4. Hukuk Dairesi 2010/11042 E. , 2011/13232 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. San. ve Tic. A.Ş ve diğerleri aleyhine 14/07/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Gaz. San. Tic. A.Ş vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin k…
**4. Hukuk Dairesi 2010/11042 E. , 2011/13232 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. San. ve Tic. A.Ş ve diğerleri aleyhine 14/07/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... Gaz. San. Tic. A.Ş vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava basın yoluyla kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... Gaz. San. Tic. A.Ş tarafından temyiz edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu haberin bir bütün olarak değerlendirilmesi yayın tarihi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hükmedilen tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gereklidir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesinec 08/12/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Davaya konu edilen yazı bir röpörtajdır. Röpörtajda gazetecilik mesleği açısından öz eleştiriler yapılmaktadır. Öncelikle bu açıdan incelendiğinde genel içerikli bir röpörtaj ile davalıya saldırılmamakta olduğu görülebilmektedir. Neticede bu genel değerlendirmede somutlaşmış bir hedef-saldırı konusu yoktur. İkinci olarak "ajanlık" kelimesi-sözcüğü bir istihbarat servisine çalışma olarak değerlendirlemez. Ajan gazetecilik anlamında da görevli demektir. Ve "ajanlık" niteliği itibariyle merak ve iz sürmeyi içinde barındırır. Bu ise gerçek gazeteciliğin araştırmacılık yönüdür. Böyle nitelendirmede herhangi bir tazminat sorumluluğu doğmaz. Üçüncü olarak davalı ajan tiplemesi ile davacıya herhangi bir istihbarat veya terör veya çete ajanlığıyla suçlamamaktadır. Demekki kastedilen henüz gazeteci-araştırmacı ajanlıktır. Bu itibarla saldırı şartları gerçekleşmemiştir. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 08/12/2011