8. Ceza Dairesi 2017/22068 E. , 2018/10046 K. İftira suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21.03.2017 tarihli ve 2016/100221 soruşturma, 2017/15285 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/05/2017 tarihli ve 2017/2191 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, ... kanalında 02.09.2016 tarihin…
**8. Ceza Dairesi 2017/22068 E. , 2018/10046 K.** **"İçtihat Metni"** İftira suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21.03.2017 tarihli ve 2016/100221 soruşturma, 2017/15285 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/05/2017 tarihli ve 2017/2191 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, ... kanalında 02.09.2016 tarihinde yayınlanan "Akıl Oyunu" adlı programa konuk olarak katılan şüphelinin, müştekilere yönelik söylediği sözlere ilişkin olarak yürütülen soruşturma neticesinde, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin programda sarf ettiği sözlerin basının haber verme hakkı ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, konuşmada hakaret içeren bir kelimenin bulunmadığı ve bu nedenle atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, mezkur programda şüphelinin sarf ettiği “....l Büyükşehir Belediye Başkanı,... Büyükşehir Belediye Başkanı ve.... Büyükşehir Belediye Başkanı %99,9 görevinden alınacaklar, hiç arzu etmem ancak bunlar bir süre hapishaneler ile tanışacaklar” şeklindeki sözleri itibarıyla üzerine atılı iftira suçunun yasal unsurlarınının oluşup oluşmadığı, sözlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemede olduğu cihetle, kamu davasının açılması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.10.2017 gün ve 8383 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2017 gün ve KYB/2017-59767 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: İftira suçundan şüpheli ... hakkında yapılan şikayet üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca; dosya içeriği ve mevcut deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; şikayete konu ... de yayınlanan "Akıl Oyunları" programına katılan ...'in programda yaptığı konuşmada hakaret içeren bir kelime bulunmadığı, sert eleştiri niteliğinde olduğu, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, atılı suçların yasal unsurların oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şikayetçi vekilinin karara itirazı üzerine, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 10.05.2017 tarih, 2017/2191 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet Savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. CMK.nun 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Diğer bir deyişle Cumhuriyet Savcısı elde edilen delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu kanaatine varırsa dava açacak, aksi durumda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilecektir. Aksi durumun kabulü her ihbar veya şikayet üzerine Cumhuriyet Savcısının kamu davası açmasını gerektirir ki bu kabul, lekelenmeme hakkıyla bağdaşmayacak ve kanunun ruhuna uygun düşmeyecektir. Somut olayda; şikayetçi vekili, şüphelinin, 02.09.2016 tarihinde ... adlı kanalda Akıl Oyunları adlı programda şikayetçi hakkında söylediği "... Büyükşehir Belediye Başkanı, ... Büyükşehir Belediye Başkanı ve.... Büyükşehir Belediye Başkanı %99,9 görevinden alınacaklar, hiç arzu etmem ancak bunlar bir süre hapishaneler ile tanışacaklar" şeklindeki sözleri nedeniyle müvekkilinin onur, şeref ve saygınlığına saldırıda bulunduğu ve iftira attığından bahisle şikayetçi olmuş ise de; dosya kapsamına uygun gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bahisle bu karara yönelik itirazın reddine karar veren Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.05.2017 tarihli ve 2017/2191 değişik iş sayılı kararı usul ve kanuna uygun bulunmuştur. Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ihbarname içeriği, açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 01.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.