10. Hukuk Dairesi 2024/7816 E. , 2024/8597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/552 E., 2018/150 K. KARAR : Direnme Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkeme tarafından özel daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalılar vekili tar
**10. Hukuk Dairesi 2024/7816 E. , 2024/8597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/552 E., 2018/150 K. KARAR : Direnme Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkeme tarafından özel daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonucunda direnme uygun bulunduğundan davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 18.03.2005 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, 18.03.2005 tarihinden itibaren çalışmasının Kurum'a bildirildiğini, 12.08.2005 tarihinde iş kazası geçirerek gözünden yaralandığını, Kurum tarafından sürekli iş göremezlik derecesinin %38,2 olarak belirlendiğini ve aylık bağlandığını, müvekkili tarafından iş kazasının tespiti amacıyla açılan davanın konusuz kaldığını, verilen kararın temyiz incelemesinde olduğunu, kaza nedeniyle sol gözünü tamamen kaybettiğinden davacının iş bulmakta zorlandığını ve uzun süre işsiz kaldığını, göz kaybı nedeniyle yüzünde değişiklikler olduğunu, büyük sıkıntılar yaşadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat talebini 54.181,15 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ...’ye ait tavuk çiftliğinde kısa bir süre çalıştığını, davacının kendi kusuru ve iş dışı hayatıyla ilgili gerçekleşen olayın iş kazası olduğunu ileri sürmesinin iyiniyetli olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI A. Mahkeme Kararı Afyonkarahisar İş Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2013/580 Esas, 2015/531 Karar sayılı kararı ile iş kazasının meydana gelmesinde davacının %20, davalının ise %80 oranında kusurlu olduğu, bilirkişi hesap raporunda davacının maddi zararı 110.665,02 TL hesaplanmış ise de taleple bağlı kalınarak 54.181,15 TL maddi tazminat ile kaza tarihi, davacının kusur ve maluliyet oranı, duyulan acı ve ızdırabın derecesi, davacının ekonomik ve sosyal durumu, ekonomik koşullar gözetildiğinde 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 54.181,15 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davalılar vekilli tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 18.09.2017 tarihli ve 2016/2523 Esas, 2017/6491 Karar sayılı kararı ile; "...dosyadaki evraka göre iş kazasının 12.08.2005 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafın 30.11.2015 günlü ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırdığı, davalı vekilinin 03.12.2015 tarihinde ıslah dilekçesini tebellüğ ettiği ve akabinde 07 Aralık 2015 havale tarihli dilekçesi ile ıslah talebine karşı zamanaşımı def'ine dayandığı anlaşılmaktadır. Bu tür davalarda gerek yürürlükten kalkan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesi ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi gereğince uygulanması gereken zamanaşımı süresi 10 yıldır. Hal böyle olunca, davalının usule uygun zamanaşımı def'i kapsamında, ıslah ile artırılan kısmı yönünden talebin reddedilmesi gerekirken, maddi tazminat talebinin tümüyle kabul edilmesi hatalıdır. ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B.Mahkemece Verilen Direnme Kararı Afyonkarahisar İş Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli ve 2017/552 Esas, 2018/150 Karar sayılı kararı ile; Kurum tarafından iş göremezlik raporunun kazadan yaklaşık 6 yıl geçtikten sonra düzenlendiği, haksız fiilin unsurlarından olan zararın tespitinde sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinin önem taşıdığı, sürekli iş göremezlik oranının %38,2 olarak tespitine ilişkin Kurum işleminin zamanaşımının başlangıcı yönünden önem arz ettiği, ayrıca iş kazasının tespitinin iş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında ön koşul olduğu, davacının zamanaşımını kesmek amacıyla iş kazası tespiti istemiyle ayrı bir dava da açtığı gözetildiğinde eldeki davanın zamanaşımına uğradığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. C.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.05.2024 tarih ve 2018/(21)10-907 esas ve 2024/271 karar sayılı ilamında özetle; "... davacının 12.08.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle maluliyet oranı ilk kez Kurum tarafından 12.06.2011 tarihinde iş göremezlik derecesinin %38,2 olarak tespit edildiği, öte yandan davacı tarafından 14.06.2011 tarihinde iş kazasının ve iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespiti istemiyle açılan davada Mahkemece davalı Kurum yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan, davalı şirket yönünden husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 14.08.2014 tarihinde kesinleştiği gözetildiğinde zararın kapsamı yani zararlandırıcı olayın değil bedensel zararın niteliği ve unsurlarının öğrenildiği tarih dikkate alındığında ıslah dilekçesi ile talep edilen maddi tazminatın zamanaşımına uğradığından söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle direnme kararı yerindedir. Ne var ki, Özel Dairece bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmediğinden bu yönde inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir..." gerekçeleriyle direnme uygun bulunduğundan davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı süreleri ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davanın husumet tevcihinde hata olduğunu, ıslah ile bile taraf değiştirilemeyeceğini, davacı tarafından davanın davalılardan ... ve ... Gıda Mermer Ltd. Şti.ye karşı açıldığını, davacının müvekkil şirket olan ... Gıda ve Mermer Ltd. Şti. ile ilgisi olmamasına rağmen müvekkil şirketin de davalı olarak gösterildiğini, davacının daha sonra müvekkil şirket ... Gıda ve Mermer Ltd. Şti.ye husumetinden vazgeçerek davayı ...'ye yönelttiğini beyan ettiğini, müvekkil şirkete karşı davasından vazgeçtiği kabul edilse dahi, bu durumda müvekkil şirket lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini, yasal unsurları ile ispat edilmiş bir iş kazası söz konusu olmadığını, iş kazası olduğu kabul edilse bile; işçi-işveren kusur oranları, işçinin maluliyet oranı, aktüerya hesabının doğruluğu, SGK tarafından sağlanan aylıklar ve tazminatlar vs. belirlenmediğini, bilirkişi raporları üzerine yapmış oldukları beyanlarını tekrar ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nın 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,42,43,44,46 ve 47 inci maddeleri ile 332 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine ve davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosya kapsamından, davalılar vekilinin 22.10.2013 havale tarihli dilekçe ile davanın ... ve ... Ltd. Şti.ye yöneltildiğini, ... Ltd. Şti.ye husumet tevcihinden vazgeçtiğini beyan etmiştir. 3.Mahkemenin 20.12.2013 tarihli 1 inci celsesinde davalı ...'nin tek davalı olduğunun kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 4.Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece karar başlığında davalı olarak ... Ltd. Şti.nin de gösterilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 5. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 6. O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır. 7.Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır. VII. KARAR 1. Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan, Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesinin 20.04.2018 tarihli ve 2017/552 E., 2018/150 K. sayılı ilamının gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilen "2-..." nin silinmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, 4. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.