8. Hukuk Dairesi 2022/6587 E. , 2024/6768 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/812 E., 2022/297 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gazipaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/401 E., 2019/290 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından
**8. Hukuk Dairesi 2022/6587 E. , 2024/6768 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/812 E., 2022/297 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gazipaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/401 E., 2019/290 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım davalılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Antalya ili Gazipaşa ilçesi Zeytinada köyü çalışma alanında bulunan 173 ada 82 parsel (eski 3074 parsel) sayılı 1882,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili; Antalya ili Gazipaşa ilçesi Zeytinada Mahallesi 173 ada 82 parsel sayılı taşınmazın evveliyatı orman iken kadastro işlemi sırasında davalı adına tespit gördüğünü ve kesinleşerek tapu kaydının oluşturulduğunu, dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, ormanların Anayasa ile korunduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, özel kişiler adına düzenlenen tapu kayıtlarının haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Orman İdaresi vekili davaya müdahale dilekçesiyle; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, davalılar adına oluşturulan tescilin yolsuz tescil olduğunu, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili; davanın davalıların ölü babaları ... aleyhine açıldığını, 04.05.1978 tarihli ve 1978/4 Esas, 1978/5 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Genel Kurul Kararına göre ölü kişiye karşı dava açılamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın senetsizden dahili davalıların murisi adına tespit ve tescil edildiği, 1953 tarihli hava fotoğrafı ile 1963 ve 1989 yılı baskılı memleket haritalarına göre taşınmazın orman alanında kaldığı, 2000 tarihli uydu görüntülerinde de taşınmazın içerisinde orman ağaçlarına rastlandığı, zira taşınmazın etrafının da orman ile çevrili bulunduğu ve orman içi açıklık olarak da değerlendirilebileceği, bu haliyle taşınmazın niteliğinin orman vasfında olduğu, ormandan zilyetlikle yer kazanılamayacağı ve mülkiyet edinilemeyeceği, her ne kadar kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıldan fazla zaman geçmiş ise de 25.02.2009 tarihli ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2 nci maddesiyle, 21.06.1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen "Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır." cümlesi Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olup Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile birlikte Hazinenin kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak ve kamu malı iddiası ile (mera, yaylak, kıyı, orman vs.) açacağı davalarda hak düşürücü sürenin dikkate alınmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, Antalya ili Gazipaşa ilçesi Zeytinada köyü Sazak Mevkii 173 ada 82 parsel sayılı taşınmazın davalı(lar) adına olan tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, bir kısım davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, dava konusu 173 ada 82 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalı ...'ın 2005 yılında vefat ettiği ve dolayısıyla davanın açıldığı tarihte hayatta olmadığı anlaşılmaktaysa ve davacıdan, davalının ehliyet durumunu araştırmak suretiyle dava açması beklenir ise de bu durum açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmediğinden, bu dava ilişkisinde, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara yani gerçek taraflara karşı davaya devam edilmesi mümkün olduğundan, İlk Derece Mahkemesince de bu doğrultuda işlem yapılmasında bir isabetsizlik görülmediği; İlk Derece Mahkemesince toplanan deliller, yapılan keşif, teknik bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazın bulunduğu Zeytinada Mahallesinde 3402 sayılı Kanun kapsamında orman kadastrosu çalışması yapılarak 04.04.2016 tarihinde ilan edildiği ve 05.05.2016 tarihinde kesinleştiği; kuzeyi 173 ada 93 nolu orman parseli, güneyi 173 ada 80 parsel nolu orman parseli, doğusu ve batısı 173 ada 93 nolu orman parseliyle çevrili olup klizimetreyle ölçülen eğiminin % 30-35 olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı; en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında da orman alanında kaldığı ve sonuç olarak öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmiş olunmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.