davacının borçlu bulunup bulunmadığının davanın konusu olduğu ,tarafların tacir olmadığı, davanın konusunun da ticari nitelikte olmadığı, vekalet ilişkisi nedeni ile verilen senetten dolayı davacının borçlu bulunup bulunmadığının temel ilişki olan vekalet ilişkisi ile çözümlenebileceği, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK 5 maddesi gereğince davaya bakma görevinin Genel Mahkemelerde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.İstanbul Anadolu 23 Asliye Hukuk Mahkemesi ise; taraflar a
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 20/09/2013 tarihinde ... Konut Satış Sözleşmesi imzalandığını, ... Blok ... kat ... nolu (Tapuda ... Blok .... Kat ... nolu) taşınmazın satışı konusunda anlaşıldığını, 20/09/2013 tarihli sözleşme konusu konuta ait satış bedelinin tamamen ödendiğini ve taşınmazların zilyetlerini 10/06/2016 tarihinde devraldığını, müvekkilinin daha sonra taşınmaz üzerinde davalı lehine ipotek tesis edildiğini öğrendiğini, davalının borcu sebebiyle konulmuş olan ipoteklerin taşınmazın satış bedeli ve satışa dahil olmayan diğer bedeller ödendiği halde taşınmaz üzerindeki takdiyatların kaldırılmadığını belirterek dava konusu bağımsız bölüm üzerindeki taşınmazın müvekkiline satışından sonra davalının borçları sebebiyle konulan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... - ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kendilerine karşı açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, ... Kiralama A.Ş. tarafından konulan ipoteklerin yasal mevzuat ve sözleşmeye aykırı şekilde terkin edilmemesi nedeni ile davalı banka ile aralarında İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/256 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını bu nedenle öncelikle davanın husumetten, bu mümkün olmadığı takdirde esastan reddini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekili banka ile ... arasında 23.09.2016 tarihli (GKS) kredi ilişkisi bulunduğunu bu nedenle 25.10.2016 tarihinde 1.dereceden ipotek tesis edildiğini, Eylül 2017 tarihinde taşınmazlar üzerinde kat irtifakı tesis edilmesi nedeni ile müvekkili banka lehine kurulan ipoteklerin bağımsız bölümler üzerine aktarıldığını, müvekkili banka ile davalı şirket arasındaki anlaşma gereğince ...'nın müvekkili bankaya sağlayacağı teminatların ipotek, nakit blokaj ve satışlara konu senetlerin müvekkili bankaya devrinden, tahsil edilen bedellerinin müvekkili bankaya aktarılmasından ibaret olduğunu, kredi veren müvekkili bankanın vermiş olduğu kredinin en önemli güvencelerinden biri olan bu tahsilatlardan yoksun kaldığını, müvekkili banka tarafından davacıya huzurdaki davaya konu taşınmazı davalı ...'dan satın alabilmesi amacıyla verilmiş bir kredi bulunmadığını, dolayısı ile kullandırılan kredinin bağlı kredi olmadığını, davacı ile aralarında sözleşme bulunmaması nedeni ile kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın arabuluculuk yoluna başvurmadan açıldığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Eksik harcın ikmali gerektiğini, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, tapuya güven prensibi gereği ipotek tesis eden müvekkilinin iyiniyetinin korunması gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.