11. Ceza Dairesi 2023/6488 E. , 2024/10556 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/360 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet B
**11. Ceza Dairesi 2023/6488 E. , 2024/10556 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/360 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2022 tarihli ve 2022/135657 Soruşturma, 2022/79471 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/360 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.03.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.10.2023 tarihli ve 2023/14895 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109760 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109760 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'un 29/09/2022 tarihli şikâyet dilekçesinde, 05/03/2022 tarihinde şüpheliye Adana burmasına çevirmesi için toplamı 98,45 gr olan 7 adet altın bilezik verdiğini bunun üzerine şüphelinin kendisini 20 Nisan tarihinde arayarak, çevirme işlemini yapacağını söylemesi suretiyle müştekiden hileli hareketler ile maddî menfaatler temin ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2022/135657 sayılı soruşturma sonucunda, dolandırıcılık suçu ile ilgili mükerrer kayıt olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınının 29/11/2022 tarihli kararına dayanak olan 2022/40802 sayılı soruşturma dosyasında, şüphelinin benzer şekilde ticari faaliyeti esnasında başka müştekilerden, çeşitli tarihlerde işleterek kar payı verme vaadiyle toplamış olduğu altın ve paraları alarak vermediği olayla ilgili olarak, iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, bu minvalde müştekinin şikayeti hakkında mükerrer soruşturma olmadığı, Müştekinin şikayet dilekçesinde, 05/03/2022 tarihinde şüpheliye Adana burmasına çevirmesi için toplamda 98,45 gr ağırlığında 7 adet altın bilezik verdiğini bunun üzerine şüphelinin kendisini 20 Nisan tarihinde arayarak, çevirme işlemini yapacağını söylemesi suretiyle müştekiden hileli hareketler ile maddî menfaatler temin ettiğinin iddia edildiği anlaşılmakla, öncelikle şüphelinin ifadesinin alınması ile, müşteki tarafından şikayet dilekçesi ekinde sunulan şüphelinin imzaladığı ve üzerinde "26 Nisan 2022 tarihinde 98,45 gr 22 ayar bilezik teslim edeceğim" şeklindeki belgeyi düzenleyip düzenlemediğinin sorulması, belgeyi düzenlediğini kabul etmemesi halinde şüphelinin imza yazı örneğinin alınarak, eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesinden sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği cihetle, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delilleri;n suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin kendisine ait 7 adet 98,45 gram ağırlığındaki düz altın bileziği burma bileziğe çevirmek amacıyla Varol Kuyumculuk isimli iş yerinin sahibi olan şüpheliye teslim ettiği, bir süre sonra şüphelinin iş yerini kapatarak şikâyetçiye ve başkaca mağdurlara ait ziynet eşyaları ile birlikte ortadan kaybolduğu iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, her ne kadar "...Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2022/40802 sayılı soruşturma dosyasında olay ile ilgili soruşturmanın yürütülerek İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, Başsavcılığımızın 2022/135657 sayılı soruşturma dosyasının mükerrer kayıt olduğu..." şeklindeki gerekçe ile şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; UYAP üzerinden yapılan incelemede, mükerrer olduğu bildirilen soruşturma kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2022 tarihli ve 2022/40802 Soruşturma, 2022/18673 Esas sayılı iddianamesi ile şüpheli hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının halen İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/459 Esas sırasında derdest olduğunun ve iddianame içeriğinde şüphelinin şikâyetçiye yönelik olarak gerçekleştirdiği belirtilen eylemlerine ilişkin herhangi bir anlatımın yer almadığının ve şikâyetçinin aynı konuda 15.03.2022 tarihinde Çamdibi Şehit İbrahim Üncü Polis Merkezi Amirliğine de müracaat ettiği ve 2022/1317 Evrak numarası üzerinden ifade verdiğini bildirdiğinin anlaşılması karşısında, belirtilen soruşturma evrakının akıbetinin sorulması, şüphelinin benzer eylemleri nedeniyle devam eden başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığı da araştırılarak, tespiti halinde bu dosyalar ve İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/459 Esas sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi ile mükerrer soruşturma olup olmadığının kesin olarak ortaya konulması; soruşturmanın mükerrer olmadığının belirlenmesi halinde, şüphelinin olayla ilgili ifadesine başvurulması, şikâyetçi tarafından ibraz edilen kağıt üzerinde yer alan yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, gerekli görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/360 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.