Ceza Genel Kurulu 2006/16HD E., 2006/127 K. Ceza Genel Kurulu 2006/16HD E., 2006/127 K. - DİSİPLİN HAPSİ - TAZYİK HAPSİ - YASA YOLU- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 346 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 353 ] "" Ödeme şartını ihlal etmekten sanığın beraatına ilişkin (Beyoğlu Birinci icra Ceza Mahkemesince verilen 30.06.2005 gün ve 3106/450 sayılı karar, şikâyetçi vekilince 07.07.2005 tarihinde temyiz edilmekle, temyiz istemi karar mahkemesince itiraz olarak, itira…
Ceza Genel Kurulu 2006/16HD E., 2006/127 K. **Ceza Genel Kurulu 2006/16HD E., 2006/127 K.** **- DİSİPLİN HAPSİ - TAZYİK HAPSİ - YASA YOLU**- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 346 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 353 ] **"İçtihat Metni"** Ödeme şartını ihlal etmekten sanığın beraatına ilişkin (Beyoğlu Birinci icra Ceza Mahkemesince verilen 30.06.2005 gün ve 3106/450 sayılı karar, şikâyetçi vekilince 07.07.2005 tarihinde temyiz edilmekle, temyiz istemi karar mahkemesince itiraz olarak, itiraz mercii olan Beyoğlu Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesince ise; verilen beraat kararının hüküm niteliğinde ve dolayı sıyla temyize tabi olduğu gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Temyiz mercii olarak dosyayı inceleyen Yargıtay Onalttncı Hukuk Dairesince de, 01.03.2006 gün ve 12557/1330 sayı ile; verilen kararın llY.nın 366. maddesi uyarınca onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığınca 07.04.2006 gün ve 162977 sayı ile; "Beyoğlu Birinci İcra Ceza Mahkemesinin 30.06.2005 gün ve 2004/3106 Esas, 2005/450 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, sanık aleyhine Beyoğlu Beşinci İcra Müdürlüğünün 2004/2754 esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğu, borçlu sanığın 29.04.2004 tarihli haciz işlemi sırasında ödeme taahhüdünde bulunduğu ancak taahhüdüne uymadığı, bu nedenle cezalandırması için süresinde dilekçe ile başvurulduğu, şirket yetkililerinin müşterek imza ile işlem yapabileceği, ancak taahhüdün tek yetkili tarafından yapılmış olması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesi ile sanığın beraatına karar verildiği, müşteki vekili tarafından 07.07.2006 günü temyiz isteminde bulunulduğu, söz konusu talep mahkemesince itiraz dilekçesi olarak kabul edilip dosyanın ilgili Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ancak Beyoğlu Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesince, temyize tabi kabul edilen hükmün mahkemesine iade edildiği ve mahkemesince gönderilen dosyada Yüksek Yargıtay Onaltıncı Hukuk Dairesince onama karan verildiği anlaşılmıştır. 765 sayılı TCK.nun 1. maddesinin 2. fıkrasında, "suçlar cürüm ve kabahattir" denmesine rağmen, 5237 sayılı TCK.da bu ayrıma son verilerek tüm suçlar cürüm olarak kabul edilmiş ve aynı Kanunun 45. maddesinde, suç karşılığında uygulanacak yaptırımlar hapis ve adli para cezası olarak belirlenmiştir. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5349 sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 7. maddesi ile Kanunlarda hafif hapis ve hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür. Aynı tarihte yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 2. maddesinde "Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır" denmek suretiyle kabahatlerin tanımı yapılmıştır. Kanunun 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibaret olduğu belirtilmiştir.