Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/153 E. , 2024/3924 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/153 Karar No : 2024/3924 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda Petrol Ürünleri İnşaat Halı ve Kilim İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelener
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/153 E. , 2024/3924 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/153 Karar No : 2024/3924 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda Petrol Ürünleri İnşaat Halı ve Kilim İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davacı adına tescilli... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin menşe belgesinin İran makamlarınca düzenlenmediğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile anılan vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davaya konu beyanname eki ... seri numaralı menşe belgesinde ihracatçı "..." firmasının talebi üzerine değişikliğe gidildiği, anılan belge yerine ... seri numaralı menşe belgesinin eklendiği, davalı idarece değişiklik öncesi beyannamede kullanılan ... seri numaralı menşe belgesinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunda İran makamları nezdinde yurt dışı araştırması yapıldığı, İran İslam Cumhuriyeti Urmiye Ticaret Sanayi Madenler ve Ziraat Odasından alınan cevabi yazıda; ... sayılı menşe belgesinin odaları tarafından düzenlenmediği ve söz konusu belgenin doğrulanmadığı hususlarının bildirilmesi üzerine, davacı tarafından 12/11/2019 tarihli dilekçeyle Van Ticaret Sanayi Odasına başvurularak, ... ve ... seri numaralı menşe belgelerinin sahte olup olmadığı hususunda, Urmiye Ticaret Sanayi Madenler ve Ziraat Odası ile yazışma yapılmasının talep edildiği, yapılan başvuru üzerine Van Ticaret Sanayi Odasınca, yapılan yazışmaya, Urmiye Ticaret Sanayi Madencilik ve Ziraat Odası'ndan verilen cevapta; "... seri numaralı menşe belgesinin taraflarınca düzenlendiği, ihracatçı ... firmasının talebi üzerine değişiklik istenildiği, bu nedenle yeni menşe belgesinin ... seri numaralı olarak oda sisteminde kaydolduğu, söz konusu menşe belgelerinin odaları tarafından verildiğinin teyit edildiği" şeklinde cevap verildiği, Mahkemelerinin ara kararı ile, dava konusu işlemin tesis edilmesine dayanak oluşturan ... menşe belgesinin, Van Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan araştırmada sahte olmadığına ve İran makamlarınca düzenlendiğine ilişkin yapılan tespitten sonra, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından konunun tekrar incelemeye alınıp alınmadığının sorulduğu, davalı idarece konu hakkında yeni bir araştırma yapılmadığının bildirildiğinin anlaşılması karşısında, ... seri numaralı menşe belgesinin Urmiye Ticaret Sanayi Madencilik ve Ziraat Odasınca düzenlendiği ve sahte olmadığı görüldüğünden, söz konusu belgenin sahte olduğu gerekçesiyle davacı hakkında karara bağlanan tahakkuk ve para cezası kararının dava konusu edilmemesi üzerine düzenlenen dava konusu ödeme emrinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde belirtilen ''borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu ödeme emri içeriği tahakkuk ve para cezasına süresi içerisinde dava açılmadığından kesinleşen amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, uluslararası mevzuat kapsamında Van Ticaret Odasının yurt dışı araştırma yetkisinin olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda sözü edilen ödeme emri; konu edindiği kamu alacağını yaratan işlemden ayrı ve bağımsız bir idari işlem olup, işlemler zincirinin ayrı bir halkasını oluşturan her işlemde mevcut hukuka aykırılıklar, yalnızca o işlemi hukuka aykırı kılabilecek ve yalnızca o işlemin iptali istemiyle açılacak idari davada ileri sürülmesi halinde idari yargı tarafından dikkate alınabilecek niteliktedir. Şayet, içerdiği hukuka aykırılıklara karşın, bu işlemlerden birisi dava konusu edilmeyecek olursa, idari dava açma süresinin geçmesiyle hukuka uygunluk karinesinden yararlanmaya başlayan bu işlemin, zincirin sonraki halkasını oluşturan işleme karşı açılacak idari davada hukuka uygunluk denetimine tabi tutulması, anılan karine ile korunan kamu düzeninin ihlali sonucunu yaratır. İdari dava açma süresinin sonuncu gününü izleyen tarihten itibaren, içerdiği tüm hukuka aykırılıklara karşın, işlem hukuka uygun kabul edilip, zincirin sonraki halkasını oluşturan işleme dayanak alınabilir. Başka deyişle; işlemler zincirine dahil bir işlemdeki hukuka aykırılığın, işlemin bu nedenle idari yargı yerince iptal edilmiş olması hali dışında, bu işleme dayanılarak yapılan kendisinden ayrılabilir nitelikteki sonraki işlemi hukuka aykırı kılması söz konusu olamaz. Öte yandan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren ve 37. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ödeme müddetinin son günü olan vadesinde de ödenmeyen kamu alacaklarının cebren tahsili için takibine başlanarak, kamu borçlusuna 55. maddeye göre tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek üç iddiadan biri olan ödeme emriyle istenebilecek bir borcun bulunmadığı iddiası; usulüne göre tahakkuk etmiş bir borcun bulunmadığı, ödeme emrinin konu edindiği alacağın, kamu alacağı niteliğini kazanacak şekilde tahakkuk etmediği yönündeki iddiaları içermekte olup, sözü edilen itiraz nedeni tahakkuk safhasına ilişkin iddia ve itirazları ise kapsamamaktadır. Olayda, ödeme emri içeriği vergi ve ceza kararları usulüne uygun olarak davacının elektronik tebligat adresine gönderilmesine karşın, itiraz edilmediği ve dava açılmadığından, alacağın bu şekilde kesinleştiği, kesinleşen alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan bu davada ise, vergi ve cezanın tahakkukuna ilişkin safhada incelenebilecek nitelikte bulunan hukuka aykırılıklar ödeme emrine karşı açılan bir davada değerlendirmeye alınamayacağından, ithalatta sunulan menşe belgesinin sahte olmadığının tespiti ile bu durumun "borcum yoktur" iddiası kapsamında nitelendirilmesi suretiyle işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesine ilişkin Daire kararında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 03/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğunda karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi dava dairesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.