12. Ceza Dairesi 2025/8599 E. , 2026/2096 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/111 E., 2020/725 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1…
12. Ceza Dairesi 2025/8599 E. , 2026/2096 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/111 E., 2020/725 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan ... vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, sanığın taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, geçimini şoförlükle sağlayan sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz isteği, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, sanığın hız sınırlarının üzerinde seyretmekle kazaya sebebiyet verdiğine, cezanın üst sınırdan tayin edilmesi ve takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, sanığın asli kusurlu olmadığına, ölenin aracını herhangi bir güvenlik önlemi almaksızın gece vakti sanığın seyrettiği şeridi ihlal eder şekilde park etmiş olması sebebiyle kazanın meydana geldiğine, ceza miktarı ve kusur durumunun hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 26.01.2018 günü, saat 18.30 sıralarında gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, 7 metre genişliğinde 2 şeritli eğimsiz, düz, zeminin ıslak ve nemli, asfalt kaplama, hız sınırının 70 km/s olduğu meskun mahal sınırları içindeki yolda, sürücü ...'un sevk ve idaresindeki çekici ile 55 km/s hız ile seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde, aynı yönde 1.25 m genişliğinde bisiklet şeridine herhangi bir önlem alınmaksızın lastik değişimi için park edilmiş halde bulunan sürücü yaya ...'in sevk ve idaresindeki otomobilin sol arka köşe kısmına arkadan çarpması ve lastik değişimi yapmak üzere aracın sol tarafında çömelir vaziyette bulunan yayalara çarpması sonucunda bir kişinin ölümüyle ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında: lastik tamiri yapan ölen sürücü ...'in Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde yer alan sürücü kusurlarından 135/a-1 (yol, hava ve trafik durumu ile gece ve gündüz oluşuna göre nizami park ve kuyruk ışıkları yakılmadığı, yakılamadığı veya yakılması halinde dahi 150 metre mesafeden diğer araç sürücüleri tarafından açıkça görülemediği takdirde, bozulan aracın ön ve arkasına uygun yerlere diğer araç sürücülerinin 150 metre mesafeden açıkça görebilecekleri şekilde birer kırmızı yansıtıcı veya kırmızı ışıklı cihaz konulması) kuralını ihlal ettiği, sanık sürücünün ise Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan sürücü kusurlarından 52/1-b (hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 15.11.2018 tarihli adli raporunda: sürücü ...'un asli kusurlu olduğu, lastiği patlayan otomobil sürücüsü ... ve yolcu ...'ın ise kendi ölüm ve yaralanmasında ayrı ayrı tali kusurlu olduklarının mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanığın bir kişinin ölümüyle, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, ölen sürücü ve yaralanan ...'ın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu oldukları nazara alındığında takdir edilen temel ceza miktarı orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla bulunmuş, duruşma açılmak suretiyle yeniden yargılama yapılma yoluna gidilerek sanığın 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, geçimini şoförlükle sağlayan sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılan ... vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, zeminin ıslak ve nemli, asfalt kaplama, hız sınırının 70 km/s olduğu meskun mahal sınırları içindeki yolda, sanığın idaresindeki çekicinin sağ şeritte hız sınırlarına uygun şekilde 55 km/s hızla seyrettiği, ölen sürücü ve yaralanan ...'ın ise lastiği patlayan araçlarını 1.25 m genişliğindeki bisiklet yoluna aracın bir kısmının sağ şeride taşmış şekilde parkederek sağ şeritte çömelir durumda bulundukları, lastik değişimi yapmak üzere herhangi bir uyarıcı ışıklı levha bulundurmadıkları, aracın 1993 model eski bir araç olduğu ve arka lambalarının eski ve bulanık olduğu, bu itibarla dörtlülerin açık olduğu durumda dahi zayıf ışık nedeniyle farkedilmesinin zor olacağı, nitekim sanık sürücünün aşamalarda alınan beyanlarında aracı kısa farların görüş mesafesinde farkettiğini ancak arkadan gelen aracın hızla yaklaşması nedeniyle şeridini değiştiremediği ve sağ şeritte çömelir vaziyette duran ölen sürücü ve yaralanan ...'ı ise son anda farkettiğini beyan ettiği, sanık sürücünün kullandığı çekicinin teknik özellikleri itibariyle ani manevra kabiliyetinin bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan kaza sonrası fotoğraflarına göre de sanık sürücünün kullandığı çekicinin, otomobilin sol arka köşe kısmına aracın sağ şeride taşan kısmı itibariyle çarptığı, buna göre sanık sürücünün bir kişinin ölümü ve bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan olayda asli kusurlu kabul edilmesinin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, tali kusurlu olarak meydana getirdiği anlaşılan kaza sonucu bir kişinin ölümüne, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini, 2-CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre adli sicil kaydı bulunmayan, takdiri indirimden yararlandırılan ve lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında, "Olayın oluş şekli, sanığın kusur durumu, hak ve nasafet kuralları, adalet duygusunun tatmini, cezanın ıslah amacı" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 50/4 delaletiyle 50/1-a.maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.