başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir türk silahlı kuvvetleri tsk emrinde subay olarak görev yapan başvurucu tarihinde binbaşı rütbesine terfi etmiştir başvuru numarası karar tarihi başvurucu hakkında ve yıllan içinde yurt dışına firar suçunu işlediği isnadıyla adana mekanize piyade tümen komutanlığı askeri mahkemesi askeri mahkeme nezdinde ceza davası açılmıştır askeri mahkeme tarihli kararıyla başvurucunun üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği sonucuna vara
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir türk silahlı kuvvetleri tsk emrinde subay olarak görev yapan başvurucu tarihinde binbaşı rütbesine terfi etmiştir başvuru numarası karar tarihi başvurucu hakkında ve yıllan içinde yurt dışına firar suçunu işlediği isnadıyla adana mekanize piyade tümen komutanlığı askeri mahkemesi askeri mahkeme nezdinde ceza davası açılmıştır askeri mahkeme tarihli kararıyla başvurucunun üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği sonucuna vararak ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiş ancak tarihli ve sayılı ceza muhakemesi kanununun maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir hüküm tarihinde kesinleşmiştir hükmün kesinleşmesinin ardından tarihli işlemle başvurucunun yurt dışında geçirmiş olduğu süre kıdeminden düşülerek olan binbaşılık nasbı tarihine götürülmüştür başvurucu söz konusu işlemin iptali istemiyle askeri yüksek mahkemesi nezdinde dava açmıştır birinci dairesi mahkeme tarihli kararıyla davayı reddetmiştir ret gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir sayılı ceza muhakemesi kanununun hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlıklı inci maddesinin fıkrasında md sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurulan hükmün sanı hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder hükmü yer almaktadır sayılı kanunun maddesi irdelendiğinde gözaltı tutukluluk hükümlülük ve açıkta geçen sürelerden farklı olarak firar ve izin tecavüzünde geçen sürelerin kıdemden indirilmesi mahkumiyet halinin aranmadığı firar veya tecavüzünde bulunulduğunun askeri mahkeme kararı ile sabit kanun koyucu tarafından yeterli görüldüğü anlaşılmıştır yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde dava konusuna dönüldüğünde mekanize askeri mahkemesinin tarihli ek sayılı kararı ile tarihleri arasında davacının yurt dışına firar suçunu sabit olduğu sonucuna varılarak her bir firar eylemi için neticeten ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sayılı ceza muhakemesi kanununun inci maddesi gereğince sanığa verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmektedir davacının firarda bulunduğunun sabit olduğunun mahkeme kararı ile anlaşılması karşısında davacı hakkında sayılı tsk personel kanununun maddesinin fıkrası gereğince firarda geçirdiği tarihleri arasındaki sürenin kıdeminden düşülerek binbaşılık nasbının tarihinden tarihine götürülerek aleyhe nasıp düzeltilmesi işlemi tesis edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamıştır zira esasen bu husus ceza yargılamasının konusu olmakla beraber maddesinde herhangi bir nedenle izinli olsa dahi yabancı ülkeye gitme müsaadesi bulunmaksızın ülke sınırları dışında üç günü geçirenlerin eylemi başvuru numarası karar tarihi firar suçu olarak tanımlanmış olduğu cihetle davacının birliğinden ayrılırken izin alarak ayrılmış olması durumu ayrıca yurt dışına çıkış izni alınmadığı sürece yurt dışına firar suçunun oluşumunu etkilemeyecektir ret hükmüne yönelik karar düzeltme istemi mahkemenin tarihli kararıyla reddedilmiştir başvurucu nihai kararı tarihinde tebellüğ etmesinin ardından tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı türk silahlı kuvvetleri personel kanununun maddesinin a bendinin olay tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hali şöyledir a kısa hapis cezası tecil edilen tedbire veya para cezasına çevrilen cezalar hariç olmak üzere subayların şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkumiyetleri halinde infaz süresi de dikkate gözaltı tutukluluk ve hükümlülükte geçen süreleri açığı gerektiren bir suçtan mahkumiyet halinde açıkta geçen süreleri firar veya izin tecavüzünde bulundukları askeri mahkeme kararı ile sabit olanların firarda veya izin tecavüzünde geçen süreleri kıdemlerinden düşülür sayılı kanunun maddesinin numaralı fıkrasının son cümlesi şöyledir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurulan hükmün sanık hakkında bir sonuç doğurmamasını ifade eder b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinin ikinci fıkrası şöyledir kendisine bir suç isnat edilen herkes suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır avrupa hakları mahkemesi sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasının kişilerin suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılma hakkını güvence altına aldığını belirtir içtihatlarında masumiyet karinesi ile sağlanan güvencenin iki yönünün bulunduğunu ifade etmiştir ceza yargılamasının yürütülmesine ilişkin usuli güvence bu güvence ile sonucunda mahkumiyet kararı dışında bir hüküm kurulan ceza yargılaması ile bağlantılı olan durumlarda daha sonra yürütülecek yargılamalar boyunca kişinin masumiyetine saygı gösterilmesinin sağlanması amaçlanır bu usuli yön başvuru numarası karar tarihi kapsamında masumiyet karinesi ilkesi ceza yargılamasının kendisinin adil olmasını sağlayacak usuli güvence olarak kamu görevlilerinin davalının suçluluğu ve eylemleri hakkında erken açıklamalarda bulunmasını yasaklar ancak bu husus cezai meselelerde usuli güvence ile sınırlı değildir bu kapsam daha geniştir ve devletin hiçbir temsilcisinin mahkeme ile suçluluğu ispatlanıncaya kadar kişinin bir suçtan suçlu olduğunu söylememesini gerekli kılar bu kapsamda sadece ceza yargılaması kapsamında değil aynı zamanda ceza yargılaması ile eş zamanlı olarak yürütülen bağımsız hukuk yargılamaları disiplin işlemleri veya diğer yargılamalarda da masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilir sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki güvencenin ilk yönü kişi hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar ceza gerektiren bir suçla suçlandığı süreye ilişkin iken masumiyet karinesi güvencesinin ikinci yönü ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet dışında bir hüküm kurulduğunda devreye girer ve daha sonraki yargılamalarda ceza gerektiren suç karşısında kişinin masumiyetinden şüphe duyulmamasını gerektirir b no sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasının disiplin yetkisini haiz makamların ceza yargılaması kapsamında kendisine suç isnat edilen ve eylemi usule uygun bir şekilde tespit edilen bir kamu görevlisine yaptırım uygulamasını engellemek gibi bir amacı veya etkisi bulunmadığına kanaat getirmiştir sözleşmenin herhangi bir eylem nedeniyle hem ceza hem de disiplin yargılamalarının başlatılmasına veya söz konusu iki yargılama türünün eş zamanlı olarak yürütülmesine halel getirmediğine vurgu yapmaktadır ayrıca cezai sorumluluğun kaldırılması halinde bile daha hafif bir ispat külfeti temelinde aynı olaylardan doğan hukuki veya diğer sorumlulukların tesis edilmesine halel getirilmediğine işaret etmektedir ancak nihai bir cezai hüküm olmaksızın disiplin yargılaması kapsamında başvurana iddia konusu eylemi nedeniyle cezai sorumluluk yükleyen bir ifadenin bulunması halinde maddenin numaralı fıkrası kapsamına giren bir mesele söz konusu olacaktır bu bağlamda sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasının sağladığı korumanın ikinci yönüne göre sanığın veya davanın düşmesiyle sonuçlanan ceza yargılamaları sonrasında söz konusu kişiye masumiyetine uygun bir muamelede bulunulmasını gerekir bu ikinci yönde maddenin genel amacı bir suçtan beraat eden bireyleri veya ceza yargılaması düşen kişileri itham edildikleri suçtan aslında suçlu olduklarını düşünen kamu görevlileri ve makamlarına karşı korumaktır bu davalarda masumiyet karinesi adil olmayan bir cezai hükmün önlenmesi için sağladığı usuli güvencenin çeşitli koşullarının yargılamada uygulanması suretiyle hayata geçirilmiştir beraat veya herhangi bir düşme kararına riayet edilmesi hakkının korunmaması halinde sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasında yer alan adil yargılanma güvenceleri teorik ve hayali olma riskiyle karşı karşıya kalabilir v