11. Ceza Dairesi 2021/1201 E. , 2023/6580 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/269 E., 2015/738 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir …
**11. Ceza Dairesi 2021/1201 E. , 2023/6580 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/269 E., 2015/738 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/738 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü ve 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ve Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın, şikâyetçi ...'in borçlu olduğu suça konu 5 adet senedi sahte olarak tanzim edip eşinin bayiliğini yaptığı Divanpen isimli firmaya verdiği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmasında; şikâyetçi ... ile iş yerlerinin yan yana olduğunu, şikayetçiye verdiği 2.000,00 TL borç karşılığında suça konu senetleri düzenlediklerini, senetlerdeki yazıların kendisine ait olduğunu ancak şikayetçi ...'in yanında senetleri imzalamadığını belirtmiştir. 3. Suç tarihinde sanığın iş yerinden çalışan tanık E.A. ifadesinde; şikâyetçinin sanıktan borç istemesi üzerine sanığın bir takım senetler düzenlediğini, kendisinin de bu senetleri imzalaması için şikayetçinin iş yerine götürdüğünü, yaklaşık 1,5 saat sonra tekrar şikayetçinin iş yerine gidip senetleri aldığını belirtmiştir. 4. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24.02.2014 tarihli raporunda; "suça konu senetler üzerindeki yazı ve borçlu imzalarının ...’ın elinden çıkmış olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğu, ancak mukayese yazı ve imza örneklerinin sadece huzurda alınmış yazı ve imzalardan ibaret olmasının incelemeyi olumsuz etkilemesi nedeniyle daha ileri derecede bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı" belirtilmiştir. 5. Mahkemece, tanık E.A.'nın suç tarihinde çalışanı olması nedeniyle sanığı korumaya yönelik beyanına itibar edilmemiş ve sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24.02.2014 tarihli raporunda; "suça konu senetler üzerindeki yazı ve borçlu imzalarının ...’ın elinden çıkmış olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğununun, ancak mukayese yazı ve imza örneklerinin sadece huzurda alınmış yazı ve imzalardan ibaret olmasının incelemeyi olumsuz etkilemesi nedeniyle daha ileri derecede bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığının" belirtilmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; sanık ... ve şikayetçi ...'in suç tarihinden önceki resmi kurumlardan temin edilecek yazı ve imza örneklerinin getirtilip, huzurda alınan yazı ve imza örnekleri ile birlikte gönderilerek Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup; ayrıntıları Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarih ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde bulunması zorunlu olan keşide yerinin hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerektiği dikkate alındığında; Adli emanetin 2014/3754 sırasında kayıtlı senet asıllarının duruşmaya getirtilerek, unsurlarının tam olup olmadığının ve keşide yerinin idari birim niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi ve keşide yerinin bulunmadığının tespit edilmesi halinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/738 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.