10. Hukuk Dairesi 2024/10802 E. , 2024/12875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1021 E., 2024/1398 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/211 E., 2024/58 K. Taraflar arasındaki iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince b
**10. Hukuk Dairesi 2024/10802 E. , 2024/12875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1021 E., 2024/1398 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/211 E., 2024/58 K. Taraflar arasındaki iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.'de 29.05.2017 ile 16.08.2017 tarihleri arasında teknik personel sıfatıyla vardiya sorumlusu olarak çalıştığını, 16.08.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini belirterek sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminde bir hata bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava ve cevap dilekçeleri, Gebze SGK davacının iş kazası ile ilgili tahkikat raporu, maluliyet oranına ilişkin belgeler, Adli tıp raporu, ATK Üst Kurulu raporu, ilgili mevzuat ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...'ın 16.08.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu maluliyet oranının ATK 2. Üst Kurulunun raporu doğrultusunda %0 olduğu anlaşılmakla yargılama sonucunda oluşan kanaate göre davanın reddi ile ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelere göre ... oğlu, 1991 doğumlu ...’ın 16.08.2017 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı torakal vertebra kırığı yaralanması nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu kararında çalışır olarak bildirilen 06.09.2017 tarihinden itibaren maluliyetinin %0 (sıfır) olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepler Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Plastik San. ve Tic. A.Ş.'de 29.05.2017 ile 16.08.2017 tarihleri arasında teknik personel sıfatıyla vardiya sorumlusu olarak çalıştığını, 16.08.2017 tarihinde saat 20:15 sularında gece vardiyasında çalışmakta iken iş yerinde çalışan diğer işçi ...'ın saldırısına maruz kalarak vücudunda ağır ve kalıcı hasar meydana geldiğini, müvekkili olay tarihinde görevlendirildiği iş yerinde çalışan ... isimli diğer işçiyi kendisinin de kullandığı aynı makinede görevlendirdiğini, müvekkili ile aynı görev ve statüde olan diğer davalı ... müvekkilinin üzerine yürüyerek ''ben buradayken sen kim oluyorsun da talimat veriyorsun, seni öldürürüm'' diyerek müvekkiline saldırmaya başladığını, davalı ... bununla da yetinmeyip elinde 10 cm çapında 150 cm boyunda bir demir çubuk ile saldırarak müvekkilini sırtından tutup sopa ile kendi vücudu arasında preslediğini; aynı zamanda demir sopayı sertçe müvekkilinin sırtında kuyruk kemiğinden ensesine kadar olan alana doğru bastırarak müvekkilini kasten yaraladığını, müvekkilinin uğradığı zarar sonrasında Gebze 2.İş Mahkemesinin 2018/3E. sayılı dosyasıyla iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili için dava açıldığını; davanızın esas numarası değişerek Gebze 9.İş Mahkemesinin 2021/57 E. sayılı dosyasına kaydolduğunu, bunun yanı sıra tazminata konu olayla ilgili ayrıca ceza davası açılmış olup söz konusu ceza yargılaması sonucunda sanık sıfatını haiz davalı ...'ın ceza aldığını, kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince Gebze 9. İş Mahkemesinin 2021/57 E. sayılı dosyası ve Gebze 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/232 E. Sayılı dosyalarındaki Adli Tıp raporları ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı da gözetilerek dosya kapsamında alınan tüm raporlara ilişkin çelişkinin giderilmesi üzere ATK 2. Üst Kurulundan rapor alınmasına karar verildiğini, Adli Tıp Kurumunca hazırlanan bu raporda maluliyet oranının %0 olduğuna karar verilmiş ve dosya kapsamında müvekkilin omurgasındaki hasara ilişkin olan tıbbi kayıtların göz ardı edildiğini, Gebze 9.İş Mahkemesinin 2021/57 E. sayılı dosyasından görülen davada Yüksek Sağlık Kurulu tarafından 04.09.2019 tarihli 2019/15210 sayılı raporunda müvekkilinin maluliyet oranı tespitinin %16 olduğuna dair karar verildiğini; sonrasında ise gerek SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, gerekse SGK Yüksek Sağlık Kurulu raporları müvekkilimin maluliyetinin bulunduğuna ve maluliyet oranının %16 olduğuna dair oy birliği ile mütalaa verildiğini, SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 08.02.2018 tarih ve 418 karar no.lu yazısında Sürekli İş Göremezlik Derecesi E Cetveline Göre %16 olduğu, Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinden talep edilen ve Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda müvekkilin aldığı darbelerin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, kırıkların hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecece etkileyebileceği, Özel Emsey Hastanesi 11.05.2018 tarihli rehabilitasyon polikliniği muayenesinde müvekkile ''(M48.3) Travmatik Spondilopati'' tanısı konulduğu ve müvekkilin uzun süreli ayakta kalacak, ağır kaldıracak, öne doğru eğilerek ağrılarını arttıracak hareketlerde bulunmasının uygun olmadığı, dosyaya sunulan Adli Tıp Uzmanı ve Dr. Öğretim Üyesi Dr. ... Cahit Alkış tarafından hazırlanan mütalaada müvekkilin olay tarihindeki yaşına göre %16 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğu ve 3 ay süre ile bir başkasının bakımına muhtaç olduğu, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22.05.2019 tarihli raporunda vertabra korpusunda %30'luk, T11 vertebra korpusunda %10'luk yükseklik kaybı bulunduğunun tespit edildiğini, bununla birlikte bilirkişi raporuna itirazların da belirttiği üzere Adli Tıp İkinci Üst Kurulunca düzenlenen son raporda, kişinin vücudunda tarif ve tespit edilen torakal vertebra kompresyon kırıklarının travma ile meydana gelmesinin beklendiği, bu tür kırıkların sorulduğu üzere torakal bölgenin sıkıştırılması sonucu uygulanan kaba kuvvet ile de meydana gelebileceği, düşme, düşürülme veya şiddetli çarpma ile de meydana gelebileceği, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında ve birden fazla kırık saptandığından; şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu tespiti yapılmış olup bu tespitleri yapan kurulca %0 maluliyete karar verildiğini, dosya kapsamında aldırılan son raporun kendi içerisinde çelişkili olduğu açıkça görülmekte iken, İlk Derece Mahkemesince itirazlarının dikkate alınmaması ve bu surette davanın reddine karar verilmesi durumu açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, bilirkişi raporunun aynı zamanda bilgi edinme / bilgilenme hakkının bir kalemi olduğunu, yetersiz bilirkişi raporuna itirazın değerlendirilmeyerek hüküm kurulmasının bu hakkı ihlal anlamına geldiğini ortaya koymakta olduğunu, kaldı ki aynı olaya ilişkin olmak üzere yapılan ceza yargılamasında müvekkilin maluliyet yaşadığı ortaya konulmuş ve bu maluliyet üzerinden davalının ceza almasına hükmedildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından dosya kapsamı yeterince incelenmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarımız dikkate alınmadığını ve Mahkeme hem bilirkişi itirazının reddine ilişkin hem de davanın reddine ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadığını, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp İkinci Üst Kurulunca düzenlenen raporun sonuç kısmında;" ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelere göre ... oğlu, 1991 doğumlu ...’ın 16.08.2017 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı torakal vertebra kırığı yaralanması nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu kararında çalışır olarak bildirilen 06.09.2017 tarihinden itibaren maluliyetinin %0 (sıfır) olduğu..." şeklinde belirtildiği anlaşılmakla davacının maluliyetine sebep olacak şekilde araz bırakılmadığı ve sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı yönündeki raporlar nazara alındığında davanın esastan reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ilişkin davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.