4. Hukuk Dairesi 2022/3435 E. , 2024/12928 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/63 Esas 2022/139 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/239 Esas 2020/126 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik …
**4. Hukuk Dairesi 2022/3435 E. , 2024/12928 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/63 Esas 2022/139 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/239 Esas 2020/126 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin imtiyaz sahibi olduğu ...'nin 04.03.2019 ve 24.03.2019 tarihli haberlerinde sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkili hakkında kamuoyunda olumsuz algı oluşturulmasının amaçlandığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 0,03 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile kararın tirajı yüksek üç gazetede yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberlerin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunu, davaya konu edilen yayınlarda kullanılan ifadelerin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığını, haberlere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunu, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberlerin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olduğu, haberler güncel olup toplumun bilgi edinme, basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, yayınlara yönelik toplumsal ilginin bulunduğu ve davacının kişilik haklarına saldırı amacı taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; söz konusu haberlerin görünür gerçekliğe uygun ve güncel olduğu, gazetecinin mutlak gerçeği araştırmakla yükümlü olmadığı, davaya konu haberlerde kullanılan başlık ve ifadelerin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun dikkatini çekmeyi amaçladığından hukuka uygun olduğu, öz ile biçim arasındaki dengenin korunduğu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, manevi tazminat ve kararın yayınlanması koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın lekelenmeme hakkının zedelendiğini, bu konuyu açıklamak üzere verdiği röportajın değerlendirilmeye alınmadığını, yargıya baskı yaptığı ve yasa dışı işlerle uğraşan kişilerle görüştüğü iddialarının gerçek dışı olduğunu, haberin verilmesinde kamu yararı bulunmadığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, müteveffanın kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 04.03.2019 ve 24.03.2019 tarihlerinde Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan haberlerde kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberlerin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunun, yayınların toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, haberlere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, haberlerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, haberlerde geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.