3. Hukuk Dairesi 2024/1263 E. , 2025/1268 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3145 E., 2024/134 K. DAVA TARİHİ : 24.05.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/276 E., 2022/112 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetk…
**3. Hukuk Dairesi 2024/1263 E. , 2025/1268 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3145 E., 2024/134 K. DAVA TARİHİ : 24.05.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/276 E., 2022/112 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurum görevlileri tarafından yürütülen inceleme neticesinde davacı aleyhine 17.03.2016 tarihli ve 1612164 sayılı raporun tanzim edildiğini, 27 adet reçete yönünden şu an yürürlükte bulunan 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.5.) ve (5.3.9.) maddelerine aykırı davaranıldığı ve protokol hükmü gereğince uygulanması gereken cezai şartı yüksek olan hüküm olan (5.3.9.) maddesi olduğu gerekçesi ile 30.171,00 TL cezai şart bedelinin davacının alacağından kesilmesine karar verildiğini, ayrıca davacı aleyhine 6 adet reçete yönünden muayene katılım payı alınmadığı gerekçesi ile Protokolün (5.3.6) maddesi gereğince 3.000,00 TL, 2 reçete yönünden (5.3.10.) madde gereğince 543,80 TL, (5.3.14) maddesi gereğince 12 reçete yönünden 1.200,00 TL ve ileri sürülen aykırılıklar gerekçe gösterilerek davacının karşıladığı ve Kuruma fatura ederek hastalara teslim ettiği ilaç bedeli olarak da 3.147,73 TL ve güncel faizinin davacıdan alacağından kesilmesine karar verildiğini, yapılan işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; cezai şart tahakkukuna ve uyarıya yönelik işlemin iptaline, davacıdan kesilmiş olan bedelin davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Kurum işlemlerinin iptali talebinin işlemin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde yetkili ve görevli mahkemeye yapılması gerektiğini, davalı Kurum görevlileri tarafından yürütülen inceleme neticesinde davacı aleyhine Protokol gereğince tahsili gereken 30.170,00 TL cezai şart bedelinin alacaklarından kesilmesine karar verildiğini, bu karar neticesinde davacının alacağından ilgili miktarın mahsup edildiğini, yapılan incelemeler neticesinde eczacının hastalar olmadan, doktora gitmeden reçete yazdırması, bu reçeteleri kuruma fatura ederek haksız kazanç elde etmesi ve hastaların bu ilaçlar ve reçetelerden haberdar olmadığının görüldüğünü, kurum tarafından yapılan soruşturmanın haricinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/23546 numaralı dosyası ile davacı hakkında cezai soruşturmanın devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; savcılık dosyasının kesinleştiği, kurum denetimi esnasında ifadesi alınan hastaların davet edilerek tanık sıfatıyla dinlendiği, tanıklar Kuruma verdikleri ifadeleri ile Emniyet Müdürlüğüne verdikleri beyanlar arasında çelişkiler bulunduğu, ifadelerde hastaların genel olarak reçetelerdeki ilaçları aldıklarını beyan ettikleri, bazı reçetelerdeki ilaçları hatırlamadıklarını beyan etmelerinin hastalıkları nazara alındığında, eczane aleyhine yorumlanamayacağı, Medula, e-reçete sistemi ile hasta beyanları arasındaki uyumsuzluklar göz önünde bulundurulduğunda anılan ilaçların hastalarca alınmış olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenlerle kamu zararının söz konusu olmadığı, söz konusu Protokol hükümlerine aykırı olarak, somut bir delil, bilgi, belge olmadan hasta ifadesine dayandırılarak hükümde amir olmayan bir uygulama ile cezai işlem tahsis edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu, davacı hakkında ceza soruşturması bulunduğunu, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olmasına, özellikle ceza soruşturmasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmiş bulunmasına, davalı Kurum tarafından yürütülen soruşturma sırasında alınan reçete sahiplerinin ifadeleri esas alınarak davacı hakkında cezai işlemin tesis edilmişse de, reçete sahiplerinin kollukta ve Mahkemede alınan ifadelerinde genel olarak reçetelerdeki ilaçları aldıklarını ve bazı reçetelerdeki ilaçları hatırlamadıklarını beyan etmeleri hususları gözetildiğinde, davacının Kurumu zarara uğratmak kastının bulunduğu hususunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.