12. Ceza Dairesi 2015/2303 E. , 2015/15380 K. "İçtihat Metni" Tebliğname no : 4 - 2012/303838 Mahkemesi : Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesi Tarihi : 03/10/2012 Numarası : 2011/552-2012/631 Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, şantaj, hakaret Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, şantaj ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Hakar
**12. Ceza Dairesi 2015/2303 E. , 2015/15380 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname no : 4 - 2012/303838 Mahkemesi : Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesi Tarihi : 03/10/2012 Numarası : 2011/552-2012/631 Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, şantaj, hakaret Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, şantaj ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde: Sanığın, katılanın müdürlüğünü yaptığı bankada veznedar olarak çalışırken işten çıkarıldığı, sonrasında başka bankalara iş başvurusu yaparak katılanı referans gösterdiği, başka bankalarda da işe giremeyince katılanın referans olmadığını ve kendisinin işten çıkarılmasında sorumlu olduğunu düşünerek, internet ortamında katılanın mail adresine farklı tarihlerde birden çok kez mesajlar göndererek katılana "o...çocuğu Y… K, dümbük, şerefsiz vb. " demek suretiyle hakarette bulunduğu olayda, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları ile sanığın üzerine atılı suçların sabit olduğu anlaşılmakla mahkemece mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, Mersin 3.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/1200 esas sayılı dosyasının iş bu dosyada birleştiğine ilişkin, sanığın, bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 2-Şantaj ve Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın, katılanın müdürlüğünü yaptığı bankada veznedar olarak çalışırken işten çıkarıldığı, sonrasında başka bankalara iş başvurusu yaparak katılanı referans gösterdiği, başka bankalarda da işe giremeyince katılanın referans olmadığını ve kendisinin işten çıkarılmasında sorumlu olduğunu düşünerek, farklı tarihlerde katılan ile yaptığı yüz yüze konuşmaları gizlice kayda aldığı, habersiz aldığı kayıtlarda katılanın "yabancı uyruklu kadın bul, alem yapalım" şeklinde sözleri bulunduğu, sanığın bu kayıtlardan katılana bahsederek işe girebilmesi için referans olmasını istediği, aksi taktirde katılanın sözlerini içeren ses kayıtlarını, katılanın müdürlüğünü yaptığı bankanın bölge müdürlüğüne göndereceğini söyleyip şantajda bulunduğu, sanığın bu eylemini birden çok kez gerçekleştirdiği iddiasına konu olayda, İki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce, ilgilisinin rızası olmaksızın, elverişli bir aletle (sesli bir açıklamayı kuvvetlendirerek veya naklederek onu ses alanının dışına çıkartıp doğrudan doğruya algılanabilir hale getirmeye yarayan her türlü düzenekle) dinlenmesi veya akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesinin TCK'nın 133/1; en az üç veya daha fazla kişinin, yüz yüze gerçekleştirdikleri, aleni olmayan, söze dayalı düşünce aktarımlarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, bir aletle kaydedilmesinin aynı Kanun'un 133/2. Maddesinde, 6352 sayılı Kanunun 80. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki TCK'nın 133/3. maddesinin, “Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerden biri işlenerek elde edildiği bilinen bilgilerden yarar sağlayan veya bunları başkalarına veren veya diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin eden kişi...cezalandırılır.” hükmü, anılan maddenin gerekçesinde yer alan, “Maddenin üçüncü fıkrasına göre, bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi suretiyle elde edildiği bilinen veya böylece elde edildiği kabul edilebilecek olan bilgilerden yarar sağlanması veya bunları başkalarına verilmesi veya bunlardan diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin etmek, suç olarak tanımlanmıştır...” açıklamalarıyla birlikte göz önüne alındığında, TCK'nın 133. maddesinin 1. fıkrasındaki suçun failinin aleni olmayan konuşmanın tarafı olmayan herhangi bir kişi olabileceği, 2. fıkradaki suçun failinin ise aleni olmayan söyleşiye katılan kişilerden birisi olabileceğinden, sanığın konuşmanın tarafı olması ve konuşmanın katılan ile sanık arasında yapılmış olması halinde, bu konuşma kaydı, TCK'nın 133/1. maddesindeki suç işlenerek elde edilen bilgi niteliğinde kabul edilemeyeceği, Bu bilgiler ışığında, 1-Sanığın, katılanla yaptığı yüzyüze konuşmaları kaydetme eyleminin TCK’nın 133/1.maddesindeki suçu değil, aynı Kanunun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebileceği; taraf beyanlarından ve dosya kapsamından, sanık ve katılan arasındaki konuşma içeriğinin aleni olmayan ortamda katılanın başkalarının duymasını ve bilmesini istemeyeceği zannıyla hareket ederek kendi özel yaşamına ait "yabancı uyruklu kadın bul, alem yapalım" şeklindeki beyanların özel hayatın gizliği kapsamında değerlendirilebileceği dikkate alındığında, sanığın, katılanın özel hayatına ait konuşmalarını kaydetmesi eyleminin TCK’nın 134/1-2.cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın farklı tarihlerde sanığa yönelik şantaj eyleminde bulunduğu ve sanık hakkında şantaj suçundan da, TCK’nın 43.maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanık hakkında şantaj suçundan TCK’nın 43.maddesinin uygulanmaması 3- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.