11. Ceza Dairesi 2013/8401 E. , 2013/8369 K. "İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 04.03.2013 gün ve 2013/3646/15242 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.03.2013 gün ve KYB 2013/91040 sayılı ihbarnamesiyle; Resmî belgede sahtecilik, hakaret ve iftira suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/07/2012 tarihli ve 2012/46579 soruşturma,
**11. Ceza Dairesi 2013/8401 E. , 2013/8369 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 04.03.2013 gün ve 2013/3646/15242 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.03.2013 gün ve KYB 2013/91040 sayılı ihbarnamesiyle; Resmî belgede sahtecilik, hakaret ve iftira suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/07/2012 tarihli ve 2012/46579 soruşturma, 2012/23165 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2012 tarihli ve 2012/963 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Dosya kapsamına göre, şüphelilerin daha önce ortak iş yaptıkları, müşteki mağdur sıfatına haiz kardeşleri İsa İmrak ile aralarında görülmekte olan davalarda müştekinin akıl hastası olduğundan bahisle savunma yaptıkları, bu kapsamda müştekinin tedavi gördüğü Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden rapor örneği temin ederek dava dosyalarına ibraz ettikleri, bu nedenle müştekinin şikâyeti sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetin soyut olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 17/11/2011 tarihinde şüpheli ...'ın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine gittiği, kardeşi müşteki İsa İmrak'a ait tedavi belgelerini sanki özel doktora vereceklermiş gibi gerekçe göstererek rapor örneği talep ettiği, söz konusu raporu temin ettikten sonra görülmekte olan davalarda müşteki aleyhine kullandığı, söz konusu raporun bu şekilde temin edilmesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinde "Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme" başlıklı düzenlemede ifade bulan "Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmüne istinaden şüphelilerin bu suçtan soruşturulması, hukuki durumlarının bu suça göre tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü, Şikayet, soruşturma evrakı ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının konusunun kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme eylemine yönelik bulunmasına, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile 2797 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 gün ve 2013/1 sayılı iş bölümü kararına göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevini Yüksek 12. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.