11. Ceza Dairesi 2014/1786 E. , 2014/2470 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Suça konu çekin heyetimizce incelenmesi neticesinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun aradığı tüm unsurları haiz olduğu, sahteliğinin ilk nazarda ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği cihetle aldatma yeteneğine haiz olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığı…
**11. Ceza Dairesi 2014/1786 E. , 2014/2470 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Suça konu çekin heyetimizce incelenmesi neticesinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun aradığı tüm unsurları haiz olduğu, sahteliğinin ilk nazarda ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği cihetle aldatma yeteneğine haiz olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezanın nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.02.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ “Resmi belgede sahtecilik” suçunun düzenlendiği TCK’nun 204. maddesinin 1. fıkrasına göre “bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi … cezalandırılır.” Madde gerekçesine göre “… Sahtelikten söz edebilmek için, düzenlenen belgenin gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması, başka bir deyişle, sahtelik beş duyuyla anlaşılabilir olmamalıdır. Özel bir incelemeye tâbi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belge, sahte belge olarak kabul edilmesi gerekir.” Dairemiz ile CGK’nun kararlarında hep vurgulandığı gibi, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye aittir. Ayrıca belgede nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermez. Sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hâkime ait olup, suça konu belge üzerinde gözlemde bulunularak özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğunun da kararda tartışılıp açıklanması, denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulması gerekir.