1. Hukuk Dairesi 2008/11381 E. , 2009/492 K. "" MAHKEMESİ : POLATLI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları M.'ün dava konusu taşınmazları mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak düzenlediği satış sözleşmesi ile davalıya temlikini vaadettiğini davalının açtığı tapu iptal tescil davası sonucu anılan taşınmazların davalı adına tesciline karar verildiğini (2005/814 E-2006/306 K. sayılı ilam) ileri sü…
**1. Hukuk Dairesi 2008/11381 E. , 2009/492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : POLATLI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları M.'ün dava konusu taşınmazları mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak düzenlediği satış sözleşmesi ile davalıya temlikini vaadettiğini davalının açtığı tapu iptal tescil davası sonucu anılan taşınmazların davalı adına tesciline karar verildiğini (2005/814 E-2006/306 K. sayılı ilam) ileri sürerek, tapuların miras payları oranında iptal ve tescilini istemişlerdir. Davalı; görülüp, kesinleşen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal-tescil davasında sözleşmenin iptali talebinin reddedildiğini bildirip, davanın kesin hükmünden reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği dava değeri yönünden reddedildi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava konusu taşınmazların 5.1.1987 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalıya miras bırakan tarafından satışının vaadedildiği, davalının, satış vaadi sözleşmesine dayanarak açtığı tapu iptal ve tescil davasının kabul edilerek (2005/814-2006/306 karar sayılı ilam) anılan taşınmazların M.Ş. adına tesciline ilişkin verilen kararın 16.2.2007 tarihinde kesinleştiği, davacıların, yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, 16.2.2007 tarihinde eldeki davayı açtıkları, kesinleşmiş ilamın henüz infaz edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazların davalı adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle, pasif husumet yokluğundan dava reddedilmişse de; Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 705.maddesinde; " Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır..." hükmü öngörülmüş olup, dava konusu taşınmazların hükmen davalı adına tesciline karar verildiği gözetildiğinde, yazılı olan gerekçe ile davanın reddedilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez. O halde, işin esasına girilerek, davacıların muris muvazaası iddiaları yönünden hükme yeterli bir araştırma yapılmasında zorunluluk vardir.