7. Ceza Dairesi 2021/3132 E. , 2024/5348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/257 E., 2016/570 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının
**7. Ceza Dairesi 2021/3132 E. , 2024/5348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/257 E., 2016/570 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanığın cezalandırılmasına, nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk görevlileri tarafından 14.01.2016 tarihinde hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... isimli şahsın kamyonu ile Silopi ve Cizre'den kaçak mazot getirerek satışını yaptığı yönündeki ihbar nedeniyle, gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle 18.01.2016 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama kararına istinaden yapılan aramada evin bahçesinde odunluk olarak kullanılan bölgenin yan tarafında ... renkli su tankı (römorku) içerisinde 440 kg kaçak akaryakıt ve akaryakıt aktarımında kullanılan ve ucunda 7-8 metre uzunluğunda elektrikli mazot pompası ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında suça konu akaryakıtın kendisine ait olduğunu, kardeşine ait kamyonla şehir dışına nakliyecilik için gittiğini, akaryakıtı Diyarbakır'dan satın aldığını, ancak deposu delinince bir arkadaşından aldığı tankere boşalttığını, üzerine de 10 numara yağ eklediğini, ele geçen akaryakıtın ticaretini yapmadığını, kendi kullanım miktarı kadar olduğunu beyan etmiştir. ... Üniversitesi Petrol Analiz Laboratuvarı'nın analiz raporuna göre inceleme için gönderilen numunenin ham petrolün atmosferik damıtılması sonucu kaynama aralığı 107,4 -388,4 C olan organik sıvı karışımı olduğu ve dizel motorlarda enerji üretmek için kullanılabileceği belirtilmiştir. Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ... plaka sayılı araçla ilgili temyiz talebinin incelenmesinde, söz konusu araçta suç unsuru bulunmaması nedeniyle el konulmadığı ve iddianame ile müsaderesi talep edilmediği gibi mahkeme tarafından da bu hususta bir karar verilmediği anlaşıldığından, söz konusu araçla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır. Müsaderesi talep edilen römork, akaryakıt ve mazot pompası hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "18.01.2016" yerine "23.06.2016" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde sanığın kardeşi ... hakkında 14.01.2016 tarihinde kaçak akaryakıt satışı yaptığına dair ihbar üzerine olaydan 4 gün sonra Cumhuriyet Başsavcılığından, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama kararının ihbarın üzerinden geçen zaman gözetildiğinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında değerlendirilemeyeceğinden usul ve kanuna aykırı olduğu ve Anayasamızın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, suçlamayı kabul etmeyen sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesinde netice itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suçtan zarar gören vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.