T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/71 - 2025/1625 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/71 KARAR NO : 2025/1625 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2024 NUMARASI : 2023/419 Esas - 2024/1240 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/12/2025 Mahalli mahkemesince ver…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/71 - 2025/1625 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/71 KARAR NO : 2025/1625 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2024 NUMARASI : 2023/419 Esas - 2024/1240 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası olan ...'in 04.09.2022 günü yaya olarak giderken kendisine çarpan araçtan dolayı yaralanmalı trafik kazası geçirdiğini ve akabinde 19.01.2023 tarihinde vefat ettiğini, bu olaya ilişkin Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/34348 Esas sayılı soruşturma dosyası ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kaza anında uyuşturucu madde etkisi altında olduğunun hastane ve kolluk kuvvetleri raporları ile belirlendiğini, bu nedenle tam kusurlu olduğunu, sigortanın poliçe kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduğunu, kaza tarihinde kazaya karışan ... plakalı aracın ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından poliçelendirildiğini, sigorta şirketine yapmış oldukları başvuru üzerine şirket tarafından 10/4287536 numaralı hasar dosyası açıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından tazminat isteklerinin değerlendirmeye alınmadığını, davacıların kaza sonrasında babalarının maddi ve manevi desteklerinden mahrum kaldıklarını, cenaze ve defin giderlerinin trafik sigortası teminatı dâhilinde ve trafik sigortası sigortacısının sorumluluğunda olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacının, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından da tedavi giderleri kapsamında yakınlarının hastaneye giderken yaptıkları masraflar, bakım masrafları ve bakıcı masrafları gibi çeşitli masrafları olduğunu belirterek, haklı davanın kabulü ile, fazlaya ve faize dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL cenaze ve defin masraflarına ilişkin maddi tazminatın, sigorta poliçesinin kapsamını aşmayacak şekilde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsiline, şimdilik 1.000,00 TL bakım, bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminatın, sigorta poliçesinin kapsamını aşmayacak şekilde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsiline, şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta poliçesinin kapsamını aşmayacak şekilde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesinde; destekten yoksun kalma tazminatı, bakım bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin tazminat ve cenaze ve defin giderlerine ilişkin olan maddi tazminat taleplerini 119.678,64 TL artırarak toplamda 122.678,64 TL maddi tazminat alacağının temerrüt tarihi itibariyle işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talepleri zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, ... plakalı aracın "19.10.2021 - 19.10.2022" tarihleri arasını kapsayacak şekilde müvekkili şirket tarafından "363318858/0" poliçe numarasıyla Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kapsamında sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağında kusursuz olması sebebiyle müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının cenaze ve defin gideri, bakım, bakıcı ve tedavi gideri zararı taleplerinden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu olmadığını, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasını ve ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının sorulmasını talep ettiklerini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, makine mühendisi/kusur bilirkişisi raporunda, davacılar desteği yaya ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın 68/b-c. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, olay yeri virajı ve eğimli dönüş varyantı olup vakit de gece olmakla, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olay yeri dönüş varyantında gece vakti meskun mahal hız limitleri içerisinde seyir halinde olduğu esnada aniden aracının önüne çıkan yaya ...'e çarpmaya engel olamadığı mevcut kazanın oluşumu şartlarında izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağının bildirildiği, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 10/01/2024 tarihli raporunda, sürücü ...'ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, doktor ve aktüer bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu raporunda, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve ölüm halinde şahıs başına azami teminat limitinin 1.000.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 28.02.2023 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, ...'in hak sahiplerinden; ...'in 24.545,79-TL, ...'in 97.887,85-TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının bulunduğu, tedavi gideri yönünden; dava konusu trafik kazası sonucunda yaralanan ... müdahaleler ve tedavilerinin SGK ödeme kapsamında olduğu, dosyada sunulan gider faturalarının 525,00-TL olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden miktarın 105,00-TL olduğu, cenaze ve defin gideri yönünden; Çankaya Belediye Başkanlığı Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü'nün 28.09.2023 tarihli yazısı ile; 19.01.2023 tarihi itibarıyla cenaze ve defin giderinin 700,00-TL olduğu bildirilmiş olup, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden miktarın 140,00-TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle; "Davanın kabulüne; 24.545,79TL ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... yönünden 97.887,85TL destekten yoksun kalma tazminatı, 140,00TL cenaze ve defin gideri, 105,00TL tedavi gideri tazminatının 28/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına)" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece tam kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde 1.000TL cenaze ve defin gideri, 1.000TL bakım, bakıcı ve tedavi gideri, 1.000TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, cevap dilekçesinde davacı tarafından söz konusu alacak taleplerinin ayrıştırılması gerektiğini, talep sonucunun açık ve net olmadığını, bu kapsamda HMK 119-1-ğ gereği davacıya 1 hafta kesin süre verilerek aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmelerine rağmen mahkemece bu yönde bir kesin süre verilmediğini, davacı yan dava dilekçesinde taleplerini ayrı ayrı belirtmesine rağmen; ıslah dilekçesinde tazminat miktarını bir bütün olarak artırdığını, ıslah dilekçesinin açık ve net olmadığını, hangi alacak kalemi için ne kadar artırım yapıldığının açıklatılması gerektiğini, davacının taleplerinin bir bütün olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, zira dava dilekçesinde talep edilen edilen 1.000TL cenaze ve defin gideri, 1.000TL bakım, bakıcı ve tedavi gideri miktarından daha az bir tutarın bilirkişi tarafından hesaplandığını, fazla istemin reddi ile ret vekalet ücreti ve harç, yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hükme esas alınan raporda yapılan hesaplamada müteveffanın oğlu davacı ...'in üniversite öğrencisi olmadığı için 25 yaş yerine 18 yaşa kadar destek göreceğini, ancak raporda bu sürenin 25 yaşına kadar 7 yıl uzatıldığını, destek yaşları erkek çocuklarda 18 yaş, kız çocuklarda 22 yaş olup üniversite öğrencisi olması durumunda 25 yaşa kadar destek göreceği varsayımına göre hesaplama yapılması gerektiğini, bu duruma istinaden müvekkil sigorta şirketi aleyhinde 46.737,78 TL fark bulunduğunu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan raporda Progresif Rant Yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabında teknik faizin 1.8 baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacıların cenaze ve defin gideri, bakım, bakıcı ve tedavi gideri zararı talepleri bakımından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, ceza dosyasının celp edilmesi gerektiğini, kusur raporları arasında çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunda sigortalı araç sürücüsü için bölünmüş yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkati vermediği ifade edildiğini, ancak bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 11.09.2023 tarihli raporda da tespit edildiği üzere, yolun düz olmayıp dönemeçli olduğunu müvekkil şirkete eksik evrak ile başvuru yapıldığını, mahkemece faiz başlangıç tarihinin hatalı olarak belirlendiğini, müvekkil şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosyada alınan ilk kusur raporunda sürücü ...'ın kusursuz, yaya ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda ise; sürücü ...'ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in %80 (yüzdeseksen) oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, ceza dosyasının da derdest olduğu anlaşılmakla mahkemece kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece ceza dosyası da celp edilerek dosyaya alınan kusur raporlarının da değerlendirilmesi suretiyle çelişkilerin giderilmesi amacıyla İTÜ Öğretim Üyelerinden veya Karayolları Fen Heyeti üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ve kusur durumunun netlikle belirlenmesi, gerektiğinde hesap bilirkişisinden ek rapor alınması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Kabule göre de, cenaze gideri yönünden dava kısmen kabul edildiği halde kabule karar verilmesi de isabetsiz görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/11/2024 tarih, 2023/419 Esas - 2024/1240 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36.maddesi gereğince, Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/58865 Esas sayılı dosyasına yatırılan 280.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.