12. Ceza Dairesi 2022/6955 E. , 2024/1335 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 incisi maddesindeki temyiz isteğinin reddini …
**12. Ceza Dairesi 2022/6955 E. , 2024/1335 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 incisi maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 21.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.11.2018 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık ... ve hakkında suç duyurusu üzerine dava açılan sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında bozma ilamı öncesi aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca infazının 21.000,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafinin temyiz istemi hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz isteği; kazanın meydana gelmesinde sanıkların kusurlarının bulunmadığına, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, eksik araştırma, inceleme ve delillerin takdirinde hataya düşülerek verilen, usul ve esas yönünden hatalı yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğine, sanıkların mesul müdür ve iş güvenliği sorumlusu olarak Mustafa ...'yı görevlendirdiğine, sorumluluğun Mustafa ...'da olduğuna,Yerel mahkemece bozma ilamında belirtilen eksiklikleri tam olarak yerine getirmediği gibi çelişkili bilirkişi raporlarından aleyhe olanı tercih edip, bunu gerekçelendirmeden mahkumiyet hükmü kurmuş olduğuna, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararda yeterli gerekçe sunmadan, şartları da oluşmamasına karşın, "takdiren ve teşdiden" şeklinde soyut bir gerekçeyle "alt sınırdan uzaklaşarak" hüküm vermesi de hatalı olup karar bu nedenle de bozulması gerektiğine, dosya içerisinde bulunan belgelere rağmen, sanki bu belgeler yokmuşçasına düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması başlı başına hatalı olduğuna, sanıkların cezai yönden kusurlarının olmadığından beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıkların yetkilisi olduğu Özpekler İnşaat Taahhüt Dayanıklı Tüketim Malları Su ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde işçi olarak çalışan ...'ın, yavru balıklara ağ çekimi yaptığı sırada birden fenalaşarak yere düştüğü ve İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nin 17/09/2012 tarih ve 2012/4295/1104 sayılı otopsi raporunda, ...'ın elektrik çarpması sebebiyle öldüğünün belirlendiği olayda; kazanın meydana gelmesinde sanık ...'in asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.11.2018 tarihli ilâmıyla; "...1-Özpekler İnşaat Taahhüt Dayanıklı Tüketim Malları Su ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde işçi olarak çalışan müteveffanın, yavru balıklara ağ çekimi yaptığı sırada birden fenalaşarak yere düştüğü ve İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi'nin 17/09/2012 tarih ve 2012/4295/1104 sayılı otopsi raporuna göre elektrik çarpması sebebiyle vefatı ile sonuçlanan olayda; sanık müdafii tarafından temyiz aşamasında sunduğu 05.05.2017 havale tarihli dilekçesine ekli şirkete ait 28.05.2010 tarihli karar defterinde mesul müdür atanmasına ilişkin sunulan fotokopi niteliğindeki evraklarda, dava dışı Mustafa ...'nın iş güvenliği sorumlusu olarak atandığı anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle Mustafa ...'nın yetkili olup olmadığının, söz konusu şirkete ait ticaret sicili kayıtları ile işyerine ait görev tanım belgeleri de getirtilerek kusuru bulunan başka kişiler varsa ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması, dava açılmış ise açılan davanın incelemeye konu dosya ile birleştirilmesi, dava açılmamış ise dava açılması sağlanıp açılan davanın incelenen dosya ile birleştirilerek gerekirse yeniden bilirkişi raporu alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki ile kastının yoğunluğu" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi; yine sanık hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulama maddelerinin eksik gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması ile sanık hakkında tayin edilen 1 yıl 8 ay hapis cezanın adli para cezasına çevrilmesi sırasında, adli para cezasının 605 gün yerine 600 gün olarak hesap edilmesi nedeniyle, hesap hatası yapılarak sonuçta 21.175.-TL yerine 21.000 TL adli para cezasına hükmedilmesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine uyma kararı verilerek ve sanık ...'in savunması alınarak hakkında takipsizlik kararı verilen Mustafa ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma aşamasında alınan 06.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda; "...Mustafa ...'nın şirketi temsile yetkisinin olmadığı, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında yetkili olmadığı, İş Sağlığı Güvenliği konuları dahil işyerini hangi konularda temsile yetkili olduğunu da belirten noterde tanzim edilmiş belgenin olmadığı, iş ve işlem yapmaya yaptırmaya yetkilendirilmemiş olduğu, İş sağlığı ve güvenliği eğitimine katılım tutanağı olmadığı, çalışanlara verilen eğitim sertifikalarının kişisel belgeler olduğu, eğitici belgesi olmadığı, çalışma koşulları değişikliği ile ilgili esaslı bir değişikliği içeren yazılı bildirimin olmadığı, kendisi tarafından çalışma koşullarındaki değişikliği kabul ettiğine dair yazılı belgenin olmadığı, Mustafa ...'nın İş Kazası olayında Kusurlu olamayacağı, Özpekler İnşaat Taahhüt Dayanıklı Tüketim Malları Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirket yetkilileri tarafından, 4857 sayılı İş Kanunu beşinci bölüm iş sağlığı ve güvenliği madde 77 de belirtilen yükümlülüklerini yerine getirilmemiş olduğu, Özpekler İnşaat Taahhüt Dayanıklı Tüketim Malları Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilileri, İşveren sıfatıyla Müdür: ..., Müdür: ..., Müdür: ...'in münferiden ve müştereken kusurlu olacağı...'' şeklinde görüş bildirildiği, yapılan suç duyurusu üzerine sanıklar ... ve ... hakkında kamu davası açılarak dosyaların birleştirildiği, sanık ... ve hakkında suç duyurusu üzerine dava açılan sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında bozma ilamı öncesi aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca infazının 21.000,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.