Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/1619 E. , 2024/5627 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/1619 Karar No : 2024/5627 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Müh. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:Davacı şirket tarafından, Toplu Kon…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/1619 E. , 2024/5627 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/1619 Karar No : 2024/5627 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Müh. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:Davacı şirket tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen ve uhdelerinde kalan "Şanlıurfa İli, Merkez İlçesi, Yeşildirek Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi 292 Adet Konut, 26 Adet Dükkân İnşaatı İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi''ne ilişkin olarak ödenen ihale kararı ve sözleşme damga vergilerinin fazladan tahsil edilen kısmının (3/4 'ünün) iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinin ve gerekçesinin birlikte değerlendirilmesinden; yeni yapının yapılacağı alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında yer alması ve bu alanda bulunan mevcut (eski) yapının yıkılarak yeni yapı inşa edilmesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde, yapılacak bu yapılarla ilgili alınması gereken vergi, harç ve resmin dörtte üçünün tahsil edilmeyeceği, "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda" ibaresinde yer alan "münferit" kelimesinin, yapının niteliğini belirtmek amacıyla kullanıldığı, eski yapıların hak sahipleri veya üçüncü kişiler tarafından yıktırılarak yeniden yapılması yönünden kısmî ödemeye ilişkin herhangi bir ayrıma gidilmediğinin anlaşıldığı; olayda, davacı tarafından sunulan ... tarih ve ... sayılı Şanlıurfa Belediye Başkanlığı Meclis Kararından dava konusu işin yapılacağı alanın 5393 sayılı Kanunun 73. maddesi kapsamında bulunduğu ve işe ilişkin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında imzalanan 18/01/2018 tarihli protokolün 10. maddesi uyarınca inşaatın yapılacağı alan üzerinde yer alan tüm yapı ve eklentilerinin tasfiyesinin, yıkımının ve molozların temizlenmesinin anılan Belediye tarafından yapılacağı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihalesi yapılacak alanların ihale sonrası müteahhitlere yer teslimi yapılıncaya kadar geçen süre zarfında tapulu, tapusuz her türlü işgalden arındırılarak boş olarak tesliminin, Belediyenin sorumluluğunda olduğunun anlaşıldığı; bu durumda, uyuşmazlıkta, 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi nedeniyle, dava konusu damga vergilerinin düzeltme-şikayet hükümleri kapsamında vergilendirme hatası olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, 2020/Temmuz dönemi damga vergisi beyannamesine istinaden ödenen 589.125,12-TL sözleşme damga vergisi ile 353.599,36-TL ihale kararı damga vergisi olmak üzere toplam 942.724,48-TL damga vergisinden fazladan ödenen 707.043,46-TL'nin iadesi talebiyle yapılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne,dava konusu işlemin iptaline, fazladan tahsil edilen damga vergilerinin ödeme tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5393 sayılı Belediye Kanununun 73/6. maddesinde, kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkullerin harca esas değer üzerinden belediyelere devredileceği, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarla" ilgili vergi, resim ve harçların dörtte birinin alınacağının düzenlendiği; münferit sözcüğünün Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü'nde, "tek, ayrı, kendi başına olan"; Türk Hukuk Sözlüğü'nde de "tek tek; ayrı ayrı; tek başına" olarak açıklanmış olması karşısında, 5393 sayılı Kanunun anılan düzenlemesinde geçen "münferit yapı" ibaresinin tek-ayrı yapıları işaret ettiği, bu yapıların da, 5393 sayılı Kanun kapsamında ilan edilen uygulama alanı içerisinde daha önce mevcut olup, uygulama kapsamında yıkılarak yeniden inşalarının söz konusu olması halinde ancak maddede öngörülen kısmi istisnanın uygulanabileceği sonucuna varıldığı, bu durumda, dava konusu yapım işinin 5393 sayılı Kanunun 73/6 maddesi kapsamında, kentsel dönüşüm ve gelişim alanı içerisinde kalan mevcut yapıların yıkılarak yeniden yapımına değil, bu uygulama alanında inşası planan "yeni" konut ve işyerlerinin yapımına ilişkin olması karşısında, davacılar tarafından yapımı üstenilen yapıların münferit yapı niteliğini taşıdığından söz edilemeyeceğinden, anılan madde ile tanınan indirim hakkından yararlandırılmalarına olanak bulunmadığı; öte yandan, görülmekte olan davada, "hata" sözcüğünden ve "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılar" tanımlamasından neyin anlaşılması gerektiğinin yoruma muhtaç olup olmadığının saptanması ve ayrıca maddi olaya konu yapının bu saptamalara uygun "münferit yapı" kabul edilip edilemeyeceğinin belirlenmesinin önem arz ettiği, hata sözcüğünden, belli bir istenç veya eylemde amaçlananın dışında farklı bir sonucun elde ediliğinin ilk bakışta ve hemen anlaşılması durumunun kast edildiği, münferit sözcüğünün ise, bir olayın veya düşüncenin kendine sıkı sıkıya bağlı özelliklerinin bulunduğu hususunu belirtmek için kullanıldığı, o halde, "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılar"dan anlaşılması gerekenin ne olduğunu tayin etmede, neye istinaden "münferit" olduğuna bakmak gerektiği, bunun da yeni yapının eski yapının kendine has özelliklerini taşıyıp taşımadığına bağlı bulunduğu, dolayısıyla,olayda, dava konusu işin tamamının ya da içerdiği bazı yapıların eski binalara ait özelliklere bağlı kalınarak yapıldığı yönünde bir iddiada bulunulmamasının yanı sıra, bu işin, eski yapı veya yapılara ait özelliklere bağlı kalınmadan yapılması halinde de 5393 sayılı Kanunun 73. maddesindeki kısmi istisnadan faydalanılabileceği sonucuna varmanın yorum yapmadan ilk bakışta ve hemen elde edilebilecek bir sonuç olmadığı, bu durumda, mevzuatın ve işe konu önceki ve yeni yapıların durumunun yorumlanmasını gerektiren olayda, 213 sayılı Kanunun düzeltme-şikayet hükümlerinin uygulanması mükmün olmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Olayda 5393 sayılı Kanunun 73/6.maddesinde belirtilen koşulların gerçekleştiği ve kısmi damga vergisi istisnasından faydalanılması gerektiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen ve uhdelerinde kalan "Şanlıurfa İli, Merkez İlçesi, Yeşildirek Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi 292 Adet Konut, 26 Adet Dükkân İnşaatı İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi''ne ilişkin olarak ödenen ihale kararı ve sözleşme damga vergilerinin fazladan tahsil edilen kısmının (3/4 'ünün) iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise aynı Kanun'un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanununun "Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı" başlıklı 73. maddesinin birinci fıkrasında belediyelerin, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabileceği ; altıncı fıkrasında kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkullerin harca esas değer üzerinden belediyelere devredileceği, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili vergi, resim ve harçların dörtte biri alınacağı belirtilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinin gerekçesinde de sağlıksız ve hızlı kentleşmenin ülkemizin önemli sorunlarının başında geldiği, kentlerimizin özellikle ülkemizin batı bölgelerinde aşırı şekilde büyüdüğü fakat buna uygun sosyal imkanlarla donatılmadığı, büyük kentlerde trafik, hava kirliliği, yetersiz konut, çarpık yapılaşma, alt yapı hizmetleri ve benzeri sorunların acilen çözüm beklediği, bu düşünceden hareketle büyükşehir belediyeleri ve nüfusu 50.000'in üzerinde belediyelerin kentin gelişimine uygun konut alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları ve sosyal donatılar oluşturmak, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak ve restore etmek amacıyla kentsel gelişim alanları ilan etme ve uygulayabilmelerine imkan vermenin kaçınılmaz olduğu, maddenin bu amaçla düzenlendiği yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıdaki maddenin ve gerekçesinin birlikte değerlendirilmesinden; yeni yapının yapılacağı alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında yer alması ve bu alanda yer alan mevcut (eski) yapının yıkılarak yeni bir yapının inşa edilmesi koşullarının gerçekleşmesi halinde yapılacak bu yapılarla ilgili alınması gereken vergi, harç ve resmin 3/4'lük kısmının tahsil edilmeyeceğinin kurala bağlandığı ve söz konusu alan içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkullerin harca esas değer üzerinden belediyelere devredileceği belirtildikten sonra "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda" ibaresinde yer alan "Münferit" kelimesinin yapının niteliğini belirtmek amacıyla kullanıldığı, eski yapıların hak sahipleri veya üçüncü kişiler tarafından yıktırılarak yeniden yapılması yönünden kısmi ödemeye ilişkin herhangi bir ayrıma gidilmediği anlaşılmaktadır. Olayda, ... tarih ve ... sayılı Şanlıurfa Belediye Başkanlığı Meclis Kararından dava konusu işin yapılacağı alanın 5393 sayılı Kanunun 73. maddesi kapsamında bulunduğu ve işe ilişkin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında imzalanan 18/01/2018 tarihli protokolün 10. maddesi uyarınca da inşaatın yapılacağı alan üzerinde yer alan tüm yapı ve eklentilerin tasfiye, yıkım ve molozların temizlenmesi işinin Belediye tarafından üstlenildiği ve bu çerçevede mevcut (eski) yapıların yıkıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu olayda 5393 sayılı Kanunun 73. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi nedeniyle ihale kararı ve sözleşme damga vergilerinin fazladan tahsil edilen kısmı (3/4'ü) istisna kapsamında olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden fazladan ödenen damga vergilerinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamakta olup davanın kabulüne ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurunu kabul edip, Vergi Mahkemesi kararını kaldırarak davayı yukarıda belirtilen gerekçeyle reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.