4. Hukuk Dairesi 2013/14861 E. , 2014/10234 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2013 NUMARASI : 2012/615-2013/281 Davacı R.. E.. vekili Avukat A.Ö.. tarafından, davalı Ö.. Ü.. aleyhine 20/11/2012 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi …
**4. Hukuk Dairesi 2013/14861 E. , 2014/10234 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2013 NUMARASI : 2012/615-2013/281 Davacı R.. E.. vekili Avukat A.Ö.. tarafından, davalı Ö.. Ü.. aleyhine 20/11/2012 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan olan davacı, Barış ve Demorkasi Partisi milletvekili olan davalının 13/11/2012 günü yaptığı konuşma sırasında, kendisine yönelik hakaret oluşturan ve kişilik haklarını rencide eden söz ve ifadeler kullandığını belirterek, manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Başbakan olarak topluma mal olmuş siyasi bir kişinin siyasi icraatları ve yaşamı ile ilgili tüm tutum ve davranışlarının kamuoyu tarafından bilinmesinde kamu yararı olduğu, sert ve ağır eleştirilere katlanması gerektiği, ancak siyasi kişilerin salt bu kimlikleri nedeniyle her bireyin sahip olduğu yasa ile teminat atına alınmış kişilik haklarından mahrum edilmelerinin düşünülemeyeceği, konuşmanın bir bütün olarak değerlendirilmesinde ifade ve eleştiri sınırlarının aşıldığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.