3. Ceza Dairesi 2021/16873 E. , 2023/2431 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası ger…
**3. Ceza Dairesi 2021/16873 E. , 2023/2431 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2017/386 Esas, 2018/243 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/1645 Esas, 2018/1631 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, 2.Sendika üyeliğinin örgüt üyeliği konusunda aleyhe kullanıldığına, 3.Sanığın ByLock kullanmadığına, USER ID ve içerik bilgisine ulaşılamadığına, CGNAT kayıtlarının ByLock kullanıcısı olduğunu göstermediğine, ByLock programının hukuki delil mahiyeti taşımadığına, 4.Bank ...'daki hesabına talimatla para yatırmadığına, 5.Tanık beyanlarının aleyhe kullanılmaması gerektiğine, 6.Söz konusu yapılanmanın silahlı bir terör örgütü olduğunun 15 Temmuz 2016 tarihinde anlaşılabildiğine, 7.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosyada mevcut ByLock sorgu sonucuna göre Sanık ...'ın adına kayıtlı olan ve kendisi tarafından kullanıldığını kabul ettiği 0544 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden ... İMEİ numaralı cep telefonu ile örgütün kriptolu haberleşme programı olan ByLock kullanıcısı olduğu, dosyamız arasında bulunan CGNAT sorgu raporuna göre sanığın ByLock programını 02.11.2015-20.02.2016 tarihlerinde kullandığı, bu programa 305 kez bağlantı yaptığının anlaşıldığı, sanığın kendisiyle aynı düzeyde bulunan sıradan bir vatandaşın yaptığı gibi genellikle yaygın olan diğer mobil uygulamaları kullanması beklenirken ByLock uygulamasını kurup kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve örgüt üyeliği için somut bir delil niteliği taşıdığı kanaatine varılmıştır. Sanığın dosyada mevcut 16.05.2017 tarihli Bank ... yazısı ekinde gönderilen sanığın banka hesap hareketlerini gösterir CD ve 14.05.2018 tarihli Bilirkişi Raporuna göre Bank Asyada 01.07.2011 açılış tarihli hesabının olduğu buna rağmen örgüt liderinin talimatı ile örtüşür şekilde 29.01.2014,05.10.2015 ve 06.10.2015 tarihlerinde yeni hesaplar açtırdığı ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda 29.01.2014 tarihinde açtırdığı yeni hesabına 2.600 TL yatırdığı ve bu tarihten sonra devamlı olarak bakiyeyi artırıcı işlemler yaptığı ve akabinde 19.09.2014 tarihinde Halk Bankasındaki hesabından EFT ile Bank ... hesabına 14.870 TL para aktardığı böylece örgütsel talimatı yerine getirdiği anlaşılmıştır. Sanığın ByLock kullanımı,örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asyaya maddi destek amaçlı hesap açtırıp para yatırması, örgütle iltisaklı olduğu için 667 sayılı KHK ile kapatılan...Eğitim Sen üyesi olduğu, tanık C.Ç.’nin beyanına göre sanığın örgüt sohbetlerine katıldığı ve sohbet ablalığı yaptığı, tanık R.A.’nın beyanına göre sanığın okul müdürü A.İ.B. ile bir konuşmasına şahit olduğunu, bu konuşmada okul müdürünün 17/25 Aralık sürecinden sonra sanığa niçin hala...Eğitim Sen üyesi olduğunu sanığın da cevaben kimsenin keyfi için sendikasını değiştirmeyeceğini söylediği şeklindeki beyanına ve tüm dosya kapsamına göre sanığın örgütün amacı ve hedeflerini benimsediği, eylemlerinin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz ettiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüştür. Sanığın ByLock yüklü hattı takıp kullandığı ve 28.12.2017 tarihli celsede bozulduğu için attığını söylediği telefon marka/modeli ile örtüşen 3*** *** ****7870 İMEİ numaralı Samsung Galaxy J7 marka model cep telefonu aramada ele geçirilemediğinden ve sanıktan ele geçen diğer dijital veriler de heyetimizce sonuca etkili görülmediğinden dijital veri inceleme sonucu beklenmemiştir. Sanık ...’ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi sebep ve saikleri, sanığın Yargıtay 16. Ceza Dairesi 14.04.2017 tarih 20177/1443E-4758K numaralı kararında da belirtildiği gibi oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock programını kullandığının sabit olması, dosyada mevcut Bankasya hesap hareketlerini gösterir CD ve akabinde alınan bilirkişi raporuna göre örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütün finans kaynaklarından Bank Asyada yeni hesaplar açtırıp 0 olan bakiyesini değişik tarihlerde para yatırmak suretiyle devamlı olarak artırması,tanık beyan ve teşhisine göre örgüt sohbetlerine katılması ve bu sohbetlerde sohbet ablalığı yapması, 05.06.2014 tarihinde örgütle iltisaklı...Eğitim Sendikasına tekrar üye olması karşısında sanığın eylem yoğunluğu, çeşitliliği gözetilerek temel ceza temel ceza TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden belirlenmiş ve hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, karar yerinde tartışılan somut delillere göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilen sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, (Sanığın kullandığı telefon hattında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizliliği sağlamak için kullandığı “ByLock” adlı programın yüklü olduğu iddia edilmesine rağmen bu delil ayrıntılı şekilde araştırılmamış ise de; karar yerinde tartışılan diğer delillerin yüklenen suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle bu husus eksiklik olarak değerlendirilmemiştir.) sanığın eyleminin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal kararının TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde örgütle iltisaklı yurtlarda kalan kişilere sohbet ablalığı yaptığı, dosya içerisinde mevcut Bank ... kayıtlarına göre talimat sonrası dönemde katılım hesapları açtığı, örgüte müzahir...Eğitimciler Sendikasına üye olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/1645 Esas, 2018/1631 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...