Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3973 E. , 2024/3128 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3973 Karar No : 2024/3128 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında uzman tabip olarak görev yapmakta iken 24/09/2007 tarihinde istifa eden, daha sonra 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3973 E. , 2024/3128 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3973 Karar No : 2024/3128 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında uzman tabip olarak görev yapmakta iken 24/09/2007 tarihinde istifa eden, daha sonra 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olarak özel sektörde görev yapan ve hizmet birleştirmesi yoluyla 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında 01/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı almaya başlayan davacı tarafından; 1. 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olarak çalışmakta iken birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekliye ayrılanların, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemeden yararlanamayacağına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısının ilgili kısımlarının Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden bahisle, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesi uyarınca ilave ödemeden yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun, bu Kanun kapsamında emekli aylığı almaması nedeniyle söz konusu ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin (dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında sehven "... tarih ve ... sayılı işlemin" yazılmıştır), 2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısının "A- İlave Ödemeden Yararlanacak Olanlar" bölümünün 1. paragrafının 3. bendindeki "görev yapmaksızın" ibaresinin ve "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 6. bendinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 5434 sayılı Kanun kapsamında uzman tabip olarak görev yapmakta iken görevinden ayrıldığı ve daha sonra özel sektörde çalıştıktan sonra, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olarak yaşlılık aylığı almakta olduğu; 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle emekli aylığı almakta olan tabiplere ve uzman tabiplere ilave ödeme yapılmasının öngörüldüğü; söz konusu maddede, ilave ödeme yapılabilmesi için, "Emekli Sandığı Kanununa göre tabip veya uzman tabip kadrosu esas alınarak emekli aylığı bağlanması" ve "emekli aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmemesi" koşuluna yer verildiği; bunun dışında, başkaca bir şart aranmadığı; söz konusu şartları taşıdığı halde, ilave ödemeden yararlandırılmadığı; davalı idarenin Genel Yazısı'yla ilave ödeme yapılabilmesi için, kanunda belirtilen şartlara ilave olarak yeni koşulların öngörüldüğü; kanunlarla getirilen bir kuralın, genel düzenleyici işlemlerle bertaraf edilmesinin mümkün olmadığı; buna göre Genel Yazı'nın dava konusu edilen kısımlarının, üst hukuk normu olan 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesine aykırılık oluşturduğundan bahisle, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle, emekli tabip ve uzman tabiplere belli koşullar altında emekli aylıklarıyla birlikte "ilave ödeme" yapılmasının kurala bağlandığı; söz konusu maddeyle "son statüleri kamu görevlisi olması şartıyla" 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 5434 sayılı Kanun'a göre emekli aylığı bağlananlara "ilave ödeme" yapılmasının mümkün olduğu; buna karşın, tabip veya uzman tabip olarak görev yapmakta iken herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılanlardan, özel sektörde çalıştıktan sonra 2829 sayılı Kanun'a göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 5434 sayılı Kanun'a göre emekli aylığı bağlananlara ise "ilave ödeme" yapılmasına olanak bulunmadığı; bununla birlikte, Genel Yazının işbu davaya da konu olan kısımlarının Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 5434 sayılı Kanun'a göre emekli aylığı almakta olan tabiplerin ilave ödemeden yararlandırıldığı; söz konusu düzenlemenin 5434 sayılı Kanun'a göre emekli aylığı almakta olanlara yönelik olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yaşlılık aylığı almakta olan davacının, ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemenin, bu Kanun'a göre (Emekli Sandığından) emekli aylığı almakta olan tabiplere yönelik olduğu; açık bir yasal düzenleme olmaksızın, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) veya (b) bentlerine göre (SSK veya Bağ-Kur'dan) yaşlılık aylığı almakta olanların ise söz konusu ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün olmadığı; buna göre 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı almadığı (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesine göre yaşlılık aylığı aldığı) açık olan davacının ilave ödemeden yararlandırılmasına olanak bulunmadığı; ayrıca Genel Yazının dava konusu edilen kısımlarının 5434 sayılı Kanun'a göre emekli aylığı alan tabiplerin ilave ödemeden yararlanma koşullarına ilişkin olduğu, 5510 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı alan tabiplere yönelik herhangi bir düzenleme içermediği sonucuna ulaşıldığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI :... DÜŞÜNCESİ : Dava, Devlet Hastanesinde uzman tabip kadrosunda görev yapmakta iken 24/09/2007 tarihinde istifa eden ve sonra 506 sayılı SSK'na (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesine) göre çalıştıktan sonra 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirmesi yapılarak, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'unun 4/1-a maddesi uyarınca 01/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı almaya başlayan davacı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olarak çalışmakta iken birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekliye ayrılanların, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemeden yararlanamayacağına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısının ilgili kısımlarının Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden bahisle, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesi uyarınca ilave ödemeden yararlandırılması yolunda yapılan başvurunun, bu Kanun kapsamında emekli aylığı almaması nedeniyle söz konusu ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısının "A-İlave Ödemeden Yararlanacak Olanlar" bölümünün 1. paragrafının 3. bendindeki "görev yapmaksızın" ibaresinin ve "B-İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 6. bendinin iptali istemiyle açılmıştır. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 26/07/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanun'la eklenen, Ek 84. maddesiyle, bu Kanun'a göre tabip kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olan tabiplere ve uzman tabiplere, emekli aylıklarıyla birlikte "ilave ödeme" yapılacağı belirtilmiş ve bu düzenlemenin de 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe konulması öngörülmüştür. 5502 sayılı Kanun'la Sosyal Güvenlik Kurumu kurularak Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur tek çatı altında birleştirilmiş, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe konulan 31/05/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler tek bir kanunda toplanmış, bu Yasanın 106. maddesiyle 2829 sayılı Kanun 01/10/2008 tarihinde yürürlükten kaldırılmış, ancak geçici 1 ve geçici 4. maddelerinde, 01/10/2008 tarihinden önce Emekli Sandığı iştirakçisi hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı ve bunların aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması gibi konularda 5434 sayılı Kanun'un uygulanacağı, ayrıca 2829 sayılı Kanun'un da dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'la; mülga Emekli Sandığı, Bağ-Kur Sosyal Sigortalar Kurumu gibi farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmeti bulunanların, bu kurumlardaki birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde, hizmet süresi fazla olan kurum tarafından, yine bu kurumun mevzuatına göre aylık bağlanması öngörülmüş, bağlanacak aylıkların ödenmesinde de aylığı bağlayan kurum mevzuatının uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında Devlet Hastanesinde uzman tabip olarak görev yapmakta iken 24/09/2007 tarihinde istifa eden, daha sonra 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olarak özel sektörde görev yapan ve hizmet birleştirmesi yoluyla 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında 01/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı (5434 sayılı Yasa kapsamında emekli aylığı bağlanmayan) almaya başlayan davacı tarafından; 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olarak çalışmakta iken birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekliye ayrılanların, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemeden yararlanamayacağına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısının ilgili kısımlarının Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden bahisle, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesi uyarınca ilave ödemeden yararlandırılması yolunda 23/05/2022 tarihinde yapılan başvurunun, bu Kanun kapsamında emekli aylığı almaması nedeniyle söz konusu ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere göre farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetlerinin birleştirilmesi sırasında son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde, Emekli Sandığına tabi hizmeti fazla olanlara, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre aylık bağlanması ve aylıkların ödenmesinde de yine bu Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu hükümden hareketle tabip ve uzman tabiplere 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesi uyarınca ilave ödemenin yapılabilmesi için, "bu Kanuna göre tabip kadrosu esas alınarak emekli aylığı bağlanması" şartının aranması gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle emekli tabip ve uzman tabiplere belli koşullar altında emekli aylıklarıyla birlikte "ilave ödeme" yapılması kurala bağlanmış ve dava konusu Genel Yazıyla da, söz konusu ödemenin, kimlere ödenip ödenemeyeceği hususunda açıklamaların getirildiği anlaşılmış, ancak bu Yazının ilgili kısımlarının, Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlananların, ilave ödemeden yararlandırıldığı, buna göre, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesindeki ilave ödemenin, 5434 sayılı Kanun'a göre emekli aylığı bağlananlara yönelik olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi uyarınca yaşlılık aylığı alanlara yönelik herhangi bir hükmün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacıya 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanun'u ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'una tabi hizmetlerinin 2829 sayılı Kanun uyarınca birleştirilmesi suretiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'unun 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığının bağlanmış olduğunun anlaşılması karşısında, 5434 sayılı Yasa kapsamında emekli aylığı bağlanmadığından bahisle davacının anılan Kanun'un Ek 84. maddesinde belirtilen ilave ödemeden yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu işlem ve düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacı, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında uzman tabip olarak görev yapmakta iken 24/09/2007 tarihinde istifa etmiş, daha sonra 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi (SSK'lı) olarak özel sektörde çalışmış ve hizmet birleştirmesi yoluyla 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında 01/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı almaya başlamıştır. Öte yandan, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 26/07/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanun'la eklenen, Ek 84. maddesiyle, 5434 sayılı Kanun'a göre tabip kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olan tabip ve diş tabiplerine, emekli aylıklarıyla birlikte "ilave ödeme" yapılması ve bu düzenlemenin de 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe konulması öngörülmüştür. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının dava konusu ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nda da, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde düzenlenen ilave ödemeden "yararlanacak olanlar" ve "yararlanamayacak olanlar" ayrı ayrı belirlenmiştir. Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla; 5434 sayılı Kanun'a tabi kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan, bu görevinden ayrılarak özel sektörde 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olarak çalışmaya devam etmekte iken birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tabip kadrosu esas alınarak emekli aylığı bağlananların; 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemeden yararlandırılmamasını öngören söz konusu Genel Yazı'nın "A- İlave Ödemeden Yararlanacak Olanlar" bölümünün 1. paragrafının 3. bendindeki "görev yapmaksızın" ibaresinin ve "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 6. bendinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. (İşbu dava açıldıktan sonra da, Danıştay Onikinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2019/1585, K:2022/3648 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2023 tarih ve E:2023/829, K:2023/1974 sayılı kararıyla onanmıştır.) Davacı, 23/05/2022 tarihli dilekçeyle; 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olarak çalışmakta iken birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekliye ayrılanların, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemeden yararlanamayacağına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısının ilgili kısımlarının Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden bahisle, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesi uyarınca ilave ödemeden yararlandırılması talebiyle davalı idareye başvurmuştur. Söz konusu başvuru, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle; 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı almaması nedeniyle ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasının usul ve esaslarının düzenlenmesi olduğu belirtildikten sonra, 8. maddesinde; "Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir....", 10. maddesinde; "Bu Kanun uyarınca bağlanacak aylıkların ödenmesinde ve kesilmesinde, aylığı bağlayan kurum mevzuatındaki esaslar uygulanır." hükümlerine yer verilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesiyle, 2829 sayılı Kanun'un 01/10/2008 tarihinde yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, ... 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir."; Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. ..." ve beşinci fıkrasında, "Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. ..." hükümleri yer almıştır. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 26/07/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle eklenen ve karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Ek 84. maddesinde; "Değişik: 16/6/2022-7411/2 md.) Bu Kanuna göre tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabiplerinden ilgili mevzuatına göre uzman olanlara (26.000) gösterge rakamının, uzman olmayanlara (20.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay emekli aylıklarıyla birlikte ilave ödeme yapılır. Birinci fıkra kapsamında yapılacak ödeme, ölenlerin mülga 67 nci maddede belirtilen aylığa müstahak dul ve yetimlerine mülga 68 inci maddede belirtilen oranlar üzerinden ödenir. Bu madde kapsamında yapılacak ilave ödeme tutarları, ödemeyi izleyen iki ay içinde faturası karşılığında Hazineden tahsil edilir. Bu madde uyarınca verilecek ilave ödeme, 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca yapılacak ek ödemenin matrahına dâhil edilmez. Bu madde kapsamında ilave ödemeden yararlanacaklardan, sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışanlar dâhil herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışanların ilave ödemeleri, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren kesilir. Bu ödemeden yararlanma şartlarını kaybedenler en geç bir ay içinde durumu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdürler. Zamanında bildirimde bulunmayanlara yapılan ödemeler kanuni faiziyle birlikte geri alınır. Bu fıkra uyarınca ilave ödemeleri kesilenlerin, çalışmalarının sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek ilave ödemeleri, çalışmalarının sona erdiği tarihi takip eden ay başından itibaren yeniden ödenmeye başlanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için geçmişe dönük herhangi bir ödeme yapılmaz. (Ek fıkra: 16/6/2022-7411/2 md.) Yukarıdaki hükümler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar ile hak sahipleri hakkında ilgisine göre uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Anılan maddenin gerekçesinde; "Tabip ve diş hekimi emeklilerinin emekli aylıkları, aldıkları eğitimlerle ve yürüttükleri hizmetle mütenasip olmaktan çok uzaktır ve muadillerinin çok gerisindedir. Örneğin, öğretim üyesi, hâkim, subay gibi meslek mensuplarının emekli aylıklarının yaklaşık yarısı kadar emekli aylığı almaktadırlar. Bu sebeplerle tabip ve diş hekimi emeklilerine, emekli aylıklarına ilaveten ek bir ödeme yapılması öngörülmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir. Öte yandan, 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle yapılan değişikliğe ilişkin düzenlemenin gerekçesinde de, "5434 sayılı Kanuna göre tabip ve diş hekimi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabipleri ile bunlardan ilgili mevzuatına göre uzman olanların emeklilik maaşlarında iyileştirme yapılmaktadır. Söz konusu ödemenin 2008 Ekim ayı başından sonra ilk defa 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamında sigortalı sayılan tabip ve diş tabiplerinin de yararlandırılması amaçlanmıştır." ibarelerine yer verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının dava konusu olan ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nın “A-İlave Ödemeden Yararlanacak Olanlar” bölümünün 1. paragrafının 2. ve 3. bentlerinde, "Hizmet sınıfı veya tabi olunan personel kanunu veyahut görev yapılan kurum ve kuruluş ayrımı yapılmaksızın, kamu kurum ve kuruluşlarında tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlananlar ile bunların aylık bağlanan dul ve yetimlerinden; ... - Son statüleri kamu görevlisi olmaları şartıyla mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden Kamu Görevlisi statüsünde emekli aylığı bağlananlar, - Tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken, herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan ve açıkta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve/veya 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara tabi olarak görev yapmaksızın, emeklilik talebinde bulunanlar, ... İlave ödemeden yararlandırılacaktır.”; “B-İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar” bölümünün 6. bendinde, “-Tabip ve diş tabibi kadro ve pozisyonlarında görev yapmakta iken, herhangi bir nedenle bu görevlerinden ayrılan ve açıkta iken 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve/veya 506 sayılı Kanunun geçici 29 ncu maddesi kapsamındaki sandıklara tabi olarak görev yaptıktan sonra, mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerinin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri esas alınarak emekli aylığı bağlananlar ile bunların aylık bağlanan dul ve yetimleri, ... İlave ödemeden yararlandırılmayacaktır.” şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Uyuşmazlık, Emekli Sandığına tabi tabip veya uzman tabip olarak görev yapmakta iken, bu görevlerinden ayrılarak özel sektörde (SSK'lı olarak) çalışmış olanlardan; birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlananların, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 84. maddesinde öngörülen ilave ödemeden yararlandırılıp yararlandırılamayacağından kaynaklanmaktadır. Ülkemizde sosyal güvenlik kurumlarının (Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur) tek çatı altında birleştirilmesi amacıyla 16/05/2006 tarih ve 5502 sayılı Kanun'la Sosyal Güvenlik Kurumu kurulmuş; sosyal güvenlikle ilgili düzenlemelerin tek bir kanunla bir araya getirilerek norm ve standart birliğinin sağlanması suretiyle, sosyal güvenlik reformunun gerçekleştirilmesi amacıyla da, 31/05/2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe konulmuştur. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1. ve Geçici 4. maddeleriyle, 01/10/2008 tarihinden önce Emekli Sandığı iştirakçisi olanlar hakkında, bu Kanun'la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı ve bunların aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması gibi konularda 5434 sayılı Kanun'un uygulanacağı, ayrıca 2829 sayılı Kanun'un da dikkate alınacağı belirtilmiştir. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'la, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına (mülga Emekli Sandığı, Bağ-Kur, Sosyal Sigortalar Kurumu gibi) tabi hizmeti bulunanların, bu hizmetlerinin birleştirilmesi suretiyle, ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması amaçlanmıştır. Aynı Kanun'un 8. maddesiyle, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde, hizmet süresi fazla olan kurum tarafından, yine bu kurumun mevzuatına göre aylık bağlanması öngörülmüş; 10. maddesiyle de, bağlanacak aylıkların ödenmesinde, aylığı bağlayan kurum mevzuatının uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetlerinin birleştirilmesi sırasında son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde, Emekli Sandığına tabi hizmeti fazla olanlara, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre aylık bağlanması ve aylıkların ödenmesinde de yine bu Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği; öte yandan, daha önce Emekli Sandığına tabi hizmeti olmakla birlikte, son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde, Sosyal Sigortalar Kanunu'na (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesine) tabi hizmeti fazla olanlara ise 5434 sayılı Kanun kapsamında "emekli aylığı" yerine 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre "yaşlılık aylığı" bağlanması gerektiği açıktır. Öte yandan, tabiplerin emekli aylıklarının iyileştirilmesi amacıyla, bu aylıklara ilaveten ek bir ödeme yapılmasını öngören 5434 sayılı Kanun'un, 26/07/2018 tarih ve 7146 sayılı Kanun'la eklenen, Ek 84. maddesi 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe konulmuş; 16/06/2022 tarih ve 7411 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle de Ek 84. maddede birtakım değişiklikler yapılmıştır. Anılan maddeyle, ilave ödeme yapılabilmesi; "5434 sayılı Kanun'a göre veya (7411 sayılı Kanun'la 2022 yılında yapılan değişiklikle) 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesine göre tabip kadro ve pozisyonları esas alınarak aylık bağlanmış olması" ve "bu tabiplerin makam tazminatından yararlanmıyor olması" koşuluna bağlanmıştır. Görüldüğü üzere, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde, sadece "5434 sayılı Kanun'a göre veya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesine göre tabip kadro ve pozisyonları esas alınarak aylık bağlanmış olması öngörülmüş olup; 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a (SSK) ve 4/1-b (Bağ-Kur) maddelerine göre aylık bağlanmış olanlara, ilave ödemenin yapılmasına yönelik bir düzenleme getirilmemiştir. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının dava konusu 20/12/2018 tarih ve 17442701 sayılı Genel Yazısı'nda da, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesinde düzenlenen ilave ödemeden "yararlanacak olanlar" ve "yararlanamayacak olanlar" ayrı ayrı belirlenmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; ülkemizde çalışanların emeklilik statülerinin, başta 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu olmak üzere çeşitli kanunlarda ayrı ayrı düzenlendiği; dolayısıyla çalışanların, emeklilik hakları yönünden farklı mevzuat ve kurallara tabi olduğu, emekli aylıklarının da tabi oldukları bu kanunlara göre belirlendiği; buna göre, 5434 T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nda yer alan ödemelerden (ilave ödeme dahil) aksine bir yasal düzenleme olmadıkça, sadece bu Kanun'a göre emekli aylığı alanların yararlanabileceği; diğer kanun hükümlerine göre aylık alanların ise yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, 5434 sayılı Kanun'un Ek 84. maddesiyle getirilen ilave ödemenin, bu Kanun (Emekli Sandığı) ve 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında emekli aylığı almakta olan tabiplere yönelik olduğu; açık bir yasal düzenleme olmaksızın, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a ve 4/1-b maddeleri (SSK veya Bağ-Kur) uyarınca yaşlılık aylığı almakta olanların ise söz konusu ilave ödemeden yararlandırılmalarının yasal olarak mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nın dava konusu edilen kısımlarının, 5434 sayılı Kanun'a veya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesine göre emekli aylığı alan tabiplerin ilave ödemeden yararlanma koşullarına ilişkin olduğu, söz konusu Genel Yazı'da, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a ve 4/1-b maddelerine göre (SSK veya Bağ-Kur'dan) yaşlılık aylığı alan tabiplere yönelik herhangi bir düzenleme içermediği; buna göre, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamında emekli aylığı almadığı (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesine göre yaşlılık aylığı aldığı) açık olan davacının ilave ödemeden yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerekmektedir. Öte yandan, her ne kadar Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2019/1585 sayılı kararıyla; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının dava konusu ... tarih ve ... sayılı Genel Yazısı'nın "A- İlave Ödemeden Yararlanacak Olanlar" bölümünün 1. paragrafının 3. bendindeki "görev yapmaksızın" ibaresinin ve "B- İlave Ödemeden Yararlanamayacak Olanlar" bölümünün 6. bendinin yürütmenin durdurulmasına (daha sonra iptaline) karar verilmiş ise de; söz konusu kararın, 5434 sayılı Kanun kapsamında Emekli Sandığından emekli aylığı alanlara yönelik olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesine göre yaşlılık alanları kapsamadığı da açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ... -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.