10. Hukuk Dairesi 2012/15257 E. , 2012/17561 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi No :290-968 Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tar…
**10. Hukuk Dairesi 2012/15257 E. , 2012/17561 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :290-968 Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı Kurum vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi; iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle sigortalıya yapılan ödemeler yanında, bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin de, maddenin öngördüğü koşullara bağlı olarak, kusuru bulunan işveren ya da üçüncü kişilerden rücuan tazmini olanağını öngörmüş olup; peşin değer, gelecekte ödenecek gelirlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek ıskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarı ifade etmektedir. Sürekli işgöremezlik nedeniyle bağlanan peşin sermaye değerli gelirin hesabındaki temel unsurlardan olan işgöremezlik oranındaki değişim, 506 sayılı Kanunun 96/4’üncü maddesindeki ayrık durum dışında, bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile buna bağlı olarak tazmini gereken tutarın da değişmesine neden olduğundan; tazmin sorumluluk sınırlarının, işgöremezlik oranındaki değişim gözetilerek belirlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Sürekli iş göremezlik derecesindeki düşmeye bağlı olarak değişime uğrayan gelir, yüksek işgöremezlik oranı nedeniyle bağlanmış olan baştaki gelir olup; gelir hesabındaki unsurlardan biri olan işgöremezlik oranındaki düşme karşısında, başlangıçtaki gelirin, değişen işgöremezlik oranına uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda, peşin sermaye değerli gelirin başladığı tarih itibariyle düşen işgöremezlik oranına göre belirlenmesi zorunlu olup; başlangıçtaki yüksek işgöremezlik oranı nedeniyle fazladan (yüksek işgöremezlik oranı ile düşen işgöremezlik oranı arasındaki fark işgöremezlik nedeniyle) ödenen fark gelirin, yeni oran üzerinden belirlenmiş olan peşin sermaye değerli gelire ilavesi gerekecek; faiz başlangıç tarihi olarak da, başlangıçtaki gelir onay tarihinin esas alınması gereği sürecektir. Davaya konu somut olayda; 12.01.2004 tarihli iş kazasına bağlı olarak, 06.10.2004 tarihi itibariyle sürekli iş göremezlik oranı %58 olarak belirlenen sigortalıya, 23.05.2005 onay tarihli 89.932,58 TL. peşin sermaye değerli gelir bağlanmışken; kontrol muayenesi sonucu oranın %11,1’e düştüğü ve sigortalının 13.08.2007 intikal tarihli dilekçesi ile anılan işleme itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; Mahkemece, sigortalının sürekli iş göremezlik oranının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, dava konusu edilen peşin sermaye değerli gelirin tazmini mümkün tutarının, sürekli iş göremezlik derecesindeki düşmeye bağlı olarak, yukarıda sıralanan ilkeler ışığında belirlenmesi gereği üzerinde durulmaksızın, %58 oranı üzerinden belirlenen değer esas alınarak davalının tazminle sorumlu olduğu miktarın belirlenmesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.