10. Hukuk Dairesi 2014/18436 E. , 2014/23347 K. "" Mahkemesi :Milas 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Tarihi :26.02.2013 No :2010/30-2013/88 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan A.. E..D.., Kaltun Mad. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri ile M.. U.. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlen…
**10. Hukuk Dairesi 2014/18436 E. , 2014/23347 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Milas 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Tarihi :26.02.2013 No :2010/30-2013/88 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan A.. E..D.., Kaltun Mad. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri ile M.. U.. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dava; 10.03.2002 tarihli iş kazasında ölen sigortalı M.. G.. hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir. Anılan maddede düzenlenmiş bulunan rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusurlu olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığı sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeniyle daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza dosyaları varsa, bu dosyalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir Somut olayda, kırıcıdan çıkan kırılmış cevheri stok sahasına taşıyan konveyör bant ile tambur arasına cevher girmesi ile duran bandın, cevherin manivela ile çıkarılmasından sonra Y.. D.. tarafından taşıyıcı sistemin çalıştırılması ile sigortalının kolunun bant ile tambur arasına sıkışması şeklinde gerçekleşen iş kazasında sigortalının vefat ettiği, olay nedeniyle açılan ve zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilen Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/68 E., sayılı ceza davasında; işletme sorumlusu A.. E.. D..’in 2/8, tesis müdürü M.. U..’ın 1/8, Y.. D..’ın 2/8, sigortalının 3/8; ölen sigortalının hak sahipleri tarafından açılan ve kesinleşmediği anlaşılan Milas 1 As. (İş) Mahkemesi’nin 2004/96 E., 2012/639 K. sayılı tazminat davasında; işveren şirketin %40, A.. E.. D..’in %5, M.. U..’ın %10, Y.. D..’ın %5, sigortalının %4;, iş bu davanın yargılaması aşamasında alınan kusur raporunda işverenin %25, sigortalının %75 oranında kusurlu bulunduğu, Mahkemece; tazminat davasında alının kusur raporunun esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.