Ceza Genel Kurulu 2012/2-1264 E. , 2013/42 K. * HAKARET SUÇUNDAN OLUŞAN MANEVİ ZARAR * HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI UYGULAMASI * UZLAŞMA * KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA SUÇU * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 231 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 35 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 125 "" Sanık F. Karaba'nın hakaret suçundan 5237 sayılı TCK’nun 125/1-4 ve 52. madd…
**Ceza Genel Kurulu 2012/2-1264 E. , 2013/42 K.** * HAKARET SUÇUNDAN OLUŞAN MANEVİ ZARAR * HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI UYGULAMASI * UZLAŞMA * KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA SUÇU * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 231 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 35 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 125 **"İçtihat Metni"** Sanık F. Karaba'nın hakaret suçundan 5237 sayılı TCK’nun 125/1-4 ve 52. maddeleri uyarınca 2.100 Lira, kasten yaralama suçundan TCK’nun 86/2, 35 ve 52. maddeleri uyarınca 1.800 Lira, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK’nun 123/1 ve 52. maddeleri uyarınca 1.800 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, tehdit suçundan ise beraatına ilişkin, Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 30.06.2008 gün ve 317-540 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 22.02.2010 gün ve 3886-4978 ile; “Sanık hakkında kasten yaralama ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan 30.06.2008 tarihli hükmün sanık tarafından temyizi üzerine 02.07.2008 tarihli ek karar ile temyiz isteğinin reddine karar verildiği belirlenerek, sanığın hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede, Katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosyaya yansıyan bir zararın da belirlenemediği gözetilmeden, sanığın katılanın zararını ödemeyi kabul etmediği biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 31.05.2010 gün ve 432-607 sayı ile; "... Kişiler üzerinde manevi etki bırakan hakaret, huzur ve sükun bozma gibi eylemler maddi herhangi bir zarar doğurmaz dolayısıyla bu suçlar sonrasında mağdurun herhangi bir şekilde maddi olarak zarar giderimi beklenemez. Manevi etki bırakan eylemlerde doğal olarak manevi zarar oluşmaktadır. Dolayısıyla bunun giderimi de en azından özür dileme ya da pişmanlığını dile getirme gibi hareketlerle kendini belli eder. Olayımızda ise sanığa yapılan bu yöndeki uyarıyı sanık kabul etmediği gibi eylemi dahi kabul etmemiştir. Duruşmaların başından sonuna kadar eylemi kabul etmediği gibi müştekiden özür dahi dilememiştir. Hatta son duruşmaya kadar müştekiyi aramadığını ve görmediğini belirtmiştir. Bu durumda sanığın bu eylem nedeniyle müştekide oluşan manevi zararı gidermediği için CMK'nun 231/5. maddesinde gösterilen şartları yerine getirmiş sayılmaz... CMK’nun 231/5. maddesinde doğrudan maddi zarar şeklinde bir ibare olmadığına göre uzlaşmaya tabi eylemlerde manevi zarar oluştuğunda özür dilemeyi zarar gidermek için gerekli olan hallerden biri olarak kabul etmek gerekir. Sanık katılandan özür dilemediği için hakkında CMK’nun 231/5. maddesi uygulanmamıştır" gerekçesiyle direnerek, önceki hüküm gibi karar vermiştir.