4. Hukuk Dairesi 2010/9975 E. , 2011/13275 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/01/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor il…
**4. Hukuk Dairesi 2010/9975 E. , 2011/13275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 18/01/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı köy muhtarlığı, eski köy muhtarı olan davalının, muhtar olduğu dönemde köy tüzel kişiliği adına, dava dışı bir çiftçi hakkında icra takibi başlattığını, icra takibi sırasında takip borçlusu çiftçinin traktörünün haciz edildiğini, takip borçlusu çiftçinin, haciz edilen traktörünün satışına engel olmak için icra tehdidi altında takip konusu edilen miktarı icra dosyasına ödedikten sonra köy tüzel kişiliği aleyhine bu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti için dava açtığını, mahkemece takip borçlusunun, köy tüzel kişiliğine borcunun olmadığının belirlenerek menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine dava dışı bu kişi tarafından haksız icra takibi ve haksız haciz nedenine dayanılarak uğradığı zararın ödetilmesi için köy tüzel kişiliği aleyhine tazminat davası açıldığını, mahkemece, tazminat davasının yargılaması sonucunda köy tüzel kişiliği aleyhine tazminata karar verildiğini, bu kararın da onanarak kesinleştiğini ve bu mahkeme kararına dayanılarak köy tüzel kişiliği aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, mahkeme kararı gereğince hükmedilen tazminatın köy bütçesinden icra dosyasına ödendiğini, kesinleşen mahkeme kararlarına göre davalı tarafından köy tüzel kişiliği adına yapılan icra takibinin ve bu icra takibi sırasında uygulanan haciz işleminin haksız olduğunun anlaşıldığını, davalının, köy muhtarı olduğu dönemde kusurlu eylemleri ile köy bütçesinin icra dosyasına ödenen tazminat kadar zarara uğramasına neden olduğunu belirterek uğradığı zararın davalıdan rucu yolu ile alınmasını istemiştir. Yerel mahkemece, “…eski köy muhtarı olan davalının kamu görevlisi olması ve kamu görevini yerine getirirken oluşan zararlardan da sorumlu tutulamayacağı…” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.