4. Hukuk Dairesi 2021/21751 E. , 2023/33 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/580 Değişik İş - 2021/580 Karar SAYISI : 2021/İHK-23921 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/60239 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edil
**4. Hukuk Dairesi 2021/21751 E. , 2023/33 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/580 Değişik İş - 2021/580 Karar SAYISI : 2021/İHK-23921 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/60239 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın 29.07.2020 tarihinde karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'ye çarptığını ve ...'nin meydana gelen olay nedeniyle vefat ettiğini, müvekkilinin müteveffanın annesi olduğunu ve meydana gelen olay nedeniyle müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 59.699,42 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline eksik belge ile başvurulduğundan başvurunun usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında zarardan sorumlu olduğunu, davacının başvurusu üzerine müvekkili tarafından 12.11.2020 tarihinde davacıya gerekli ödemenin yapıldığını ve davacının zararının karşılandığını, gerçek zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Kaza tespit tutanağında yer alan kural ihlalleri ve sunulan diğer ifade ve tutanaklara göre davalının olayda %50 kusur oranına göre sorumlu olması gerektiği, davacı tarafından sunulan mirasçılık belgesinin destek ilişkisini ispatladığı, davacının bakiye destekten yoksun kalma zararının tespitine yönelik alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve gerekçeli olduğu..." gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 59.699,42 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 12.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusura ilişkin rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat hesabının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre ve TRH 2010 yaşam tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplanması gerektiğini, hesaplanan tazminattan yetiştirme ve bakıcı giderinin tenzil edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen miktarın 1/5 oranında belirlenmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Kaza tespit tutanağında hem sürücünün hem de desteğin kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında somut delile dayanmayan kusura ilişkin itirazın yerinde olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan hesap raporunda PMF yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak davacının zararının belirlendiği, Danıştay 8. Dairesinin 26.01.2021 tarihli 2020/5413 esas sayılı dosyasında TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz ile tazminat hesabı yapılmasının yürütmesinin durdurulduğu, Yargıtayın son güncel kararlarının TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü ile tazminat hesabı yapılması yönünde olduğu, muhtemel yaşam sürelerinin daha yüksek olmasının sonucu olarak TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre hesaplanan tazminatın, PMF yaşam tablosu ve progresif rant formülü ile hesaplanan tazminata göre daha yüksek çıktığı, davacı tarafından tazminat hesabına itiraz edilmediğinden davalı vekilinin bu husustaki itirazında hukuki yararı olmadığı, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin Sigortacılık Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrasının Sigortacılık Kanunu ve Avukatlık Kanunu'na aykırı olduğu, Danıştay uygulamalarına göre kanuna aykırı yönetmeliklerin iptal edilmemiş olsalar bile yargı mercileri tarafından uygulanmaması gerektiği" gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusura ilişkin rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminat hesabının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre ve TRH 2010 yaşam tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplanması gerektiğini, hesaplanan tazminattan yetiştirme ve bakım giderinin tenzil edilmesi gerektiği, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen miktarın 1/5 oranında belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın yaya olan davacının oğluna çarpması sonucunda davacının oğlunun ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Türk Medeni Kanunu'nun 185, 327 ve 328 inci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına,Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Uyuşmazlık Hakem Heyetince kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında yer alan tespitlere göre sigortalı araç sürücüsü ile desteğin ayrı ayrı %50 oranında kusurlu oldukları kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edilmiş; kusura ilişkin herhangi bir kusur raporu alınmamıştır. HMK'nın 266 ncı maddesine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlarda bilirkişi görüşüne başvurulması gerekmekte olup anılan maddeye aykırı davranılması usul ve yasaya aykırıdır. İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza dosyası sureti de dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Türk Medeni Kanunu'nun 185 inci maddesi hükmü gereğince her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi (anne ve babadan birinin ya da her ikisinin çalışıp çalışmadığına ve hayatta olup olmadığına ilişkin ayrıksı durumlar da göz önüne alınarak) gerekmektedir. Dairenin genel ilkelerine göre kural olarak; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa, sadece babadan %5 oranında yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir. Ancak somut olayda, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda yetiştirme gideri yapılıp yapılmadığı belirsiz olup denetlenememektedir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının çalışıp çalışmadığı araştırıldıktan sonra yukarıda bahsi geçen ilke ve açıklamalar ile somut olayın özelliği gözetilerek küçüğe yapılacak bakım ve yetiştirme giderlerinin bilirkişiden alınacak ek rapor ile belirlenerek hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bu husus kararın bozulmasını gerektirmiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin (13) numaralı fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.