9. Ceza Dairesi 2021/16738 E. , 2023/3752 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/89 E., 2016/188 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayı…
**9. Ceza Dairesi 2021/16738 E. , 2023/3752 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/89 E., 2016/188 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/89 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve fuhuş, suça sürüklenen çocuk hakkında ise nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararları verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.10.2020 tarihli ve 14-2016/293658 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; mağdurenin anlatımlarının tutarlı olduğuna, zihinsel engelli olduğunu fark etmemelerinin hayatın olağan akışın aykırı olduğuna, eksik incelemeyle verilen beraat hükmünün bozulması ve vekalet ücreti verilmesi istemine ilişkindir. B. Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemi Özetle; sanık ve suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğine, kararın bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''...Sanık ... \*\*\* ile davaya katılan mağdure ... \*\*\*'ın olay tarihinden yaklaşık 2 yıl önce facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde tanıştıkları, uzun bir süre bu site üzerinden karşılıklı sohbetlerde bulunarak bu suretle görüştükleri, bunun dışında sanık ... ile mağdurenin herhangi bir şekilde yüzyüze görüşmedikleri, bu süre içerisinde sanık ...'in vatani görevini yaparak Balıkesir iline geri döndüğü, yeniden facebook sitesi üzerinden sanık ... ile mağdurenin görüşmeye başlayarak ilk olarak olay tarihinden iki ay önce ilimiz çarşı merkezinde bulunan Şadırvan önünde buluşarak bir saat süreyle birlikte çarşıda gezdikleri, bu görüşmeden sonra sanık ...'in taksi şöförü olarak çalışmaya başlaması nedeniyle tarafların yine uzun bir süre birbiriyle görüşmedikleri, olay tarihi olan 2015 yılı Kasım ayı içerisinde tarafların beyanlarına göre tam olarak tespit edilemeyen bir günde yine sanık ... ile mağdure ...'in ilimiz çarşı merkezinde bulunan Paşa Cami civarında ikinci kez buluştukları, bir süre birlikte çarşı merkezinde gezdikten sonra hep birlikte kendi istekleriyle sanık ...'in yeğeni olan SSÇ ...'ın çarşı merkezinde Onur Düğün salonu yakınlarında bulunan eve gittikleri, evde SSÇ ...'ın da bulunduğu ve başka bir odada tek başına televizyon seyrediyor olduğu, sanık ... ile mağdure ...'in evde başka bir odaya geçerek yalnız başlarına sohbet ettikleri, ...'in rızasıyla Selim ile cinsel ilişkiye girdiği, Selim ile olan cinsel ilişkisi sona erdikten sonra ... ile rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği mahkememizce kabul edilmiştir. ... Mağdurenin celp edilen nüfus kaydına göre olay tarihinde 21 yaşında olduğunun anlaşıldığı, mağdure olay tarihlerinde sanık ...'in yalnız kaldıkları odada zorla kendisiyle organ sokmak suretiyle cinsel ilişkide bulunduğunu ifade etmiş ise de, olayın meydana geldiği evin il çarşı merkezinde çevresinde başkaca meskenlerin de bulunduğu işlek bir cadde üzerinde bir apartman dairesi olmasına göre mağdurenin çığlık atması-yardım talebinde bulunması-fereyan etmesi halinde çevrede olaya müdahale edecek insanlar bulunuyor olmasına göre mağdurenin olay esnasında böyle bir yardım çabası içerisine girmemiş olması, zorla kendisiyle cinsel ilişkide bulunulduğunu iddia eden mağdurenin bu olaydan anne ve babasına uzunca bir süre hiçbir şekilde bahsetmemesi ve sanık ... ile SSÇ ... ile görüşmeye devam ederek tecavüze uğradığını iddia ettiği eve tekrardan gitmesi, iddia konusu cebir yoluyla cinsel saldırı eyleminden sonra olaya ilişkin deliller henüz kaybolmamışken kolluk güçlerine başvurarak şikayette bulunması ve olaya ilişkin maddi delillerin toplanmasını sağlama imkanı varken olaydan çok uzun bir süre sonra şikayette bulunmaması, cinsel saldırı esnasında giydiği iç çamaşırlarını-elbiselerini olaydan sonra çamaşır makinasına atarak yıkamış olduğunu beyan etmiş olması, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; Mağdure ...'in isnada konu anlatımlarının genel hayat tecrübelerine-hayatın olağan akışına uygun olmaması nedeniyle mahkememizce kabule şayan beyanlar olarak muteber görmemiş, bu nedenle mağdurenin beyanlarına itibar etme imkanı olayın oluş şekliyle örtüşür aksi yöndeki sanık-ssç savunmaları ve bu savunmalarla örtüşür tanık beyanları da (tanıklar ... \*\*\* ve ... \*\*\*) dikkate alındığında mümkün olmamıştır. Mağdure ... olaydan uzunca bir zaman geçtikten sonra hamile olduğunu öğrenmesi üzerine şikayette bulunmuş ve cinsel ilişkinin/ilişkilerin zorla gerçekleştirildiğine beyan etmiştir. Sanık ... ve SSÇ ... ise, aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmalarında mağdurenin rızası dahilinde evlerine geldiğini ve mağdurenin kendi isteğiyle-herhangi bir şekilde zor kullanılmadan onunla cinsel ilişkiye girdiklerini savunmuşlardır ve olayın oluş şekline, isnat edilen suçun vehametine göre, suç delilleri ortadan kalktıktan uzunca bir zaman sonra şikayetin gerçekleştirilmiş olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların istikrarlı savunmalarının aksine ortada herhangi bir delil-somut kanıt bulunmadığı, tanıklar ... ve ...'in beyanlarının da aynı istikamette olduğu değerlendirilmekle, olay tarihlerinde sanık ... ve SSÇ ...'ın mağdurenin açık rızası dahilinde mağdure ile organ sokmak suretiyle cinsel ilişkide bulundukları sonucuna, mahkememizce varılmıştır. Mağdure-davaya katılan ...'in sınırlı düzeyde zeka geriliğinin bulunduğu iddiasıyla ilgili yapılan mahkememiz incelemesinde; Mağdure ...'in duruşmadaki kendi beyanı ile sanıklara bu rahatsızlığından herhangi bir şekilde bahsetmemiş olduğunun sabit olduğu, ATK 5.İhtisas Kurulunun 13/05/2016 tarihli nihai raporunda; 'mağdure ...'in sınır-hafif düzeyde zeka geriliği ve kısmi remisyonda affektif bozukluk tespit edildiği, tespit edilen bu psikiyatrik tablonun hekim olmayan tarafından anlaşılamayacağı,' tespit edilmiş olmakla tarafların beyanlarına göre sanık ...'in mağdure ... ile olay öncesinde sadece bir kez yüzyüze buluştuğu ve bir saat süreyle tarafların gezip sohbet ettikleri SSÇ ...'ın ise mağdure ...'i sadece olay günü evde görmüş olması hususu birlikte değerlendirildiğinde ve SSÇ - Sanığın aksi sabit olmamış savunmalarına göre, mağdure ...'in sınır düzeydeki zeka geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayacağı tespiti de dikkate alınarak, sanık ... ile SSÇ ...'ın olay esnasında mağdure ...'te zeka geriliği bulunuyor olduğunu bilmedikleri, sonucuna mahkememizce varılmıştır. Olayın oluş şekline, mevcut delil durumuna göre, yargılama konusu cinsel ilişkinin tarafların karşılıklı rızalarıyla herhangi bir cebir-tehdit veya hile kullanılmadan özgür iradeleri dahilinde meydana geldiği sonucuna varılmakla, sanık ... ve SSÇ ...'ın üzerlerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılarak ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir. Sanık ... ile olay tarihinde 21 yaşında olan mağdure ...'in olay günü çarşı merkezinde buluştukları ve kendi istekleriyle - özgür iradeleriyle eve gittikleri, sanık ... ve SSÇ ...'ın mağdure ... ile karşılıklı rıza dahilinde bu evde cinsel ilişkide bulundukları mahkememizce sabıt kabul edilmekle, SSÇ ... hakkında cebir-tehdit ile kişiyi hürriyetinden alıkoymak suçundan açılmış kamu davasında, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla SSÇ ...'ın bu suçtan da ayrıca beraatine karar vermek gerekmiştir. Sanık ... hakkında fuhuşa teşvik suçundan açılmış kamu davasında olay günü sanık ...'in mağdure ... ile rıza dahilinde cinsel ilişkide bulunduktan sonra saatin geç olması nedeniyle şöförlüğünü yaptığı takside çalışmak üzere evden dışarı çıktığı, mağdure ...'in evden ayrılmayarak SSÇ ... ile evde kalmaya devam ettiği sabit ise de, bunun dışında sanık ...'in olay günü mağdureyi veya SSÇ'yi fuhuşa teşvik ettiği yada onlara yer temin ettiği şeklinde yorumlanabilecek-atılı suçu oluşturabilecek herhangi bir eylem gerçekleştirildiğine dair sanığın savunmasının aksine herhangi bir somut delile ulaşılamadığı, bu haliyle sanığın eyleminin kuşkuda kaldığı, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi doğrultusunda mevcut durumun sanık lehine yorumlanması gerektiği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillere ulaşılamadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' şeklindedir. IV. GEREKÇE 1. Olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ile tüm dosya kapsamı karşısında sanık ve suça sürüklenen çocuk haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bakanlık vekili ile katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 3. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 01.04.2016 tarihli raporun içerik itibarıyla yetersiz oluşu nedeniyle Adli Tıp Kurumundan aldırılan 13.05.2016 tarihli raporun usulüne uygun olarak düzenlenmiş olması karşısında anılan rapora üstünlük tanınarak Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/89 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ile katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.