Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1408 E. , 2024/2579 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1408 Karar No : 2024/2579 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Tasfiye Halinde ...Paslanmaz Demir İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Daire…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1408 E. , 2024/2579 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1408 Karar No : 2024/2579 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Tasfiye Halinde ...Paslanmaz Demir İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 ve 2017 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ...takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin, 2017 yılının Ocak-Mart dönemine ait geçici vergi ile bu vergi üzerinden hesaplanan gecikme zammına ilişkin kısmında hukuka uyarlık, diğer kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emri, 2017 yılının Ocak-Mart dönemine ait geçici vergi ile bu vergi üzerinden hesaplanana gecikme zammına ilişkin kısmı yönünden iptal edilmiş, diğer kısımları yönünden ise dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emrinin, 2016 yılının Ekim-Aralık ve 2017 yılının Ocak-Mart dönemlerine ait geçici vergi ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımlarının tekerrür uygulamasına esas alınan cezaya isabet eden bölümüne ilişkin kısmında hukuka uyarlık, diğer kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvuruları kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emri, 2016 yılının Ekim-Aralık ve 2017 yılının Ocak-Mart dönemlerine ait geçici vergi ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımlarının tekerrür uygulamasına esas alınan cezaya isabet eden bölümüne ilişkin kısmı yönünden iptal edilmiş, diğer kısımları yönünden ise dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dava dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin, ticaret sicil kaydının silindiği hususunun 03/03/2021 tarih ve 10279 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği, 14. maddesinin 6. fıkrasında ise, davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 26. maddesinin 1. fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca yargılama işlemlerinde bulunabilmek için, öncelikle hak ehliyetine sahip olmak gereklidir. Şirketler için söz konusu ehliyet tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihten kaybedildiği tarihe kadar mevcut olan bir niteliktir. Başka anlatımla; bir şirketin hak sahibi olması, borçlu kılınabilmesi ve temsili, ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile tüzel kişiliğinin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklı bulunmaktadır. Şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmekle sona ereceğinden ve tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulacağından, tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinen şirketin yargı mercileri önünde temsil edilebileceğinden söz etmek mümkün değildir. Bu durumda, davacı şirketin Vergi Dava Dairesi kararından önce ticaret sicilinden kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 03/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.