11. Ceza Dairesi 2023/2423 E. , 2024/4569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2022/335 K. SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Beraat KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/194 Esas,
**11. Ceza Dairesi 2023/2423 E. , 2024/4569 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2022/335 K. SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Beraat KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/194 Esas, 2022/335 Karar sayılı kararı ile sanık Musa Sayar hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine, sanık davada kendisini vekaletname verdiği müdafii aracılığıyla savunduğundan, karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri dikkate alınmak suretiyle, lehine 10.250,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilerek, beraat kararı kesinleştiğinde ve talebi halinde bu miktarın Hazineden alınarak sanığa verilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 14.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.04.2023 tarihli ve 2022/27431 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41297 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41297 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, diğer sanık yönünden verilen mahkumiyet kararına karşı istinaf yoluna gidilmesi sebebiyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Ceza Dairesine gönderileceği anlaşıldığından onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede, Her ne kadar sanık hakkında yapılan yargılama sonunda beraatine karar verilip, sanık kendisini bir vekille temsil ettirdiği gerekçesiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanığa verilmesine hükmedilmiş ise de; 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinin, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.”, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının, “..(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.”, 5320 sayılı Kanun'un Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13. maddesinin "Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır." ve Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi'ne istinadan çıkarılan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2022 Yılı Tarifesi'nin 4/ç maddesinin "(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince yapılan hukuki yardımlara yönelik işlemlerde..ç) Ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 1.997 TL.." şeklinde düzenlendiği, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23/09/2021 tarihli ve 2021/7912 esas, 2021/9053 karar sayılı ilamında ise "... beraatine karar verilen sanığa, bir müdafii seçmemesi nedeni ile 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince baro tarafından görevlendirilen müdafiin, ücreti vekaletinin Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin görevlendirilmeleri ile yapılacak ödemelerin usul ve esaslarına ilişkin yönetmeliğin 8. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılandığı gözetilmeden, hukuki dayanaktan yoksun ve kabule göre de belirlenen tarifenin üzerinde yazılı şekilde... karar verilmesinde." şeklinde açıklamalara yer verildiği, Dosya kapsamına göre, sanık Musa Sayar hakkında atılı suçtan yapılan yargılama sırasında sanığın vekaletnameli avukatı olan Avukat Mehmet Tekdemir'in, 13/09/2021 tarihli müdafilik görevinden çekildiğine ilişkin dilekçesini dosyaya sunması üzerine müdafilikten çekilme dilekçesinin sanığa tebliğine karar verildiği, her ne kadar çıkarılan tebligat belirtilen adres bulunamadığından bahisle 02/10/2021 tarihinde iade edilmiş ise de, sanığın 07/01/2022 tarihli dilekçe ile avukat atanmasını talep etmesi üzerine Bursa Baro Başkanlığınca bir vekil tayin edildiği, işbu talep dilekçesi nedeniyle sanığın vekillikten çekilme hususunda bilgisinin olduğu değerlendirildiği gözetildiğinde, sanık hakkında yapılan yargılamada duruşmalara görevlendirilen vekil tarafından takip edildiği, sanığın bu vekile ayrıca bir vekalet verdiğine ilişkin vekaletnameye dosyada rastlanılmadığı ve görevlendirilen zorunlu müdafiiye, ücreti vekaletinin Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılandığı gözetilmeden, yazılı şekilde fazla vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un müdafiin görevlendirilmesi başlıklı 150 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının; "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 13 üncü maddesinde; "(1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödenir. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır. (2) Bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." denilmektedir. 3. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması başlıklı 168 inci maddesinde; "Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle: 16/6/2009-5904/35 md.) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir. Bu tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu tarife, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı fıkrası hükümleri kıyasen uygulanır. Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." hükümleri yer almaktadır. 4. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası; "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklinde düzenlenmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık Musa Sayar tarafından verilen 08.07.2020 tarihli vekaletname ile müdafi tayin edilen Av. Mehmet Tekdemir'in, 13.09.2021 tarihli dilekçesi ile istifa etmesini müteakip, sanığın 07.01.2022 tarihli dilekçesi ile kendisine avukat atanmasını talep ettiği ve barodan atanan müdafi Av. Necati Sezer'in duruşmaları takip ederek ücretinin Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik uyarınca ödendiği gözetilmeden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.250,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/194 Esas, 2022/335 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Sanık Musa Sayar'ın beraatine ilişkin hüküm fıkrasından vekalet ücretine dair bölümün çıkartılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde karar verildi.