1. Hukuk Dairesi 2022/3264 E. , 2022/7719 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin istemli dava sonunda Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.04.2021 tarihli ve 2018/82 Esas ve 2021/150 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine dava dilekçesinde, davalıl…
**1. Hukuk Dairesi 2022/3264 E. , 2022/7719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin istemli dava sonunda Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.04.2021 tarihli ve 2018/82 Esas ve 2021/150 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine dava dilekçesinde, davalılara ait 2810 parsel sayılı taşınmazın tamamının 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar yargılama oturumlarındaki beyanlarında davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 inci maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.03.2014 tarihli, 2013/5650 Esas ve 2014/4257 Karar sayılı kararı ile “…Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonucu oluşan durumun eldeki maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan davaya da uygulanması zorunlu olup, kamu malları ile ilgili davalar aynı zamanda kamu düzeni ilkesini de içermektedirler. Bu nedenle Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni yasal durum dikkate alınarak, inceleme yapılıp sonuca ulaşılması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Somut olayda; işin esasının ve dava konusu taşınmazın, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre değerlendirilmesi ve ayrıca 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı hususunun da gözetilmesi ve ondan sonra iddia ve savunmaya ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere (sair hususlar şimdilik incelenmeksizin) hükmün bozulması gerekmektedir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 06.04.2021 tarihli ve 2018/82 Esas ve 2021/150 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın denizin içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuşlardır. 5. Temyiz Nedenleri