verilmiştir. (... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin, ... tarih ve E:..., K:2019/1646 sayılı; 15/03/2019 tarih ve E:2019/304, K:2019/1645 sayılı; 15/03/2019 tarih ve E:2019/327, K:2019/1644 sayılı kararları.) KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.