5. Hukuk Dairesi 2025/9993 E. , 2026/4384 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/313 Esas, 2025/1080 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/547 Esas, 2023/549 Karar Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan …
5. Hukuk Dairesi 2025/9993 E. , 2026/4384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/313 Esas, 2025/1080 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/547 Esas, 2023/549 Karar Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.03.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve davalı Hazine vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ve asli müdahiller vekili dava ve asli müdahale dilekçelerinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... köyü 968, 969,974,1028,10 38... parsellerde ... hisselerinin bir kısmını ... Noterliğinin 25.01.1990 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davacının satın aldığını, bakiye kısımda ise asli müdahillerin mirasçı olarak hak sahibi olduklarını ve taşınmazların Gaziosmanpaşa Kadastro Mahkemesinin 1988/6 Esas sayılı dosyada orman olarak belirlendiğini ve ilgili kararın kesinleşmiş olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve asli müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ve asli müdahiller vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gaziosmanpaşa Kadastro Mahkemesinin 1988/6 Esas sayılı dosyasında taşınmazların orman olarak Hazine adına tesciline ilişkin kararın 11.12.2018 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ..., ... Mahallesi 968, 969, 974, 1028,10 38... parsel sayılı taşınmazların 1971 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında tapu kaydına dayalı olarak asli müdahil davacıların murisi ... ile dava dışı tespit malikleri adına tespit edildiği, davacı Hazine tarafından taşınmazın orman niteliğinde olması nedeniyle Çatalca Tapulama Mahkemesine itirazda bulunulduğu, Orman İdaresinin davaya müdahil olarak katıldığı, Çatalca Tapulama Mahkemesinin 1982/200 Esas, 1985/263 Karar sayılı kararı ile dava konusu 1071 parsel sayılı taşınmazın 1982/318 Esas, 1985/337 Karar sayılı kararı ile 1038 parsel sayılı taşınmazın 1984/177 Esas, 1985/329 Karar sayılı kararı ile 1028 parsel sayılı taşınmazın 1984/154 Esas, 1985/306 Karar sayılı kararı ile 974 parsel sayılı taşınmazın 1985/264 Esas, 1009 85/259 Karar sayılı kararı ile 969 parsel sayılı taşınmazın 1993/12 Esas, 1994/11 Karar sayılı kararı ile 968 parsel sayılı taşınmazın 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 46/son maddesi ve Orman Kanunu uyarınca tahdidi yapılarak orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, yörede 59 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 1987 yılında 3302 sayılı Kanun uyarınca aplikasyon ve 2/B uygulamasının yapıldığı, komisyon tarafından 1071 parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu bir kısım parsellerin 2/B vasfında olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarıldığı, tespit malikleri tarafından taşınmazın eski tapuya dayalı olarak tescili talebi ile 2/B uygulamasına itirazen Gaziosmanpaşa Kadastro Mahkemesinin 1988/6 Esasında kayıtlı davanın açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Gaziosmanpaşa (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 1988/6 Esas, 2013/12 Karar sayılı kararı ile 59 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasının iptaline karar verildiği, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.12.2016 tarihli ve 2015/3368 Esas, 2016/11640 Karar sayılı kararı ile hükmün dava konusu İstanbul ili, ..., ... kain ... ve ... Ormanı içindeki 9 68... parsellerin kesinleşen orman sınırı içinde kaldığından dava konusu parsellere ilişkin 59 nolu Orman Kadastro Komisyonunun yaptığı aplikasyon işleminin iptaline, cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verildiği, hükmün 11.12.2018 tarihinde kesinleştiği, davacı ... tarafından 22.04.2022 tarihli temliknameye dayalı olarak dava konusu parsellerin %70 inin tespit malikinin mirasçılarından satın alındığı iddiasına dayalı olarak tapu kayıtlarının bedelsiz olarak Hazine adına tescili sebebiyle %70'lik kısma ilişkin tazminat talebiyle eldeki davanın açıldığı, yargılama aşamasında %30’luk kısım yönünden temlik eden mirasçı ..., ... ve ...'ın asli müdahil olarak katıldığı, müdahil davacıların kalan %30’luk kısmın tazmini talebinde bulunduklarını, davacı ... yönünden yapılan incelemede; davacı temlikname ve satış vaadine dayalı olarak tazminat talebinde bulunmuş olup tapu sicilinde yapılan herhangi bir işlem bulunmadığı, tapuda yapılan herhangi bir satış vs. işlem bulunmadığından davacının tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı herhangi bir zararı oluşmadığı, bu nedenle davacının tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı olarak herhangi bir tazminat talep hakkının bulunmadığı, şahsi hakka dayalı olarak temlik eden mirasçılara hak iddiasında bulunabileceği anlaşıldığından davacı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, asli müdahil davacılar yönünden yapılan incelemede ise dava konusu parsellerin tapulama çalışmaları sırasında tapu ve zabıt kayıtlarına dayalı olarak asli müdahil davacıların murisi ... ile diğer tespit malikleri adına tespit edilmiş olup Tapulama Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olduğu tespit edilerek taşınmazların 19 91... yılında orman olarak tescil edildiği, taşınmaza revizyon gören eski tapu kaydı hukuki değerini yitirmiş olup 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince hukukî değerini yitiren tapu kaydına dayanılarak tazminat talep edilemeyeceği, tapulama çalışmaları sırasında asli müdahil davacıların murisi adına oluşan tapu kaydının bulunmadığı, kaldı ki hükmün kesinleştiği tarihten itibaren davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, davanın açıldığı tarih itibari ile Anayasa Mahkemesi kararlarında öngörülen makul süre içerisinde açıldığının kabulünün mümkün olmadığı, yine davacılar tarafından tapunun iptaline ilişkin olduğu iddia edilen Gaziosmanpaşa (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 1988/6 Esas, 2013/12 Karar sayılı kararının, 59 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 3302 sayılı Kanun uyarınca yapılan aplikasyon ve 2/b uygulamasına itiraza ilişkin olduğu, tapunun iptaline ilişkin olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının reddine karar verilmiş, ancak; Mahkemece davacı ... ve asil müdahil davacılar yönünden davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken zamanaşımı ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından, sonuç itibarıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; ancak kamu düzeni gereğince yapılan resen inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taarf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ve asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; örnek Anayasa Mahkemesi kararı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği hususunu ilave etmek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehe az vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı ve asli müdahiller vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Davalı Hazine vekilinin temyizine gelince; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı Hazine lehine 30.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde vekâlet ücretinin hüküm altına alınması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ve asli müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (7) numaralı paragrafında yeralan “17.900,00” sayısının çıkartılması, yerine “30.000,00” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı ve asli müdahillerden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Aleyhine temyiz olunan davalı Hazine yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.