21. Hukuk Dairesi 2018/5680 E. , 2019/6152 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, icra takibine ilişkin prim alacağının zamanaşımına uğradığından 2012/26148, 26149, 26178, 26179, 26180, 26181, 26182 esas sayılı icra takip sonucu çıkarılan ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra d…
**21. Hukuk Dairesi 2018/5680 E. , 2019/6152 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, icra takibine ilişkin prim alacağının zamanaşımına uğradığından 2012/26148, 26149, 26178, 26179, 26180, 26181, 26182 esas sayılı icra takip sonucu çıkarılan ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 15/10/2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Sosyal Güvenlik sistemimiz prim esasına dayanmaktadır. Sosyal Güvenlik rejiminin başlıca finansman kaynağı işçi ve işverenlerden alınan primlerdir. Sosyal Güvenlik sistemin temelinde çalışanların kayıtlara geçmesi esastır. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 9. Maddesi ve halen yürürlükte bulunan 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunun 8. Maddesinde işverenin çalıştırdığı işçileri bildirme yükümlüğü getirilmiştir. Sigortasız işçi çalıştırarak primli sistemde primi ödeyen işverene nazaran primsiz işçi çalıştıran işveren daha avantajlı duruma gelmektedir. 5510 sayılı kanunun genel gerekçesinde de bu duruma dikkat çekilmiş ve kanunun gerekçesinde sosyal güvenlik sisteminin yaşadığı finansman sorunu, kamu finansmanı üzerinde yarattığı baskı nedeniyle başta enflasyon olmak üzere, diğer temel ekonomik göstergeleri de olumsuz etkilemektir. Son yıllarda bizzat sosyal güvenlik sisteminin kendisi ülke ekonomisinden istikrarsızlık yaratan ana sebeplerden biri haline gelmiştir. İstihdam yapısını gösteren mevcut verilere göre, işgücünün ancak yarısı sosyal sigorta güvenlik kapsamına tabi çalışırken, işgücünün diğer yarısı (yaklaşık 11 milyon kişi) kayıt altına alınamamıştır.