4. Hukuk Dairesi 2021/2362 E. , 2021/7148 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 14/03/2012 gününde verilen dilekçe ile kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar ... İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... İnş. Tic. Ltd. Şti. yönünden tazminat talebinin kısmen kabulüne, diğer davalı ... yönünden yargı yolu nedeniyle davanın …
**4. Hukuk Dairesi 2021/2362 E. , 2021/7148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 14/03/2012 gününde verilen dilekçe ile kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar ... İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... İnş. Tic. Ltd. Şti. yönünden tazminat talebinin kısmen kabulüne, diğer davalı ... yönünden yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen 26/11/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Hükmüne uyulan 17. Hukuk Dairesinin 20/09/2018 tarih 2015/15631 esas ve 2018/8038 karar sayılı ilamında; “....ceza mahkemesinin kusur durumlarına ilişkin tespitinin, maddi olgu olarak kabul edilemeyeceği; BK'nun 53. (TBK'nun 74.) maddesi gereği, ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesinin hukuk hakimini bağlamayacağı; davalı ... ve diğer davalı taşeron ... İnşaatın meydana gelen kazada kusur durumlarının gözetilmek suretiyle İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinden tarafların kusur durumuna ilişkin ayrıntılı, gerekçeli, çelişki gideren denetime elverişli bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir....” hususlarına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile 9.100,00 TL'nin davalılar ... İnş. Tic. A.Ş. ve ... İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... yönünden yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davalı ... Müdürlüğünün, karayolunda can ve mal emniyeti bakımından gerekli önlemleri almaması nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Somut uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken esas sorun, davanın hangi yargı kolunda görüleceği üzerinde toplanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun birinci maddesinde, bu Kanun’un amacının, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun'un 6099 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değiştirilen 110. maddesi ise; “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.” şeklindedir.